37 ENERJİ & DOĞALGAZ • MART-NİSAN / 2026 MAKALE 3. BULGULAR VE TARTIŞMA Bina ısıtma sisteminin farklı sıcaklık rejimleri altında, dönüş hattı şebeke suyu sıcaklığına (τ₂) bağlı olarak COP değişimi Şekil 4’te gösterilmektedir. Şekil 4’te sunulan sonuçlar, her iki sıcaklık rejimi için de ısıtma sisteminden gelen şebeke suyunun giriş sıcaklığı (τ₂) azaldıkça COP değerinin düştüğünü ortaya koymaktadır. Bu durum, ısı pompası sisteminin evaporatörü ile kondenseri arasındaki sıcaklık farkının artmasına bağlanmaktadır. Isı pompası, 60/40 °C sıcaklık rejiminde çalıştığında, bina ısıtma sisteminin 80/60 °C rejimine kıyasla daha yüksek COP değerleri göstermektedir. Düşük sıcaklık rejimindeki bu performans artışı, evaporatör ile kondenser arasındaki gerekli sıcaklık (basınç) artışının daha düşük olmasından kaynaklanır. Bu da daha az kompresör işi ve dolayısıyla yüksek sıcaklıklı çalışma moduna göre daha Simülasyon sürecinde belirlenen parametreler aşağıdaki gibidir: Performans katsayısı (COP, kW/kW), Evaporatörün ısı yükü (Qevaparator, kW), Isı pompası evaporatörü sonrasında dönüş hattındaki şebeke suyu sıcaklığı (τ₂out). Isı pompası evaporatörü girişindeki dönüş hattı şebeke suyu sıcaklığını belirlemek amacıyla, Sofya şehrinde bir tam ısıtma sezonu boyunca elde edilen ampirik veriler kullanılmıştır. Bu veri setine dayanarak, Şekil 3’te belirli bir bölge için dönüş hattı suyu sıcaklığının (τ₂) ısıtma sezonu boyunca kümülatif dağılımı gösterilmektedir. İncelenen toplam süre 4247 saat olup, bu sürenin yaklaşık 3213 saatinde dönüş suyu sıcaklığının 49–52 °C aralığında kaldığı belirlenmiştir. Bu da ısıtma sezonunun yaklaşık üçte ikisine karşılık gelmektedir. Şekil 3. Sofya şehrindeki DHS'de dönüş hattı suyu sıcaklığının kümülatif birikimi. Şekil 4. Bölgesel ısıtma dönüş suyu sıcaklığının COP üzerindeki etkisi.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=