petrol arzı hafif bir yükselişle 69 milyon varil/gün seviyesinde sabitlenecek ve 2035'de hafifçe azalarak yaklaşık 68 milyon varil/gün olacaktır. Tüm bunlara rağmen mevcut petrol yataklarındaki azalan üretimi dengeleyebilmek için mevcut OPEC Ortadoğu üretiminin iki katı olan 47 milyon varil/gün ek brüt kapasite ilavesine ihtiyaç duyulacaktır. Petrol talebi 2035 yılına kadar yavaşça yükselerek 201 O yılındaki 87 milyon varil/gün değerinden 99 milyon varil/ gün değerine ulaşacak. Buna rağmen petrolün küresel birincil enerji kullanımında bugün yüzde 33 olan payı 2035 yılında yüzde 27'ye düşecek. OECD ülkelerinin talebi düşecekken OECD dışı Asya ülkelerinin talebi artacak. ■ Petrol yatırımları olması gereken 1 00 milyar dolar olarak değil de üçte bir azalmış şekli ile 66 milyar dolar olarak gelirse bu bölgedeki petrol üretimi çok daha az artacak ve petrol fiyatları 2015 yılında reel olarak 150 dolar, nomi nal olarak 175 dolara ulaşabilecek ■• Petrol için iki sihirli kelime var. Birincisi ulaştırma sektörü, ikincisi gelişmekte olan ülkeler. Çin'de ve Hindistan'da özel araç satışı patlaması yaşıyoruz. Çin ve Hindistan'da insanların gelirleri arttıkça araba satın alıyorlar. Otomobil satışlarının 2020 yılında OECD ülkelerindeki satış miktarlarını geçmesi ve küresel binek araç filosunun iki katına ulaşarak 1,7 milyar olması petrol tüketimini artıracak.Bu yüzden dünya petrol talebindeki büyümenin sadece yarısı Çin'den gelecek. "Petrolde Dengeler Değişiyor" Dünya petrol dengelerinde önemli bir değişiklik göreceğiz. Şimdiye kadar uluslararası petrol güvenliği dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk ülke Amerika'ydı. Amerika sadece kendi içinde değil dünyada da petrolün güvenliğini sağlamaya çaba sarf eden bir ülke. Bunun da nedeni şu; Amerika çok yüksek seviyelerde petrol ithal ediyor. Ancak yıllardan beri bildiğimiz bu tabloda çok önemli bir değişiklik olacak. Bu değişiklik Amerika'daki petrol ithalatının önümüzdeki yıllarda hemen hemen yarıya düşecek olmasından kaynaklanacak. Bunun iki nedeni var. Birincisi mevcut Amerikan hükümeti otomobillerde ve kamyonlarda çok önemli verimlilik standardı getirdi. Bu da petrol talebini azaltacak. İkincisi kaya gazında olduğu gibi Amerika'daki yerli petrol kaynaklarında da ciddi artış görüyoruz. Böylece Amerika'nın petrol ithalatında çok büyük düşüşler olacak. Bu da şu anlama geliyor: Amerika'nın enerji bağlamında tüm dikkatini topladığı uluslararası petrol arzı güvenliğindeki duyarlılığında azalmalar olacak. Avrupa Birliği'nin petrol ithalatı 4-5 yıl içinde Amerika'yı geçecek ve en büyük petrol ithalatçısı olacaklar. Gelişmeler AB'yi ciddi şekilde etkileyecek. Burada AB yalnız değil. Çin'in petrol ithalatında da çok ciddi artışlar var. Ayrıca Çin'in petrol üretimi de zayıf. Amerika yerine, Avrupa Birliği ve Çin uluslararası petrol arzı konusunda daha çok kaygılanması gereken ülkeler olacak. Bunun yansımalarının petrol piyasalarının ötesinde gelişmelere neden olabileceğini düşünüyorum. "Talebin Karşılanması için Tek Adres Ortadoğu ve Kuzey Afrika" Ortadoğu ve Kuzey Afrika petrol üretiminin kalbidir. Bu ülkeler dışındaki ülkelerin petrol üretimini ciddi bir şekilde artırıp dünyaya servis yapma imkanı son derece zayıf. Hazar Bölgesi, Brezilya gibi yerlerden artış gelecek ama bütün ■ Amerika'nı n petrol ithalatı büyük oranda düşeceği nden uluslararası petrol arzı güvenliğindeki duyarlılığı nda azalmalar olacak. Avrupa Birliği' ni n petrol ithalatı 4-5 yıl içi nde Amerika'yı geçecek ve en büyük petrol ithalatçısı olacaklar. Avrupa Birliği ve Çi n uluslararası petrol arzı konusunda daha çok kaygılanması gereken ülkeler olacak ■ ■ 32 Doğal Gaz Dergisi Kasım - Aralık/ November - December 2011 dünyaya baktığımız zaman toplamda üretim hızlı bir şekilde düşecek. Artan talebin karşılanması için tek bir adres var o da Ortadoğu ve Kuzey Afrika. "Petrol İçin Her Yıl 100 Milyar Dolar Yatırım Gerek" Petrolün işlenmesi, taşınması ve kullanılması önemli yatırımlar gerektiriyor. Dünyadaki petrol talebinin normal şartlarda karşılanması için petrol üreticisi ülkelerin her yıl yaklaşık 100 milyar dolar yatırım yapması gerekir. Ama bu konuda önemli kaygılarımız var. Özellikle Arap Baharı ve son birkaç haftadaki gelişmeler bu yatırımların zamanında yapılamayacağı kaygısını getirdi. Arap Baharı ile birçok hükümetin parayı kullanma konusunda fikri değişti. Petrol yatırımlarına ayrılacak birçok bütçe eğitim yatırımları, işsizlik parası, sübvansiyon gibi sosyal harcamalara yönlendiriliyor. Arap Baharı'ndan sonra oradaki hükümetler bu yatırımların ne şekilde kullanılacağına karar verecekler. Ama bunun dünya petrol piyasalarına etkisi olacak çünkü yatırımlar zamanında gitmeyecek. Arap Baharı ile bazı ülkeler "üretimi dünyanın istediği gibi değil yavaş artıralım" şeklinde bir politika izlemeye başladı. Bu da petrol piyasalarında sıkışıklığa neden olacak. Bazı ülkeler de var ki yatırım yapmak istiyorlar fakat uluslararası sermayeye ve teknolojiye ulaşma imkanları, şu an içinde bulundukları jeopolitik konum itibariyle yok. Tüm bunları göz önüne alırsak, yatırımlar 1 00 milyar dolar olarak değil de üçte bir azalmış şekli ile 66 milyar dolar olarak gelirse bu bölgedeki petrol üretimi çok daha az artacak ve petrol fiyatlarının böyle bir senaryoda 2015 yılında reel olarak 150 dolar, nominal olarak 1 75 dolara ulaşabileceğini düşünüyoruz. ■
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=