ucuz olanı tercih etmektedirler. Tabi ucuzlatmak demek kaliteden ödün vermemek demektir. Rekabetin kuralları bellidir ve eşit şartlarda yapılmalıdır. Ülkemizdeki bütün panel radyatör üreticilerinin kataloglarında EN 442 standardına göre tespit edilmiş ısıl kapasite değerlerini kullanmaları gerekmektedir. Bazı üreticiler kataloglarında bundan önceki standart olan TS 4310 (DiN 4704) standardına göre tespit edilmiş ısıl kapasite değerlerini kullanmaktadırlar. Bu da büyük ölçüde haksız rekabete sebep olmaktadır. Çünkü bundan önceki standartlara göre tespit edilmiş ısıl kapasiteler, şimdiki geçerli standartlara göre %20 daha yüksektir. Rekabetçi faaliyetler öncelikle üreticilerin daha yeni, daha verimli ama daha ekonomik ürünler üretmesini de teşvik etmektedir. Tüketiciye ulaşabilmek için hep bir adım önde olmalı, farklı özellikler sunmalısınız. Artık satış sonrası hizmetler ne kadar önemliyse satış öncesi de o kadar çok önem kazanmıştır. Yani müşteriyi cezbetmek için satış öncesinde ürünlerinizi, firmanızı, hizmetlerinizi çok iyi bir pazarlama ile sunmalısınız. Bu noktada eğitim bile artık satışın bir parçası olmuş durumdadır. Sadece satış noktalarınıza, yetkili servislerinize eğitim değil, artık müşterilere kadar eğitimler verilir durumdadır. Dolayısı ile müşterisini de ürünler, teknolojiler ve kullanımları hakkında doğru eğitebilen, yönlendirebilen ve buna ilişkin organizasyonlarını kurabilen kurumlar rekabetten fayda sağlayabilmektedir. Bunun için de elinizde önemli doneleriniz olmalıdır. Güçlü doneler için Ar-Ge'nizin kuwetli, insan kaynaklarınızın verimli, donanımlarınızın teknolojik olması gerekmektedir. Tüm bu faaliyetlerin sonucunda ülke kaynaklarını ve enerjiyi verimli kullanan tesisler, verimli ve yüksek kaliteli ürünler, ülke ekonomisine katı DOĞALGAZDERGİSİ 158 SÖYLEŞİ Kataloglardaki EN 442 standardı na göre tespit edilmiş ısıl kapasite değerleri, bundan önceki standart olan TS 431 O (DiN 4704) standardına göre tespit edilmiş ısıl kapasite değerlerine göre % 20 daha düşüktür. sağlayan yatırımlar, tüketicinin bilinçlenmesine yönelik çalışmalar yürüten kurumlar yaratmış oluyorsunuz. Olumsuz yanları ise üretkenlik anlamında fazla yol alamayan şirketlerin haksız rekabete girmeleri olmaktadır. Kendilerini yenileyemeyen şirketler standartlara uymayan, çevreye zarar verebilen ucuz hammadde kullanımı gibi farklı metotlarla pazarda tutunmaya çalışmaktadır. Bunları engellemek adına gene aynı sektörde faaliyet gösteren firmalara görev düşmektedir. Bu sebeplerle yukarıda anlatıldığı gibi dernek veya organizasyonlara ihtiyaç duyulmaktadır. Mevcut pazarın daha da geliştirilmesi için resmi ve özel sektör kurum ve kuruluşların yapmaları gerekenler hakkında ne düşünüyorsunuz. Kamu kuruluşlarının öncelikle mevcut kanun ve yönetmelikleri yeterince doğru şekilde uygulamaları ve uygulatmaları gerekmektedir. Bazı noktalarda kanunların işletilmesi ile ilgili eksiklikler mevcuttur. Daha doğrusu kontrol ve denetleme noktasında eksikler bulunmaktadır. Örneğin termostatik radyatör vanası kullanımı kanun ile zorunlu hale gelmiştir. Ancak evlerin içinde kullanılan bir ürün olması sebebi ile denetlenmesi hususunda net bir yöntem geliştirilememiştir. Veya binalarda enerji verimliliğini ölçebilecek kurumların belirlenmesi, sertifikalandırılması ve eğitilmesi konusunda çok geç kalınmış ve belirtilen tarihe planlar yetişmemiştir. Bunlar gibi yapılarda enerji verimliliğini önemli ölçülerde etkileyen hususların regülasyonu devlet tarafından etkin bir denetimle yapılmalıdır. Bu noktada tüketicilerin eğitilmesi, bilinçlendirilmesi ile ilgili belki daha ilkokuldan başlayabilecek faaliyetlerin yürütülmesi gerekmektedir. Özel kurumların ise etik anlayışlar doğrultusunda çevre bilinciyle etkin ürünler ve hizmetler üretmesi gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve dernekler ile işbirliği içerisinde olarak faaliyetlerini daha etki hale getirmeleri ve sektörün gelişmesine katkıda bulunacak faaliyetleri yürütmesi gerekmektedir. Haksız rekabete sebebiyet veren kurum ve kuruluşların engellenmesi için faaliyetleri yürütülmesi gerekecektir. Ayrıca uluslar arası pazarlarda etkinliğimizi artırmak adına devlet desteklerinin artması ve desteklerle ile ilgili kamu-özel sektör iletişiminin gelişmesi çok önem kazanmaktadır. Bu noktada özel sektörün dış pazarlarda rekabetçi olabilmesi için ihtiyaçlarının ortaya konması ve resmi kurumların bu noktalarda nasıl destekler verebileceği yönünde girişimlerde bulunması sektörümüzün gelişmesi, ülke ekonomisine katkısı açısından hayati önem taşımaktadır. Mevcut pazarın hem iç piyasada hem de yurtdışında geliştirilmesi için kalitenin arttırılması ve ürünlerde farklılaşma yaratmak da gerekir. Burada Ar-Ge faaliyetlerinin önemi büyüktür. Hammadde fiyatlarında özellikle Avrupa ile dengeye geldiğimizde uluslar arası taşımacılık ile ilgili projelerin hayata geçmesi gerekir. Panel radyatör sektöründe ise ülkemizde hala akredite bir laboratuarın olmaması yine kurumlarımızın en büyük eksikliklerinden biridir. Mevcut pazarda rekabet şansımız, panel üretim standardı EN 442' yi tam olarak karşılamak hatta geliştirmek olmalıdır. Doğal Gaz Dergisi Ekim/ October 2010 91 ■ ■
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=