Doğalgaz Dergisi 138. Sayı (Temmuz 2008)

Türkiye ısıtma pazarının Avrupa'daki yeri nedir? İhracat oranının artırılması için ne gibi uygulamalara gidilmelidir. Türkiye, yıllık yaklaşık 600.000 adet ısıtma cihazı (kazan ve kombi) potansiyeli ile Avrupa'nın önde gelen pazarlarından biri. Avrupa Topluluğu ülkelerinin yıllık ısıtma cihazı potansiyelinin yaklaşık 7 milyon adet olduğu düşünülürse %8'e yakın bir pazar payına sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Türkiye adetsel bazda İngiltere (1,6 milyon adet), İtalya (1,1 milyon adet) ve Fransa'dan (650bin adet) sonra 4. sırada bulunuyor. İspanya ve Almanya'nın da yıllık potansiyelleri 500 bin adetin üzerinde. Ayrıca AT dışında bulunan Ukrayna ve Rusya'nın da çok hızlı büyüdüklerini belirtmekte yarar var diye düşünüyorum. Ülkemizdeki yoğuşmalı cihaz potansiyeli halen toplam potansiyelin %10'nun altında bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda bu oranın yükselen yakıt tasarrufu bilincine paralel olarak artacağını gözlemliyoruz. DOSİDER üyelerinin sorumluluğunu taşıdığı kazan, kombi, brülör, doğalgaz sobası ve sayaç ürünlerinin yıllık toplam pazarı 1 milyar USD'a yaklaşıyor. Kombi ve brülörlerde ithal ürün oranı %60 civarında iken, kazanlarda bu oran %20 mertebelerinde seyrediyor. Son yıllarda ise Avrupa menşeli büyük firmalar ülkemizde yatırım yapıyor ve üretim tesislerini Türkiye'ye taşıyor. Birkaç yıl içinde Türkiye'nin ısıtma cihazları üretiminde Avrupa'nın önemli merkezlerinden biri olacağı ve buna bağlı olarak ihracat oranlarının artacağını bekliyoruz. 2007 ısıtma sektörü ve DOSİDER açısından nasıl geçti? Bu konuda bir değerlendirme yapabilir misiniz? Sektörün önde gelen 22 yerli ve yabancı firmasının üye olduğu DOSİDER, sektörün yaklaşık %95 gibi büyük bir bölümünü temsil ediyor. Bu bakımdan DOSİDER'in tespitlerinin ısıtma sektörüyle büyük ölçüde örtüştüğünü söyleyebiliriz. 2007 senesinde sektörümüz bir durgunluk yaşadı. Burada en önemli faktör inşaat sektöründeki yavaşlama ve 34 Doğal Gaz Dergisi 2008 / 138 yeni gaz bölgelerindeki yatırımların beklenen seviyeye ulaşamamasıydı. 2008 yılında ise iç ve dış kaynaklı ekonomik ve siyasi gelişmelerin neden olduğu belirsizler nedeniyle, büyük ölçüde 2007'ye benzer bir pazar büyüklüğü olacağını tahmin ediyoruz. Ayrıca hammadde fiyatlarındaki aşırı artışlar üreticileri olumsuz etkiliyor. Diğer taraftan tüm firmaların satışlarındaki risk faktörünü çok iyi değerlendirmeleri gereken bir dönem yaşadığımızı da belirtmemiz gerekir. Doğalgaz dağıtım ihaleleri ve şehirlerdeki doğalgaz altyapı çalışmaları geçtiğimiz sene de devam etti. Ülkemizde doğalgazın seyrini nasıl buluyorsunuz? BOTAŞ'a göre 2008 yılında doğalgaz tüketimi % 4 artarak 38.000 milyar m3'e ulaşacak. 201 O yılında ise tüketimin 44.000 milyar m3'e ulaşması bekleniyor. Doğalgaz abone sayısı son iki yılda 5,1 milyondan 6,7 milyona ulaşarak %31 oranında arttı. İhalesi ilanedilen 56 şehrin cihaz satış potansiyelleri ile ilgili yapılan çalışmalarda, yaklaşık 5 milyon adet bireysel cihazın (kombi) ve 150 bin adet merkezi sistem cihazının (kazan ve brülör) satılacağı öngörülüyor. Buna İstanbul, Ankara, Bursa gibi doğalgazın on yılı aşkın süredir kullanıldığı bölgelerde başlayacak dönüşüm pazarı da eklenirse, sektörümüzün önümüzdeki yıllarda yeniden yükselişe geçerek son derece dinamik bir süreç yaşayacağını söyleyebiliriz. 2007 yılı içinde Enerji Verimliliği Kanunu kabul edildi. 2009'da yürürlüğe girecek Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği kapsamında da binalara Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğu getirilecek. Bu kanun ve yönetmeliğin ısıtma sektörüne ve enerjinin kullanılmasına ne gibi katkıları olacak? Enerji Verimliği Kanunu şüphesiz çok önemli bir adımdır. Ancak uygulamaya nasıl ve ne zaman geçeceği büyük önem kazanıyor. Daha öncede bahsettiğim gibi DOSİDER olarak oluşturulan çalışma grubu içindeyiz ve sürece katkı vermeye çalışıyoruz. Kullanılacak cihazlar için minimum verim değerlerinin tanımlanması yüksek verimli cihazların kullanımını teşvik edecektir, burada yoğuşma tekniği öne çıkacak. Yasa ile binaların enerji gereksinimi, yalıtım özellikleri, ısıtma ve soğutma sistemi bilgilerinin yer alacağı Enerji Kimlik Belgesi zorunluluğu getiriliyor; tasarımdan montaja ve işletime kadar tesisat mühendisliğinin ilgi alanına giren tüm süreçlerin disiplin altına alınacağı bu uygulama kuşkusuz kaliteyi ve uzmanlığı da öne çıkaracak. Yasa ile merkezi sistem ve bireysel sistem uygulama alanları tanımlanmaya çalışılmakta, merkezi sistemden bireysel sisteme geçiş güçleştirilmektedir. Yasa bu haliyle sadece endüstriyel işletmelere çeşitli teşvikler öngörüyor. Çeşitli Avrupa ülkelerinde olduğu gibi gelecekte konutlar için de teşvik sisteminin gündeme gelmesi gerekiyor. BOTAŞ'ın 2007 verilerine göre doğalgaz tüketiminin %22'si sanayide gerçekleşiyor. Buna karşılık konutlarda da aynı oranda tüketim söz konusu. Yasa aynı zamanda endüstriyel tesisler ve 20 000 m2'nin üzerindeki yapılar için resmi makamlara rapor verecek Enerji Yöneticisi öngörüyor. Bu özellikle yüksek enerji tüketen fabrikalar ve büyük binalarda ciddi tasarruf sağlayacak bir yaklaşım olarak görülüyor. 2009 yılından ısıtma sektörü açısından beklentileriniz nelerdir? 2009 yılında 2007 ve 2008'de yaşanan durgunluğun aşılacağını tahmin ediyoruz. Mevcut politik ve ekonomik belirsizliklerin giderilmesi ile inşaat sektöründe hareketliliğin yeniden başlayacağını, yeni doğalgaz bölgelerine ilave olarak eski doğalgaz bölgelerinde dönüşüm pazarının güçlenmeye başlayacağını öngörüyoruz. Gittikçe artan enerji tasarrufu ve çevre bilinci nedeniyle yoğuşma tekniğine olan ilgi artacak. Benzer şekilde yenilenebilir enerji kaynaklarına olan eğilim de yükselecek, güneş enerjisi ve ısı pompalarının kullanımı daha yaygın hale gelecek. Enerji ve çevre konularının gelecekte gündemimize daha çok girecek olması sektörümüzün dinamik yapısını daha da geliştirecek. □

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=