29 ENERJİ & DOĞALGAZ • OCAK - ŞUBAT / 2026 KONUK YAZAR “halüsinasyon” (yapay zekanın uydurması), en fazla bir yazıyı bozar ancak bir endüstriyel tesiste yapılan hatalı tahmin, milyonlarca dolarlık kayba, çevre felaketlerine ve daha da önemlisi insan hayatına mal olabilir. Gartner’ın AI TRiSM çerçevesi, yapay zekâda güvenilirlik ve risk yönetimi gerekliliklerini vurguluyor. Bu çerçevede, endüstriyel uygulamalarda söz konusu gereklilikler fiziksel gerçeklerle uyumlu ve doğrulanabilir yaklaşımları zorunlu kılıyor. Sanılanın aksine ChatGPT enerji, altyapı ve sanayi gibi sektörleri tek başına baştan dönüştürebilecek bir araç değildir; çünkü özü itibariyle bir dil modelidir. Ancak Endüstriyel AI, veriyi fiziksel dünyanın kurallarıyla işleyerek çelik ve enerji dünyasını yeniden tasarlayacak. Çünkü bu teknoloji, sadece projenin bitiş tarihini “tahmin” etmiyor; sahada biriken küçük gecikmelerin aylar sonra yaratacağı finansal depremi bugünden hesaplıyor. VERIYI SAHADAN ÇEKEMEMENIN BEDELI, AĞIR KAYIPLARA NEDEN OLUR Otuz yıllık meslek hayatım boyunca TANAP gibi kıtaları birbirine bağlayan hatlardan, Irak’ın dev petrol sahalarına kadar çok farklı coğrafyalarda şunu gördüm: Projeler teknik yetersizlikten değil, görünmeyen ve ölçülemeyen kayıpların birikmesinden başarısız olur. Bugün pek çok şirkette raporlar kâğıt üzerinde “yeşil” görünürken, saha aslında “kırmızı” alarm veriyor. Bunun temel sebebi, verinin sahadan karar masasına ulaşana kadar yolda “filtrelenmesi” ve gerçekliğini yitirmesidir. Veriyi sahadan canlı ve ham haliyle çekemeyen şirketler, jeopolitik bir kriz anında karar alma yetisini kaybeder. Nitekim Gartner’ın projeksiyonları, operasyonel verimliliğini artırmakta zorlanan şirketlerin önümüzdeki dönemde küresel rekabette ciddi baskı altında kalacağını ortaya koyuyor. Bu tablo, şirketlerin üzerinde çalışması gereken temel yaklaşımı da net biçimde gösteriyor: Veriyi sahadan, tozun ve çamurun içinden çekip yöneticinin masasına en çıplak ve en doğru haliyle getirmek. Yapay zekânın kılcal damarların bile içine girdiği bir dijital dönüşüm çağında, eskiden sıkça söylendiği gibi sakın “her işin bir riski var, bunlar da bizim riskimiz” demeyin. Unutmayın, siz ölçemediğiniz riskin sahibi bile değil, sadece kurbanı olursunuz. ÇIP VE VERI, ARTIK YENI DÜNYANIN YAKITIDIR Eskiden enerji devleri sadece rezervleriyle ölçülürdü. Bugün ise rezervin yanına “veri işleme kapasitesi” eklendi. Çipler artık sadece bilgisayarlarımızda değil, vana istasyonlarımızda, döküm potalarımızda ve iş makinelerimizde. Bu yeni yakıtı yani veriyi işleyemeyen bir yapı, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip olsa bile operasyonel olarak hantal ve savunmasızdır. Endüstriyel üretim 5.0'a geçtiğimiz bu dönemde, insan ve makine iş birliği yeni bir standart kazanıyor. Yapay zekâ mühendisin yerini almıyor, sanılanın aksine mühendisin 30 yılda kazandığı tecrübeyi, saniyeler içinde milyonlarca veri setini tarayarak güçlendiriyor. Bu gelişme sadece bir verimlilik artışı da değil, aynı zamanda toplumların refahını koruyan bir güvenlik kalkanıdır. Hatasız yönetilen bir enerji projesi, daha düşük maliyetli enerji ve daha güvenli bir gelecek demektir. KARAR VERICILER İÇIN VERISIZ BIR OPERASYONEL KALE İNŞA ETMEK İMKANSIZDIR Bugünün CEO’ları ve yatırımcıları için artık “yazılım satın almak” bir çözüm değil. Çözüm, dijital dönüşümü bir kültürel devrim olarak kabul etmekten geçiyor. Güçlü bir operasyonel kale inşa etmek için üç temel adım atılmalı: 1. Verinin Demokratikleşmesi: Bilginin sadece belirli departmanlarda hapsolmadığı, sahadan en üst yönetime kadar şeffaf bir akışın kurulması. 2. Deterministik AI Entegrasyonu: Tahminlere değil, fiziksel ve matematiksel gerçeklere dayalı, hata payı minimize edilmiş analiz sistemlerine yatırım yapılması. 3. Tecrübenin Vaftiz Edilmesi: Saha tecrübesinin dijital zekayla birleştirilmesi. “Biz hep böyle yapardık” alışkanlığının yerine, “Veri bize ne söylüyor?” sorusunun konulması. PEKI, SIZCE YARININ KAZANANLARI KIMLER OLACAK? Jeopolitik fırtına dindiğinde, ayakta kalanlar sadece en büyük bütçeye sahip olanlar olmayacak. Ayakta kalanlar, sahadaki en küçük sapmayı bile veriyle görüp proaktif müdahale edebilen “operasyonel kaleler” olacak. Hatırlıyorum, ta 30 yıl önce sahada çamur botlarımızla öğrendiğimiz dersi bugün kodlarla yazıyoruz. Dijital dönüşüm artık bir tercih değil, sahanın alın terini veriye dönüştürme cesaretidir. Gelecek, tecrübelerini veriyle taçlandırabilenlerin, yani yeni dünyanın dilini konuşabilen mühendislerin ve liderlerin olacaktır. n
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=