Doğalgaz Dergisi 167. Sayı (Kasım-Aralık 2011)

■ yasında enerji arz güvenliği konusu, dış politika, ulusal güvenlik ve küresel istikrar ile birlikte telaffuz edilen bir konudur" dedi. Uluslararası Enerji Ajansı'nın, 2011 Dünya Enerji Görünümü Raporu'na göre 2035 yılında enerji talebinin üçte bir oranında artacağını; motorlu taşıt sayısının da 1 milyar 7 milyona ulaşacağını belirten Yıldız, bu nedenle tüm dünya ülkelerinin enerji politikalarını gözden geçirdiğini vurguladı. Yıldız, Japonya'da Fukuşima Nükleer Santrali'n-de meydana gelen kazanın ardından bazı ülkelerin nükleerden vazgeçtiklerini açıklamasının ve süresi dolan santrallerin kapatılacağı ile ilgili tarihler vermesinin, tamamıyla nükleeri bıraktıkları anlamına gelmediğini de kaydetti. Avrupa Birliği ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın nükleer güvenlikle ilgili tedbirlerini desteklediklerini vurgulayan Yıldız, "Süresi dolan santrallerin kapatılmasını biz de istiyoruz. Karadeniz'e kıyısı olan 6 ülkenin Türkiye ve Gürcistan hariç 4'ünde nükleer santral bulunuyor. Dünyadaki toplam 442 reaktörden 51 'i bu ülkelerde. Böyle bir fotoğrafta, Türkiye'nin de kendi enerji güvenliği için nükleeri istemesinden daha doğal bir şey olamaz" dedi. "Karadeniz'de Geleneksel Olmayan Yöntemlerle Üreti len Gazları da İçeren Beklentilerimiz Var" "Karadeniz, Avrupa gaz güvenliği açısından ve Avrasya gaz üreticilerinin transit güzergahı olarak hayati önem arz ediyor. Bölge, büyük bir potansiyel içeriyor ve bu potansiyel, üretici, transit ve tüketici ülkelerin ilgisini çekmektedir" diyerek bölgenin enerjideki önemine değinen Yıldız, Karadeniz'in önümüzdeki dönemde de bu önemini sürdüreceğini belirt1i. Yıldız sözlerine şöyle devam etti: "Bölgedeki enerji kaynaklarının keşif ve araştırmalarında sadece konvansiyonel hidrokarbonlar değil, geleneksel olmayan yöntemlerle üretilen gazları da içeren heyecan verici beklentilerimiz var. Türkiye'nin hem Taner Yıldız 1 . conom ·• . Forum AA , l l 1 ,�,, ;,'t \1 Er� , _ı • '\ onom i • ·um .. _ _, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı kendisi, hem de ortakları enerji arz güvenliğini sağlamaya yönelik çok yönlü bir enerji politikasını aktif bir şekilde yürütüyor. Bu itibarla ülkemiz, doğubatı ve kuzey-güney enerji koridorlarını hayata geçirmektedir. Doğu-batı enerji koridoru kavramı çerçevesinde Türkiye, üstlenmiş olduğu büyük projeleri tamamlamıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Ana İharç Petrol Boru Hattı, sözü edilen koridorun en önemli parçasıdır''. "Irak Gazının Avrupa'ya Taşınabileceğini Düşünüyoruz" Avrupa'nın artan gaz talebi konusunda da açıklamalarda bulunan Yıldız: "Avrupa'nın enerji talebini karşılamak için üretilen projelerden birisi de Nabucco'dur. Nabucco hükümetler arası proje ve destek anlaşmaları ile belli bir seviyeye geldi. Ancak 2023'de gaz ihtiyacı artacak olan Avrupa'nın kaynak ihtiyacının çeşitlendirilmesi gerekir'' diye konuştu. Doğalgazda bir başka önemli kaynağın da Irak olduğunu söyleyen Yıldız, Ceyhan bölgesindeki tesislerin, Irak gazı için büyük bir potansiyel arz ettiğini vurguladı. Yıldız: "Ceyhan'a ulaşacak olan Irak gazının, LNG'ye dönüştürülerek dünya pazarlarına veya boru hatları ile Avrupa pazarlarına taşınabileceğini düşünüyoruz. Avrupa'nın doğalgaz ihtiyacını karşılayacak gerek bu projelere, gerekse diğer projelere Türkiye tarafından gerekli destek verilmektedir. Ancak şu gerçeğin, her daim hatırlanmasında ve hafızalardan çıkarılmamasında büyük fayda var. Enerji alanında Avrupa'nın kaynak ve güzergah çeşitliliği gerçekleştirilmek isteniyorsa, Türkiye'nin üstlendiği görev ve önem göz ardı edilmemelidir" dedi. 38 Doğal Gaz Dergisi Kasım - Aralık/ November • December 2011 Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ise yaptığı konuşmada Türkiye'de sağlam bir kamu maliye yapısı ve bankacılıkla ilgili sıkı duruşa devam edeceklerini belirterek: ''Türkiye'de uygulamakta olduğumuz katı düzenleme ve denetleme çerçevesi mutlaka devam edecek. Krizin en tepe noktası ile bugünün karşılaştırılması durumunda Türkiye'de 3,5 milyon istihdam artışı oldu. Hem Merkez Bankası hem BDDK'nın düzenlemelerine bankalar uyum konusunda çok iyi bir performans gösterdiler ve karşılığını da aldılar. Bu ciddi bir karlılık ve çok yüksek bir itibardır'' dedi. Avrupa'daki krizin etkisinden dolayı ihracat rakamlarının da bir miktar gerileme yaşandığını kaydeden Babacan, 2011 yılı büyüme beklentilerinin yüzde 7-8 arasında olduğunu da sözlerine ekledi. TÜSİAD Yöneti m Kurulu Başkanı Ümit Boyner, günümüzde Türkiye'nin güçlü tarihi ve kültürel bağlarının bulunduğu Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'yı içine alan geniş Karadeniz havzasının, elinde bulundurduğu enerji ve doğal kaynaklar sayesinde küresel rekabetin en önemli mücadele alanlarından biri haline geldiğini söyledi. Boyner, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bölgedeki ekonomik kalkınma potansiyelinin tam olarak kullanılmasının önündeki siyasi kaynaklı engeller ancak bölge içerisinde çok boyutlu işbirliği ilişkileri ile aşılabilir. Bu çerçevede sivil toplumun, özellikle de iş dünyasının jeostratejik önemi giderek artan Karadeniz bölgesinde daha etkin bir rol oynaması büyük bir önem taşıyor. Söz konusu işbirliğinin tek bir sektöre odaklı değil, ekonominin geneline de yöneltilmesi bölgenin uzun vadeli istikrarına daha çok katkı sağlayacaktır. Bölgede özel sektöre dayalı sistemlerin oluşturulması, enerji, ulaşım, imalat, ticaret ve hizmet gibi sektörlerde yeni proje ve ortaklıklar geliştirilmesinin bu amaca hizmet edeceğini düşünüyoruz". Atlantic Council Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Frederick Kem pe de bazı sorunların yaşandığı bu [>

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=