o • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • Acaköy'den bir bina yöneticisi arıyor kiracı olan bir kişi evi boşaltmış girmiş. Ama kiracının kiracılık yaptığı dönemde sayacı İGDAŞ veriyormuş. Şimdi yeni kiracı taşınıyor biz sayaç vermiyoruz. Adam biz 670 hanelik bir siceyiz bir sayacı mı bizden esirgiyorsunuz diyor. Alakası yok. Biz sayacı kendiniz alacaksınız diyoruz, olmaz diyor. İscanbul'daşimdi yeni yeni kombinasyon ortaya çıkıyor. Aslında bunları değerlendirip de Ankara ile birlikte müşterek bir zemine ocurcabilirsek bu sıkıncıları siz yaşamazsınız. Gürsel ASLAN: Sorduğunuz sorular arasında var ama ben tavsiye olarak söyleyecek cim zacen. Bizim uygulamamız da projeyi çizen üstüne imza atan kişiyi aramıyoruz. Tüm sorumluluğu ben firmaya yüklüyorum. Yani benimle parasal ticari bağı olabilecek. Bu caahhücnamelerin veya teminat mektubu uygulamalarında abonenin, benim ve firmanın mağduriyetinin önlenmesi meselesi var. Tabii isterken bir usta istemiyorum muclakabirmühendisisciyorum. Çünkü bu birteknik uygulamadır. Proje vardır. Proje yetkilisi çizer bir başkası uygulayabilir. Orada mutlaka projeyi çizeni getirmeye kalkarsanız bürün Avrupa'yı, bacıyı Türkiye'ye getirmek lazım. Çünkü çoğu projelerimiz bacıya aic projeler. Onları çağırmak lazım ki bu mümkün değil. Yani benim mancığım almıyor. Şimdi dediğim gibi iç tesisatı biz yapıyoruz bunun avantajları var, dezavancajları var. Mesela şu anda elimizde geçmiş döneme aic kampanyadan birikmiş 15-20 bin'in üzerinde konutun iç cesisacı var. Ona yecişmeye çalışıyoruz. Yani ekipler iki karına üç karına çıkrığı halde bunu biraz daha yukarıya çıkaralım diye biz baskı yapıyoruzmüceahhite. Amaşu bir gerçek bizim piyasaya girişimiz ve bu işin emniyerli götürülmesinde ilk etapta iç cesisacların kurumlar tarafından yapılmasında büyük fayda var. B~nim İGDAŞ'a özellikle tavsiyem. Belediye şirketi değiliz ama bir takım zorlukları belediyeler açısından aşmış durumdayız. Mesela Bursa'daki ruhsat projeleri BOTAŞ'can geçer. Önce BOTAŞ'a gelir doğal gaz kullanabilirlik onayını alır, ondan sonra belediyelere gider imar yönetmeliğinde yapılan değişiklikten dolayı, oradan sonra kendi içerisinde binanın şekline şemaline göre kontrolu yapılır ruhsat sonra verilir. Yine iskan müsaadesi BOTAŞ'ın onayından sonra gerçekleşir. Gaz verilecek bölgelerdeki binaların projesi, BOTAŞ'a gelir, doğal gaza uyumlu olup olmadığına bakılır. Uygunsa onaylanır gönderilir. İskan müsaadesi bu şekilde verilir. Ama ruhsat müsaadelerinde, projelerinde binaların doğal gaza uyumlu olarak yapılma şarcı var. Ve bu şekilde önümüzdeki dönemdeki sıkıntıların da şimdiden önüne geçmiş durumdayız. Banyoda şofbene kesinlikle müsaade vermiyoruz, . bu karardan sonra gelen projelerde banyolarda şofbene rastlayamazsınız. Muclaka şofbenler daha dışarılara banyo dışına, mutfaklara, müsait mekanlara taşınmış durumdalar. Benim İGDAŞ'a tavsiyem eğer imkan varsa, kaynak yaratabiliyorlarsa belediyedeki güçlerini de kullanarak kolon cesisacını tamamen kendileri çeksinler. Yapımcı firmalara sayaçtan sonraki kısmın projelendirilmesini bırakırlarsa birçok problemin önüne geçmiş olurlar. Servis hattı ndan sonraki sadece merkezi siscemlerde sayaca kadar olan bağlancıyı biz yapıyoruz. Merkezi sistemlerde regülatörle sayaç arasındaki bağlantıyı biz yapıyoruz ve sayacın mantığını biz gerçekleştiriyoruz. Mesela firmaların Bursa'dasayaç kurusuyapmamecburiyeti vardır. Sayaç kucusunu muclaka yapar yerine koyar boruyu da merkezi sistemden gelen boruya kadar getirir!er, biz sadece regülatörle o kutu arasındaki bağlantıyı yapar ve kucunun içine sayaç montajını yaparız. Ankara'da gördüğüm üz birçok örnek var. Özellikle BOTAŞ'ın yanında çok büyük bir sayaç vardır, o sayaç daha önce çıplak vaziyette duruyordu. Veya Ankara'da çıplak açık sayaçlararasclayabiliyorsunuz. Benim çok dikkatimi çekiyor bunlar. Yani dışarıda olan bu sayaçların muhakkak koruma altına alınması lazım. Yine EGO'ya ve İGDAŞ'a da tavsiyelerimden biri bu. Yani bu bir maliyettir ama herkese eşic C DOĞAL GAZ DERGİSİ SAYI 36 oranda yüklendiği için rekabette haksızlık getirmez. Herkes o sayaç kutusunu teklifinin içine koyacağından hem güvenli bir önlem alıyorsunuz hem de düzgün bir görüntü sağlıyorsunuz. Biz burada projeyi onaya sunma dilekçesini dahi bir matbu halinde yazdık firmaların eline verdik. Öyle dertli dilekçelerle karşılaştık ki bu kararı vermek zorunda kaldık. Şartnameye ilave şu ana kadar dokuza ulaşan calimaclar dizisi var. Sektörde, piyasada karşılaştığımız sorunları calim at şeklinde hazırlayıp dönem dönem yaptığımız roplantı l arda firma yetkililerine anlatıyoruz ve bunları da bir talimatname, yazılı resmi olarak firmalara gönderiyoruz. Örnek olarak baca talimatı, sigorta talimatı var. Biz merkezi sistemlerde kaynaklı sisteme geçtik. Dişli bağlantıya müsaade etmiyoruz. Merkezi sistem bağlantılarında tamamen kaynaklı bağlancı istiyoruz. Bunun tabii gerekçeleri var. İnsanlar yetişene kadar, sektör emniyetli bir şekilde çalışana kadar bir rakım önlemler almak mecburiyetindesiniz. TSE'yi suçlamıyorum yetersizliği zaten ortada. Sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilecek standarclar oluşturulurken batıdan kopya şeklinde yapılıyor. Türk insanının kültür yapısı bu standartlara akcarılmıyor. Emniyet katsayıl arı bizde %60-70 seviyelerinde cuculdu. Bacıdan gelen projelerde bu %20 idi. Bacılı vatandaş tehlikeyi sezdiği an önlemini alabiliyor. Onun için bu scandarclara coplumun birikimlerinin aktarılması lazım. Şu dönemde özellikle gaz için emniyet katsayılarının çok yukarıda cuculması gerekiyor ki herhangi bir sıkıntı gelip bu sektörü olumsuz yönde etkilemesin. Bu gaz bağlamı horcumları konusunda yine bir soru vardı. Şu anda biz burada lastik hortum kullanıyoruz. Ama Türkiye'deki TSE de mecburi olan üç tane standart var. Şimdi bu üç horcum mecburi standartı birbirini ortadan kaldırmadan mecburi standart ç ıkarıl ı yor. Bunu kullanmak mecburiyetindesiniz deniyor. Peki öbürü de standart, o kalktı mı kalkmadı mı? Ortada bir muamma var. Muhakkak bu açıklanmalı.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=