GÜNCEL DOĞAL GAZ DERGİSİ 170 Doğal Gaz Dergisi Nisan / April 2012 26 Kuzey Amerika ve Dünya Gaz Modellerini kullanmış ve biri bu belge içinde tartışılan, üç senaryo geliştirmiştir. Referans Senaryo: Ekonomik İyileşme Gaz Talebinin Artmasına Neden Olur Referans senaryoda, son dönemde yaşanan durgunluğun ardından gelen ve hâlâ devam eden ekonomik iyileşmenin Kuzey Amerika ve diğer yerlerdeki (özellikle Çin ve Hindistan gibi OECD üyesi olmayan ekonomilerdeki) doğalgaz talebinin artmasına neden olacağını varsaydık. Dünyanın öngörülen doğalgaz talebi (Şekil 1’de görülmektedir) 2030 yılına kadar yıllık yüzde 1,9 oranında artacak ve en hızlı büyüme ise yıllık yüzde 3’ün üzerinde bir oranla Asya ve Orta Doğu’da olacaktır. Asya’daki gaz talebinin artmasına, son yıllardaki kadar olmasa da, hızlı büyümesini sürdüreceği tahmin edilen Çin neden olmaktadır. Bu dönemde, ortalama yıllık talep artışının yüzde 4,6 olacağını tahmin ediyoruz. Bu oldukça yüksek bir oran olsa da, geçtiğimiz 10 yıl içinde Çin’in yıllık yüzde 13,8’lik büyüme hızından oldukça düşüktür. Bu senaryoda, ABD’deki doğalgaz talebindeki artış, büyük olasılıkla önemli ölçüde hızla büyüyen elektrik sektöründen kaynaklanacaktır. “Orta Doğu’daki Doğalgaz Üretim Hızı Yaklaşık 3 kat Artacak” Şekilde 2’de bölgelere göre tahmini doğalgaz üretimi görülmektedir. Referans senaryodaki varsayımlara dayanarak, bölgenin muazzam kaynaklarının ve ihracat kapasitesinde öngörülen artışın doğrudan bir sonucu olarak, artan tedarikin büyük bir bölümünü Orta Doğu’nun sağlayacağı tahmin edilmektedir. Önümüzdeki 20 yılda Orta Doğu’daki üretim hızının yaklaşık 3 kat artacağı tahmin ediliyor. Bu üretimin bir bölümünün hemen büyüyen yerel pazarlara verileceği tahmin edilirken, kalan bölümünün LNG ya da boru hatları aracılığıyla diğer bölgelere gönderilmesi beklenmektedir. Asya/Avustralya bölgesinin bir sonraki hızla büyüyen bölge olacağı tahmin edilmektedir ama bu bölgedeki büyüme hacmi, Orta Doğu’nun hacminden çok daha düşüktür. Verimli maden yataklarına sahip Rusya ve Hazar Denizi çevresindeki cumhuriyetler de dahil olmak üzere, Bağımsız Devletler Topluluğu şu an için dünyadaki en büyük üretim bölgesidir. Bağımsız Devletler Topluluğu’ndaki üretimin adeta sabit kalacağı ve ardından, her ikisi de önemli kaynaklara sahip fakat nispeten küçük yerel pazarları olan Kazakistan ve Türkmenistan’daki artan üretime bağlı olarak, ortalama bir hızda büyüyeceği tahmin edilmektedir. Belki de şaşırtıcı olan şey, bu senaryoya göre, Kuzey Amerika’daki üretimin sabit kalacağının tahmin edilmesidir. Şist gazı üretimindeki öngörülen artış, ancak mevcut üretimi desteklemektedir. “Jeopolitik Riskler Şirketler için Bir Yaşam Şekli Haline Gelebilir” Petrol ve gaz şirketleri daima bir biçimde riskle boğuşmuştur ama Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da son dönemde yaşananlar, jeopolitik risklerin petrol ve gaz endüstrisi açısından nasıl sorunlara neden olabileceğini göstermektedir. Maalesef, görünen o ki jeopolitik riskler bu şirketler için bir yaşam şekli haline gelebilir. Artan doğal kaynak tüketimi ve talebi, şirketlerin ve benzeri şekilde ülkelerin, acımasızca yeni kaynaklar aramaya başlamalarına neden olmuştur. Bu arayışlar jeopolitik anlaşmazlıkların çok yakın olabileceği, sınırların çok iyi tanımlanmadığı bölgelerde aramalar yapılmasına neden olmaktadır. Düşmanca olayların yaşanmasına neden olabilecek bölgelere iki örnek olarak Güney Çin Denizi ve Arktik bölge verilebilir. Her iki bölgenin sınırları Şekil 2. 2030 Yılına Kadar Bölgelere Göre Tahmini Doğalgaz Üretimi “Raporda, sınırların çok iyi tanımlanmadığı bölgelerde şirketlerin ve benzeri şekilde ülkelerin petrol ve gaz aramaları yapmaları sonucunda jeopolitik sorunların artacağı vurgulanıyor” Orta Doğu Latin Amerika Eski Sovyetler Birliği Afrika Asya/Avustralya Avrupa Kuzey Amerika 0 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024 2025 2026 2027 2028 2029 2030 Üretim. Bcfd (Billion cubic feet per day) 400 300 200 100
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=