Doğalgaz Dergisi 198. Sayı (Eylül-Ekim 2016)

olacağı beklenmektedir. Şekil 2'de Türkiye'deki kaya gazının bulunduğu havzalar görülmektedir [16, 17, 18, 19, 20, 21]. Endüstriyel bakımdan hızla gelişmekte olan ülkemizde birincil enerji talep artışı bakımından OECD ve Avrupa'nın çok üzerinde olan Türkiye'de enerji sektörü stratejik alanlardan biri olarak kabul edilmektedir. Ülke ekonomisi açısından güvenilir ve süründürülebilir enerji arzının sağlanabilmesi istikrarlı bir ekonomik yapı için şarttır. 1999-2010 yılları arasında Türkiye'de enerji tüketimi %47 artarken AB'de bu oran %3,3'da kalmıştır. 2010 yılı verilerine göre birincil enerji kaynak arzında ithal kaynak oranı %80'i geçmiştir. 2011 verilerine göre ülkemizde kullanılan yaklaşık 44 milyar m3 doğalgazın %98,3'ü boru hatları ve LNG olarak ithal edilmektedir. Enerjide dışa bağımlılıktaki bu yüksek oran cari açığı olumsuz yönde etkilemektedir. Sektördeki bu olumsuzlukları minimize etmek için rüzgar, güneş, biokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yansıra kaya gazının bu sektörün yeni aktörü olacağı görülmektedir. Türkiye'de enerji arzında dışa bağımlılıktan başka diğer önemli bir sorunda enerji yoğunluğunun yüksek oluşu yani enerjinin verimli ve etkin kullanılmamasıdır. Bu olumsuzluğun giderilmesi modern A tipi mühendislik sistemlerinin sektörde yaygınlaştırılması gerekmektedir. 60-80 yıllık ortalama rezerve sahip dünya doğalgaz rezervlerinin kaya gazının devreye girmesiyle 160-200 yıl aralığına yükseleceği öngörülmektedir. Enerji talebinde mevcut artış hızının devam etmesi durumunda 2035 yılına kadar 38 trilyon dolarlık enerji sektörüne yatırım yapılacağı tahmin edilmektedir. 60-80 yıllık 2030'Iarda dünya günlük petrol talebinin 105 milyon varile yükselmesi beklenmektedir. ABD'de kaya gazı üretiminde 2010 yılından 2014 yılına kadar %25'Iik bir artış sağlanmıştır. Bu oranla ABD gaz üretiminde Rusya'yı geçmiştir [22]. Gaz üretimindeki bu artış ABD petrol ithalatını önemli ölçüde düşürmüştür. Örneğin 2005'te ABD'de ithalatla karşılanan yakıt tüketim oranı %60 iken bu rakam 2013'te %33'Iere gerilemiştir. ABD'de öngörülen planlamalara göre bu LNG O Makale oranın %22'Iere çekilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla toplam tutarı 200 milyar dolarlık yatırım yapılacaktır [23]. Bu rakamlara bakıldığında enerji piyasasında yakın gelecekte en önemli iki aktörün ABD ve Kanada'nın olacağı tahmin edilmektedir. Özellikle ABD'nin petrolle beraber kaya gazına endeksli yeni stratejilerinin sektörde belirgin dönüşümlerin yaşanacağının bir habercisi olarak kabul edilebilir. Ancak özellikle ABD dışında OPEC ülkelerindeki siyasi gelişimeler ve istikrarsızlık vb. jeopolitik şartlar planlanan seviyenin gerçekleştirilmesinde önemli engeller olduğu da unutulmamalıdır [24]. Bu astronomik rakamlara bakıldığında kaya gazının günümüzde enerji sektöründe önemli bir aktör olacağı açıktır. 2023 yılına kadar ülkemizin petrol ve doğalgaz ödeyeceği faturanın 500 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir. Dünya toplamında 1456 trilyon m3 kaya gazı rezervinin bulunduğu, bunun 187 trilyon m3 'ünün üretilebilir nitelikte olduğu ve bu rezervlerin 1,8 trilyonun m3'ü ülkemizde, 36,1 trilyon m3 'ünün ise Çin'de olduğu öne sürülmektedir. Doğalgazın tamamına yakınını ithal eden ülkemiz için 1,8 trilyon m3 'lük kaya gazı rezervinin anlamı yaklaşık 40 yıllık gaz ihtiyacına karşılık geldiğidir. Hal böyle iken Türkiye'de bu kapsamda yapılan çalışmalar iki bölgede devam ettiği bilinmektedir. Çalışmaları TPAO ve Shell Upstream Turkey Firması ortaklaşa yürütmektedir. Diyarbakır'da açılan 3 adet kaya gazı kuyusundan elde sonuçların teknik analizleri devam etmektedir. Dolayısıyla ülkemizde kaya gazı rezervine ilişkin kesinleşmiş veriler henüz hazır değil. Bu kapsamdaki veriler daha ziyade ABD Enerji Bilgi İdaresi tarafından sağlanan verilere dayanmaktadır. Ayrıca kaya gazı fiyatları bölgeden bölgeye değişiklik arz ettiğinden ülkemizden çıkarılacak gazın maliyeti konusunda tartışmalar yapılmaktadır. Bu sektörde Avrupa'nın ABD'nin çok gerisinde kalmasının nedeni yüksek fiyatlar. Avrupa'daki karmaşık jeolojik yapı ve rezerv derinliğinin yüksek oluşu maliyetlerin önemli ölçüde artmasına neden olmaktadır. Türkiye'nin coğrafi yapısı ve ekipman ihtiyacı düşünüldüğünde fiyatların ABD'den çok Avrupa'ya yakın olacağı tahmine edilmektedir. Kaya gazı üretiminde kuyu başına ortalama 30 Doğal Gaz Dergisi Sayı 198-Ey/ül-Ekim 2016 73

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=