o • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • tamir, bakım, kalibrasyon işlemleriyle ilgili neler yapıyorsunuz? İbrahim KAYMAZ: Şimdi efendim bizim sayaç ayar istasyonumuz var. Sayaç ayar istasyonunda biz 90 yılına kadar tüm sayaçların onarımlarını yapıyorduk. Fakat daha sonra gelen sayaçlarda bu sistemden vazgeçildi. Ve şu anda sayaçta eğer numaratör kısmında bir sorun varsa müdahale ediyoruz. Fakat bu istasyonun devreden çıkmasından sonra biz sayaç onarımı yapmıyoruz. Osman AKSOY: Ne yapıyorsunuz? Abone benim sayacını çok yazıyor aslında ben bu kadar gaz kullanmadım diye gelirse. Geçen sene kısıclı da olsa bize bir kısım şikayecler oldu. Bu sene bunun yoğunlaşacağını tahmin ediyoruz. Benim sayacını normalden fazla yazıyor diyen aboneye ne yapacaksınız? İbrahim KAYMAZ: Abonemiz bize dilekçe veriyor. İlk etapta biz bu sayacı ayar istasyonunda elden geçiriyoruz. Eğer abone ikna olamayacak bir durumdaysa Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ölçü Ayarlar Genel Müdürlüğü'ne dilekçe veriyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ölçü Ayarlar Genel Müdürlüğü'nden gelen elemanlar bizim ayar istasyonunda bu sayacı test ediyor. Çok eski bir istasyon. Geçenlerde yeniden düzenlenmesi gündeme geldi. Yenilenmesi için 1995 bütçesine koyduk. Sanayi Bakanlığı' ndan gelen elemanlarla bizim elemanlar tarafından sayacın eksi veya artı yazması konusunda aboneye rapor veriliyor. Eksiyse ona göre düzenleme yapılıyor. Eğer sayaç gerçekten kullanılamayacak durumdaysa biz sayacı değiştiriyoruz. Osman AKSOY: Biz biraz daha farklı bir uygulama içindeyiz. İstanbul'da üç tane sayaç imalatçısı var biliyorsunuz onlarla görüştük. Kendi sayaçlarını zaten üretiyorlarveosayaçlarlailgili tüm tamir bakım esasları ve ücrecleri belirlenmiş durumda. Ona göre kendileri vasıtasıyla yapacağız. Bizim şu anda bir istasyonumuz yok. Şu an içinde bir istasyon kurmayı zaten düşünmüyoruz. Sayaç ithal ve özellikle imal eden firmalar burada sayaçlarla ilgili tüm tamir ve kalibrasyon işlerini yapmayı bize taahhüt ettiler. İbrahim KAYMAZ: Şu andaAnkara'da 2 çeşit sayaç var. Biri İngiliz menşeli, biri de yerli firmadan. Eğer abonenin kullanımından kaynaklanan, uzun süreli bir hata varsa Sanayi Bakanlığı Ölçü Ayarlar'la birlikte bunu çözüyoruz. Memur geliyor bizim istasyonda beraber ölçüyoruz ve bu istasyon 1950'lerden beri devam ediyor. Gürsel ASLAN: Şimdi müsaade ederseniz ben bunları Bursa'yla karşılaştırayım. Bir iki de soru vardı onları açayım. Öncelikle şunu hepimiz biliyoruz, ölçü cihazı ithal veya imal eden birimler Türkiye'deki yasayagöre muhakkak ölçü ve kalibrasyon ünitesini yapmak mecburiyetindeler. Ama profesyonel çalışma derseniz bende İGDAŞ yetkilileri gibi aynı şeyi söylerim. Eğer bunun ithalatçısı Türkiye'deyse ithalatçı o garantiyi vererek ithalatı gerçekleştirmek mecburiyetinde. Ben ayrıca kendime bir kalibrasyon ünitesi kurmam. O üniteden faydalanırım. Bizim uygulamamızda böyledir. İthalatçı firmanın distribütörü durumunda olan firmayla burada sözleşme imzalanmıştır. Şimdiye kadar şikayet gelmedi gelirse sayaç değiştirmek, götürüp orada kalibrasyonunu yaptırmak imkanına sahibiz. Bir kalibrasyon ünitesinin kurulması büyük yatırım gerektiriyor. Bir işletmede de eğer üç beş yere birden dağılmamışsanız bana göre işletme bünyesinde böyle bir kalibrasyon ünitesine gerek yoktur. İmalatçı veya ithalatçı firma tüm ülkeye hizmet yaptığı için kuracağı kalibrasyon ünitesiyle Bursa'ya olsun İstanbul'a olsun, Ankara'ya olsun bu hizmeti verebilir. Bizdeki uygulama bu şekilde. Şimdi İGDAŞ'taki arkadaşların sorusu bu test ve kontroller sırasında istenen temsil. Bir kere projenin müellifi o projeye imza atan kişidir. Bizim uygulamamızda proje onaylanır, onaylanan proje firmaya iade edilir. Firma işe başlayacağını bir matbu formla bize bildirir. Stok kontrolleri G DOĞAL GAZ DERGİSİ SAYI 36 yapabilmemiz için işe başlayacağı tarihi bize bildirir. Hepsine gidip işe başladığı zaman durumu nasıldır neler yapıyorlar bakma imkanı yok. Bu formla o tesisin çalışmasının başladığını biz biliyoruz. Ve ara denetimlerle çalışmanın ne şekilde, bize taahhüt edilen eleman ve ekipmanlarla yapılıp ·yapılmadığını kontrol ediyoruz. Firmanın işi bittiği zaman merkezi sistemlerde özellikle 2 no'lu formla işinin bittiğini, ön tesclerini kendisinin yaptığını ve bunların uygun olduğunu bize beyan ederek gaz talebinde bulunur. Ve bu gaz talebinde de, siz ücretsiz yapıyorsunuz, benim tavsiyem her gidişinize ücret koyarsanız o eksiklikler, yanlışlıklar azalır. İlk gidişinizde herşey tamamlanmış bir şekilde gazı verme imkanına sahip olursunuz. Bizde ilk gidişte bir ücret vardır. Kapasiteye göre bu 1 milyondan yukarıya doğru çıkıyor. İkinci gidişte %50 baz alınarak gidiliyor. İkiden fazla gitme şansına sahip değilsiniz. Çünkü firma üçüncü defa, dördüncü defa bir para çıkması yapmamak için muclaka işi bitiriyor ve ondan sonra sizi çağırıyor. Eğer o uygulamaya geçerseniz daha da etkin olur. Çünkü o hem firmayı disipline ediyor hem de kalifiye eleman çalıştırmasını sağlıyor. Bizim uygulamamız o şekilde. Çıkabilecek bir sıkıntı hepimizi etkileyeceği için bir takım müeyyideleri çok katı uygulamak mecburiyetindesiniz. Ve sisteme gaz verilirken zaten bizde bir sigorta meselesi var. Bilemiyorum Ankara ve İstanbul'da uygulama nedir. Bizde bir montaj sigortası mecburiyeti var, akabinde bir yıllık da işletme dönemi sigortası var. Bu sigorta poliçesi olmadan sisteme gaz verilmiyor. Mutlaka bu sigorta poliçelerini giden arkadaşlarımız gördükten sonra gazı açıyorlar. Tescleri yapıyor eğer uygun görürse gazı veriyor. Bizdeki uygulama bu. Ve kabul • yapılırken de BOTAŞ yetkilisi, firmanın bir yetkilisi ve abone bir araya gelir. Osman AKSOY: Kontrol esnasında proje mühendisi bulunması şartını arıyor musunuz? Yoksa bu firmadan bir yetkili mühendis yeterli mi?
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=