Doğalgaz Dergisi 167. Sayı (Kasım-Aralık 2011)

"Cari Açıktan Korkmuyoruz" Cari açığın tasarrufumuzun olmayışından, dışarıdan hammadde almak zorunda kalmamızdan ve ara malı ithal etmemizden kaynaklandığını dile getiren Çağlayan, "Türk sanayicisi bunu kredibilite ile getiriyor, fabrikasını modernize ediyor, yeni yatırımlar yapıyor. Cari açığa bu boyutuyla bakarsanız korkulacak tarafı yoktur. Basın yarın kalkıp 'cari açıktan korkmayın' diyebilir. Korkmuyoruz vallahi. .." şeklinde konuştu. Türkiye'nin bugün bu cari açığı yaşamasına, sadece üretim yapısının değil, değerli TL'nin sanayimizdeki üretim yapısını bozmasının da neden olduğunu ifade eden Çağlayan şunları söyledi:"Geçmişte, Allah selamet versin, ismi gibi statik bir kardeşimiz vardı. Millet faiz indiriyor, bizde aksine faiz yükselir. Yahu TL aşırı değer kazanıyor; müdahale et, piyasaya bak. Sadece fiyat istikrarı olmaz ki... Bu ülkede bana finansal istikrarı söyleyecek adamlar lazım. O dönemde y ırtındım ben finansal istikrar diye... Fiyat istikrarı eyvallah... Ama finansal istikrar?.. Bu faturanın karşımıza çıkacağını ben görüyorum, kör değilim ki... Anlatamadık. ABD Merkez Bankası, Japon Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası faiz indirirken, bizim o dönemdeki statik kardeşimiz faizi yukarı çıkarttı. Şimdi o değerli TL'nin faturasını çekiyoruz bugün. Yedik, şimdi hesabı ödüyoruz ama hesap biraz ağır. Çünkü baharatlıydı, biraz acıydı. Burada olması gereken rekabetçi bir kur. Merkez Bankası şu anda son derece doğru davranıyor. Gerektiğinde elindeki bütün araçları tek tek deniyor. Unutmayın ki şu anda Merkez Bankası ciddi bir mücadele veriyor. Ama güçlü... Şu anda faiz lobisi iş başında, rahat durmuyor, kurtlar kaynıyor karnında. Bunlar 'faizleri birkaç puan yükselttirebilir miyiz, Türkiye'yi biraz daha sömürebilir miyiz?' diye bakıyorlar. Şükürler olsun, Merkez Bankası ve BDDK bu konuda son derece uyanık ve akıllı. Hiç aklıma gelmezdi, Merkez Bankası Başkanı'nın, Para Politikası Kurulu'nun yaptığı politikalara 'çok güzel yapıyorsunuz' diyebileceğim... Demek ki her şeyin bir sonu varmış." "Avrupa'nın Akci ğeri Sadece Türk iye'dir" İhracatımızın yüzde 57'sini Avrupa ülkelerine yaptığımızı belirten Çağlayan sözlerini şöyle sürdürdü: "Demircilik sektörü ana girdi sağlayan bir sektör. Kullanabileceğimiz imkanlarımız var. Teşvik sistemine giriş yapacağız. Otomotiv sektörü bizim göz bebeğimiz. Türkiye bu sektörde çok büyük bir yan sanayiye sahip. Enerjiyi çeşitlendirip maliyetleri düşürmemiz gerekiyor. İthal etmek zorunda olduğumuz metaryalleri Türkiye'de üretebilecek yeterli enerjiye ihtiyacımız var. Tekstil sektöründe Türkiye'nin ciddi bir kapasitesi var. Laleli, Osmanbey, Merter bu bölgelerle ilgili neler yapılabilir diye çalışmalar yapıyoruz. 2004'te serbest bölgeleri ahlak dışı kullananlar yüzünden serbest bölgelerin avantajı kalktı. Özel ekonomik bölgeler yapılması konusunda çalışmalar yapmayı düşünüyoruz. Avrupa gelişimini tamamlamıştır. Avrupa'nın akciğeri sadece Türkiye'dir." dedi. "OSB Yerine Özel Konsept Bölgeler Yapacağız" Teşvik modelinde de bir değişikliğe gideceklerini ve artık ömrünü tamamlayan Organize Sanayi Bölgeleri yerine "Özel Ekonomik Bölgeler'' konseptini Türkiye'ye getireceklerini söyleyen Zafer Çağlayan, havalimanı, demiryolu bağlantılı, ticaret , eğlence ve turizmi de içinde barındıran bu yeni konsept için çalışmaları başlattıklarını dile getirdi. "Hindistan'a İhracatımızı Yüzde 44 Artırma Potansiyelimiz Var" Bugün siyasi istikrarın Türkiye'nin en büyük kazınımı olduğunu vurgulayan Çağlayan, "Türkiye önemli başarılar elde etti. Ama yetmez. Elde ettiğimiz kazanımları kaybetme lüksüne sahip değiliz. 2001 'in şartlarıyla biz bu krize yakalansaydık bu toplantıyı yapamazdık, Yunanistan'dan daha kötü duruma düşerdik. Bugün Türkiye gelecek yüzyılın en büyük yıldızlarından biri olarak gözüküyor. Derdimiz elde ettiğimiz bu istikrarı daha da yukarıya götürebilmek. 2023'de 500 milyar hedefini yakalamak zor değil. 81 ilde 500 sektörü tek tek inceledik. 80 ilden hangi ülkelere ihracat yapılabilir biliyoruz. 73 ülkede 1273 sektörü tek tek analiz ettik. Bugünkü durumumuzda bile ihracatımızı yüzde 23 artıracak potansiyelimiz olduğunu gördük. Örneğin 240 milyar dolar ithalat yapan Hindistan'a Türkiye'nin ihracatı yüzde 560 milyon dolar. Bunu şimdi bile yüzde 44 oranında artırma potansiyelimiz var." diye konuştu. "Sosyal Güvenlik Primlerinden Ben de Şikayet Ettim" Sosyal güvenlik primlerinin yüksek olmasından kendisinin de rahatsız olduğunu dile getiren Çağlayan, "Ben de şikayet ediyorum. Ancak biraz geç kaldık. Hatırlayın, o dönemin politikacıları, sanki babasının cebinden para harcıyormuş gibi kim ne veriyorsa 'Ben 5 fazlasını veriyorum' diyerek 3-5 oy uğruna Türkiye'ye bugün bunu yaşatmıştır" dedi. Ekonomi Bakanı Çağlayan, Türkiye'de yaş ortalamasının 28, Avrupa'da ise 43 olduğunu hatırlatarak, Avrupa'nın çalıştıracak insan bulamadığını, çalışma saatlerini yukarı çıkartamaya çalıştığını söyledi. Çağlayan: "Fransa'nın haftalık 35 saat, İngiltere'nin haftalık 38 saat çalıştığı yerde hiç kimse Türkiye'yi 45 saatlik çalışma saatinde bir dakika geri götüremez. Burada hiç tavizimiz olmaz". "Maliye Bakanlığı ile Vergisel Bir Destek Üzerine Çalışıyoruz" Maliye bakanlığı ile vergisel bir destek konusu üzerinde çalıştıklarını ifade eden Çağlayan, KKDF konusunda şunları ifade etti: "2 kat artırılmasını ben de doğru bulmuyorum. KKDF'yi cari açığı azaltmak için bir model olarak sunarsak doğru olmaz. İthalatçı olmayacağız. Şu an için kendisine (Maliye Bakanı Mehmet Şimşek) 13 kalemle ilgili not verdik. Bu 13 kalem Doğal Gaz Dergisi Kasım - Aralık / November - December 2011 45

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=