80'den fazlası yine Çin ve Hindistan'dan geldi. Sadece 2006 yılında kurulu elektrik güç kapasitesi 100 GW civarında yani Türkiye'nin 50 yılda kurduğu 40 GW'lık gücün 2,5 katını Çin 1 yılda kurdu. Hindistan da buna benzer rakamlarla gündeme geldi. Dünya çapında talebin nasıl büyüyeceği ve hangi enerji türlerine doğru bir talep yaşanacağı Çin ve Hindistan tarafından belirleniyor. Çin 1 ,3 milyar, Hindistan ise 1 , 1 milyar nüfusla dünyadaki en büyük ülke konumunda. O kadar büyükler ki artık onların kendi ülkeleri içerisinde attıkları her adımdan Türkiye, Brüksel, Washington, Tokyo ciddi bir biçimde etkileniyor. İlk olarak vermek istediğim mesaj artık enerji dünyasında yeni bir piyes var ve bu piy O e E sin yeni aktörleri var. Eski aktörler olan CD ülkeleri daha geri planda kaldı . Mevcut Enerji Politikaları Sürdürülemez Şu andaki mevcut global enerji politikalarının sürdürülemez sonuçlar verecek olması ise ikinci vermek istediğim mesajdır. Mevcut politikalar bu şekilde devam ederse çok önemli 2 riskle karşı karşıya kalacağımızı düşünüyoruz. Birinci risk, enerji arz güvenliğinde ortaya çıkabilecek tehlikeler. Özellikle petrol ve doğalgazda son derece riskli ve sancılı günlerden geçeceğiz. İkinci risk ise mevcut enerji politikalarının iklim değişikliği konusunda son derece kötü sonuçlar verebilecek trendlere sahip olmasıdır. Biz bu risklere ikiz tehlike diyoruz. Vermek istediğim son mesaj, son 2-2,5 yıl içerisindeki arz ve talep dengeleri beklentilerine baktığımız zaman önümüzdeki yıllarda petrol ve gaz fiyatlarının 2-3 OECD Avrupa OECD Kuzey Amerika OECD Pasifik Geçiş Ekonomileri Çin Hindistan Gelişmekte olan asyanın kalanı Latin Amerika Ortadoğu Afrika - � � � sene önce görmeye alıştığımız fiyatlara dönmesi çok zor olacak. Hepimizin; işadamından ev kadınına, alacağımız herhangi bir üründe -bu araba veya televizyon seti olabilir- yüksek enerji fiyatlarıyla karşı karşıya kalacağımızın farkına varmamız gerekiyor. Şu andaki mevcut enerji fiyatlarının çok ciddi bir şekilde aşağıya düşeceğini düşünmek iyimserlik olur hatta şu andaki durumda daha da üst seviyelere çıkacağını düşünmek bence yanlış olmaz. Çünkü bu çok da uzak bir ihtimal değil. Petrol Arzında Açık Oluşacak Sadece bizim ülkemiz değil petrolü ithal eden, özellikle makroekonomik dengeleri henüz çok sağlam olmayan ülkelerde cari açıklar ciddi sorunlar yaşayabilir. Şu anda yüksek petrol fiyatlarıyla yaşıyoruz. Önümüzdeki 7-8 yıla baktığımızda petrolde arz ve talebin son derece zor günlerden geçeceğini düşünüyoruz. Bunu düşünmemizin nedeni son derece basit. . . Çünkü bizim tahminlerimize göre 2015 yılına kadar petrol üretiminde günde toplam 37,5 milyon varillik bir üretim artışı olması gerekiyor. Biz dünyadaki hem OPEC ülkelerinde hem OPEC üyesi olmayan ülkelerde finansal olarak sağlama alınmış 230 tane petrol projesine baktık. Bu projelerin hepsi gerçekleşirse en fazla getirebileceği toplam üretim artışı günde 25 milyon varil olacak. Arada12,5 milyon varil gibi ciddi bir fark var. Bu fark bize çok endişe veriyor çünkü tüm bu veriler fiyatların artışına neden oluyor. Bu fark kapanabilir mi? Bu farkın kapanabilmesi için 3 şartın yerine getirilmesi 05% 1.0% 09% 1 1% 3.2% 3.6% 2.3% 2.3% 2.9% 1.8% O 500 1 000 1 500 2000 2500 3000 3500 4000 Teb ■ 2005 ■ 2030 % yıllık ortalama büyüme oranı Grafik 2. Referans senaryoya göre bölgelerdeki temel enerji talebi 70 Doğal Gaz Dergisi 2008 / 132 gerekiyor. Bunlardan birincisi bu 230 projeye çok ciddi bir şekilde ve hemen yeni projelerin eklenmesi lazım. Biz üretimi arttıracak yeni projeler için gereken sinyali OPEC veya OPEC üyesi olmayan ülkelerden şu anda almıyoruz aksine mevcut projelerde önemli rötarlar olduğunu görüyoruz. İkinci şart, durumu düzeltebilmek adına, petrol talebinin biraz daha zayıflaması olabilir. Belki bu konuda tek kurtuluş, kurtuluş derken bunu tırnak içinde söylüyorum, bazı ülkelerin ekonomik olarak sıkıntıya girmeleri, bu sıkıntıdan ötürü ta ebin biraz daha zayıflaması ya da ülkelerin enerji verimliliğine daha fazla önem vererek petrol talebini biraz daha azaltmaları olabilir. Üçüncü şart ise, lrak'ta politik istikrarın hemen sağlanması ve lrak'ın ciddi bir şekilde üretimini arttırarak piyasalara petrol vermesi olarak ifade edilebilir. lrak'ta şu andaki üretim işgal öncesi üretim mıktarıyla hemen hemen eşit hale geldi. Ama bundan sonra önemli bir sıçrama yapması için lrak'ın ciddi bir biçimde paraya ve teknolojiye ihtiyacı var. Para ve teknolojinin de istikrar sağlanmadan gelmesi hemen hemen hayal gibi. Eğer yeni üretim projeleri, talebin zayıflaması ya da lrak'ta istikrar sağlanmazsa biz fiyatların şu andaki seviyeden daha da yukarılara tırmanabileceğini düşünüyoruz. Eğer gelecek dönemde petrol fiyatlarında 100 dolarları görürsek buna şaşırmamak lazım. Bundan sonra dünya enerji talebinden konuşurken artık Avrupa, Washington ya da New York'a değil; Pekin'e ya da Yeni Delhi'ye bakmamız gerekecek. Bunun en önemli motorlarından bir tanesi de Çin'deki ulaştırma sektörü. 2006 yılında Çin'de satılan araba sayısı Japonya'da satılan araba sayısını geçti. Biz 2015 yılında Çin'de satılacak araba sayısının Amerika'da satılacak araba sayısını geçeceğini düşünüyoruz. Bu kadar çok araba Çin'in 2030 yılında günde 13 milyon varil petrol ithal etmesine neden olacak. Bu ise Çin'in gelecekte bugünkü Amerika kadar önemli bir aktör olarak petrol piyasalarına baskı yapacağı anlamına geliyor. [>
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=