iM Panorama sekliğini tercih edebilir. Yine de dünya ekonomisi bu bölgelerde yatırıma yönelecektir. t Enerji sağlama güvenliğinin temeli istikrardır. Önümüzdeki 30 yılda petrol ve gazın çok büyük oranı Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan gelecek. Özellikle bu bölgelerde istikrarın olması çok önemli. Burada hem üretici hem tüketici ülkelere büyük vazife düşüyor. istikrar devam etmeli. t Türkiye hem OECD, hem NATO'nun üyesi. AB yolunda ilerliyor. Kültür olarak bölgeye yakın en büyük ülke. Kesinlikle bu istikrarın temini için köprü görevi üstlenebilir, üstlenmeli. t Türkiye, şu anda aşağı yukarı 2 milyar dolarlık kuruluş maliyetini göz önüne alarak hesabını yapmalı. Yani ekonomik dengeler açısından nük l eer enerji üretme tercihi ne anlama gelir bence bu iyi hesaplanmalı. Eğer bu konuda çok büyük bir sorun yoksa en iyi teknoloji ve en iyi mekanı bulup nükleer enerji konusunda hemen harekete geçmeli. t Gelişmiş ülkelerin birçoğunda İngiltere'den ABD'ye, Japonya'dan Fransa'ya kadar hepsinde yeniden nükleer enerjiye bir ilgi var. Bir başka nokta ise Türkiye'yi bu ülkelerle kıyaslamak doğru değil. Enerji ihtiyacı açısından onlar yüzde 1-l ,5 büyüyor. Türkiye yüzde 7-8 ortalamasının üstünde büyüyor. Dolayısıyla Türkiye'nin daha çok enerjiye ihtiyacı var. t Dünyanın en büyük petrol üreticileri araştırmacıları zaten bu arayış içinde. Onlar hep petrol arıyor. Türkiye'de ciddi bir petrol kaynağı yok. Bu yüzden Türkiye çok çabuk olarak alternatif enerji planlaması yapmak zorunda. Türkiye'nin UEA'ya bir başvurusu var. Ocak 2006'dan itibaren Türkiye için de bir enerji modeli kurgulayacağız. Dışişleri ve Enerji bakanlığı uzmanlarıyla birlikte çalışarak bir model önereceğiz. t Doğalgaz konusunda Türk i ye'nin tek ülke bağımlılığı doğru değil. Türkiye'nin enerji güvenliği açısından 100 % 80 % 60 % 40 % 20 % 0% 1971 2003 2030 ■ OECD Geçiş ekonomileri ■ Gelişmekte olan ülkeler Grafik 2. Dünya Birincil Talebinde Bölgesel Dağılım. Rusya'nın tek tercih olması risklidir. İyimser senaryoya göre, 2030'da da Rusya-Ukrayna arasında yaşananlar bunu gözler önüne seriyor. Türkiye gaza olan bağımlılığını azaltmalı, çünkü bugüne kadar gaz, elektrik enerjisi dönüşümü konusunda kullanıldı ve şimdi bu yatırımlar konusunda zarar ediliyor. Bundan sonraki gaz anlaşmalarında Rusya dışındaki ülkelere de kapı aralayıp alternatiflerini geliştirmeli. Enerjide Gelecek Senaryoları ve Türkiye Dünya Enerji Görünümü 2005 Raporu'na göre 2030'da enerji ihtiyacı bugüne göre yüzde 50 artacak. Enerji piyasalarında belirsizlik çok fazla. Bu durum, özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Mısır, İran, Irak, Kuveyt, Libya ve Katar'ın aralarında yer aldığı 9 ülkenin petrol ve gaz piyasalarında rolünün artacağını gösteriyor. Uluslararası Enerji Ajansı, MENA ülkeleri denen bu bölgeyi dikkate alarak enerji piyasalarının geleceği açısından üç senaryo oluşturdu. Bunlar, mevcut politikaların değiştirilmediği 'referans' senaryosu, yatırımların zamanında yapılamaması durumunda karşılaşılan 'geciktirilmiş yatırım' senaryosu ve ABD, AB, Japonya gibi tüketici ülkelerin enerjiyi verimli kullanıp, bağımlılığı azaltması durumunda karşılaşılacak 'alternatif senaryosu. ' mevcut politikalar devam edecek. Nükleer enerjinin payı bugünkünden farklı olmayacak, kömürde büyüme sürecek. Gaz ise en fazla talep gören enerji kaynağı olacak. Enerjide toplam büyümenin yüzde 60'ı petrol ve gazdan gelecek. Bu da önümüzdeki 25 yılda karbondioksit emisyonlarını dünyada ikiye katlayacak. İkinci senaryoya göre, 2030'da ham petrol fiyatları beklenenin l 3 dolar üzer i ne çıkacak. Alternatif senaryoya göre ise enerji talebi ilk senaryoya göre yüzde l O daha azalacak. Bu da düşük petrol fiyatı olarak piyasalara yansıyacak. Günde l l milyon varil petrol üreten Suudi Arabistan, 201 O'da bunu l 8 milyon varile; 4 milyon varil üreten İran, 6 milyon varile; siyasi istikrar sağlanması hôlinde ise Irak 2 milyon varilden 3 milyon varile çıkaracak. En iyimser senaryolara göre bile, 201 O'da petrol fiyatları varil başına 46-55 dolar arasında olacak. Uluslararası EnerjiAjansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, başta Avrupa olmak üzere OECD ülkelerinde baş gösteren rafineri sıkışıklığından Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle faydalanabileceğini ve raf i naj kapasitesini artırarak bölgede önemli bir avantaj yakalayabileceğini belirtiyor. Dünyada ►
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=