31 ıncı Enerıı Verımlılıgı Haftası ' �eı Enerıı Verımlılıgı Forumu ve Fuarı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız organizasyonun ilk gününde yaptığı konuşmasında petrol ve doğalgazın 2050 yılına kadar ağırlığını koruyacağını, Türkiye'nin ithal ettiği bu kaynakların 2011 yılındaki maliyetinin 55 milyar dolar olduğunu söyledi. Bakan Taner Yıldız, "Bu petrol ve doğalgazın kullanıldığı yerlerin hepsi enerji sektörü değil. Araçlarda kullandığımız petrol ve türevleri de bu değer kalemi içinde. 2011 yılı içindeyse 55 milyar doların 25 milyar doları, 15 milyondan fazla aracın tükettiği yakıt kalemini oluşturuyor" diye konuştu. Şu anda ülkemizde petrol türevlerini elektrik üretiminde kullanmadığımızı ve dolayısıyla yerli kömür kaynaklarımızı geliştirmekle birlikte ithal kömürün de önünü kesiyor olmamız gerektiğini ifade eden Bakan Yıldız konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye petrol, doğalgaz, kömür kaynaklarını yerli kaynaklar haline getirmeye çalışıyor. Son 1 O yılda arama faaliyetleri 1 2 katına Taner Yıldız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı güzelliklerinden biri olan çevre ve yeşili dostu olarak harekete geçirilmelidir. Zaman zaman çok hoyratça çalışan müteahhitlerimiz var, onları destekleyemem. İyi niyetli olanları bir kenara koyuyorum, HES'lerle yapılan mücadele bize yol, su, elektrik olarak değil, doğalgaz ithalatı olarak geri dönecek. çıktı. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda İklim değişikliği ve çevreye olan sorumenerji sektörü bütün tedbirlerini almaya başladı ve böylece yenilenebilir enerjiyle ilgili tüm kaynaklarımızı harekete geçirmek zorundayız. Ancak elimizdeki büyüme rakamları, yenilenebilir enerjideki büyüme rakamlarından daha büyük dolayısıyla, yenilenebilir enerji kaynaklarının yetersiz kalacak, bu nedenle başta nükleer enerji olmak üzere diğer kaynaklarında geliştiriliyor olması gerekiyor." "HES'lerle mücadele, doğalgaz ithalatı olarak geri döner" "Akkuyu'ya kurulacak olan nükleer enerji santrali 1 O bin rüzgar direğinin ürettiği enerjiye eşit bir üretim kapasitesine sahip olacak. Nükleer santralle ilgili projeler iklim değişikliğine de pozitif katkılar sağlayacak. Ayrıca hidroelektrik santrallere (HES) karşJ çıkanlar var. Tabii ki enerji, Türkiye'nin luluğumuzu göz ardı edemeyiz, nükleer güç santralleriyle ilgili geliştirdiğimiz projeler, aslında iklim değişikliğine pozitif katkıları olan projelerdir." "2,5 MW'l ık rüzgar santralinin yerli kaynaklarla üretilmesini sağlayacağız" Yenilenebilir enerji kaynakları ile üretimi artırma yönünde faaliyetlerine devam ettiklerini belirten Bakan Yıldız, rüzgar enerjisi ile ilgili projelerin toplam tutarının 20 milyar dolara ulaştığını ifade ederek, "Bu projelerin yerli kaynaklarla yapılması çok önemli. 2.5 MW'lık bir rüzgar santralinin her yönüyle Türkiye'de üretilmesiyle ilgili bir proje üzerinde de çalışılıyor" diye konuştu. Güneş enerjisiyle ilgili olarak önemli gelişmelere imza atıl�cağını da bildiren Yıldız, "Güneş enerjisiyle alakalı yatıJanuary - February 2012 rımlarımız da bu yıl başlayacak. Güneş enerjisinde, teknolojinin gelişmesiyle beraber, yatırım kalemlerinin çok hızlı düştüğünü görmekteyiz ve teknoloji ile piyasadaki fiyatlar şu anda Türkiye'de 2012 yılında buluşabiliyor. Bu buluşma direk yatırıma dönecektir" şeklinde konuştu. "2023 hedefi yüzde 20 tasarruf" Bakan Yıldız Türkiye'deki enerji sektörüne 3.5 milyar dolarlık doğrudan bir yatırımın olduğunu hatırlatırken, 2023 hedefleri doğrultusunda tasarruf yapmanın da bir gereklilik olduğuna dikkat çekti: "2023 yılına kadar Türkiye var olan enerji kalemlerini 2 katına çıkarmak zorunda. 120 bin MW'lık bir lisans müracaatı söz konusu. Bunun 50 bin MW'lık bölümü lisanlarını almış durumda. Bu firmaların yatırımlarını gerçekleştiriyor olması lazım. 2023 hedefine ulaşabilmemiz için yüzde 20'Iik bir enerji tasarrufu da gerekiyor. Bu hedeflere ulaşabilmek için elimizdeki somut veriler bunun mümkün olduğunu gösteriyor" dedi. Enerji verimliliği alanında yapılan yatırımların teknolojinin gelişmesiyle beraber,
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=