Doğalgaz Dergisi 151. Sayı (Kasım-Aralık 2009)

41 Doğalgaz Dergisi Kasım-Aralık / November-December 2009 Doğal G GÜNCEL DOĞAL GAZ DERGİSİ 151 var. OSB serbest piyasa ekonomisinin engelleyici unsurlarından biri değil, onun tamamlayıcı unsurlarından biri. Çünkü direkt müşterilerimiz sanayicile- rimiz ve bu sanayicilerimiz ile aramız- daki irtibatı kurduğu için de OSB’ler, bana göre, bu piyasanın en fazla reka- betçi ve en fazla içinde bulunması ge- reken unsurlarından bir tanesidir diye değerlendirirseniz bundan çok mem- nun olacağız” şeklinde konuştu. Kısa bir konuşma yapan Hasan Ali Çelik ise OSB’lere her türlü ihtiyaçla- rında yanlarında olma sözü verdi Enerji veTabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’da açıllış töreninde bir konuşma yaptı. Bakan Yıldız, global ekonomik krizin enerji tüketimini düşürdüğünü hatırlatarak, “Şu anda global krizle ala- kalı olarak OSB ve işyerlerinde enerji tüketimi bir miktar düştü. 2009 yılı bü- yüme rakamları bildiğiniz gibi revize edildi. Yaklaşık yüzde 6’lık bir küçül- meyle yılı tamamlamış olacağız. Bizim özellikle tedarik ülkeleriyle yaptığımız çalışmalarda, Bulgaristan ve hatta Yunanistan’dan başlayan bir kısmı kaynak bir kısmı tüketim olmak üzere Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Türkmenistan, İran Irak ve Suriye ile yaptığımız çalışmalarda temel gerek- çe budur. Şu anda geldiğimiz nokta memnuniyet vericidir. Nabucco ile başlayan projelerin Rusya ile birlikte bir enerji paketi şeklinde halledilmiş olması ve Azerbaycan ile yaptığımız görüşmelerin önümüzdeki süreçte olumlu sonuçlanacağını düşünüyoruz. 1998 yılında yapılan 16 BCM’lik doğal- gaz anlaşmasının şu ana kadar bir tür- lü hayata geçirilememiş olmasıyla be- raber, Türkmenistan ile son geldiğimiz noktada inşallah süreç içinde onun da kaynak ülkesi olarak ülkemizden geçişi, hem ülkemiz hem de Avrupa için kaynak ülke olacak. En son İran ve Irak’la görüşmelerde çok olumlu sonuçlar aldık. Bunlar ülkemizin arz güvenliği anlamında iyi bir noktaya ge- leceğini göstermektedir” dedi. Konuş- masında kontrat devirleri konusuna da değinen Bakan Yıldız, “Kontrat veya miktar devri ile ilgili olarak BOTAŞ’ın yüzde 10 civarında olan ve devrettiği gaz pazarlama hakkını önümüzdeki hemen kısa süreç içinde yüzde 25’ler civarına yükseleceğini bu piyasadan çekildiğini hep beraber göreceğiz. Bunların kademeli bir şekilde olması lazım. Bir kısım komplikasyonları var. Bunları fark ettiğimiz için söylüyorum. Ama biz sonuçta kontrat devri veya miktar devri ile bunları devrettiğimizde BOTAŞ’ın küçülmediğini göreceğiz. TPAO’nun da aynı şekilde küçülme- diğini göreceğiz. Çünkü Nabucco’dan başlamak üzere yaptığımız bütün anlaşmalar uluslararası arenada bu iki kuruluşun daha fazla rol almasını gerektiriyor. Belki de daha fazla bü- yümesini gerektiriyor. Yani yurt içinde bu gaz miktarlarını devredecek olması onun küçüleceği anlamına gelmiyor. Ama piyasayı rahatlatmak ve serbest- leştirmek adına önemli bir mesaj ola- cağı kanaatindeyim” dedi. Bakan Yıldız konuşmasında elektrik zamları konusuna da değindi. Yıldız, “1 ve 2 nolu tarifelerle ilgili çok açık bir şey söyleyeceğim. Burada iki hat- ta üç hüviyeti olan arkadaşlarımız var. Bu tarifeleri düzenlediğimiz anda elektriğe yüzde 5,6 civarında bir zam gelecek. Bunun düzenlenmesi doğru bir şey ama bu zammın geleceği de bir o kadar gerçek. O yüzden zaman- lamasını çok iyi ayarlamamız lazım. Bunlar otomatik fiyatlandırma meka- nizmalarıyla birlikte yapılacak. Hem iletimden bağlanan, hem dağıtımdan bağlananların birbirine karşı avantaj ve dezavantajlarını da tartışacaksınız. Ama filmin sonu böyle biter. Bu tarife- lerin düzenlenmesi doğru bir iş, sonu- cunun buraya geleceği de bu doğru iş kadar önemli” diye konuştu. Yenile- nebilir enerji konusuna değinen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıl- dız, “Enerji girdileri gittikçe daha da pahalanıyor. O yüzden herkesin başı- nın çaresine bakması lazım. Bizim or- taya koyduğumuz yenilenebilir enerji ve nükleer enerji santralleri ile ilgili politikanın bir kez daha doğru oldu- ğunu görüyoruz. Bunu uygulamanın ve bu arada izleyeceğimiz usullerin de bu esaslar kadar önemli olduğunu söylemeliyim. Çünkü bu değişimin bir kısım riskleri var. Ama statükonun ris- ki, değişim riskinden her zaman daha büyük. O yüzden dinamik olmalıyız ve yenilenebilir enerji ile alakalı ka- munun sübvanse edeceği miktara da dikkat etmeliyiz. Şu anda güneşteki rakamlar 4 milyon dolar/MW civarında. Bizim bunu şu veya bu euro cent ile finanse etmiş olmamız kimi finanse edeceğimizi bir sormam gerekiyor. Teknoloji sahipleri ve know how hizmetlerini satan ku- rumları mı, yoksa Türkiye’de yatırım firmaları mı yoksa vatandaşın kendi- sini mi? Verilen rakamın 26 eurocent veya 16 dolar cent olmasının yatırım- cı için bir farkı yok. Finansör açısın- dan da farkı yok. Bu direkt kamu ile Avrupa’daki şirket arasında. O zaman biz bunu dikkatle inceleriz. Ama rüz- garda yaşanan gecikmeleri bu önü- müzdeki üç artı üç aylık 2 dilimde çö- züleceğini rahatlıkla söyleyebilirim. EPDK ile yaptığımız çalışmalarda bir takvim oluşturuldu ve o takvime de sıkı sıkıya itina gösterilecek. Çünkü 765 milyon dolarlık teminat mektu- bunuz içeride bekliyor. O yüzden en büyük güç şu anda OSB’ler de ve OSB’lerde bu gücü iyi kullanmak du- rumunda” şeklinde konuştu.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=