o • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • TSE'nin Ankara'da doğal gazlı kazanları rest ünitesi yok. Bildiğim kadarıyla Türkiye genelinde de yok. Yani onların rest ünitelerinin olduğu yerde gaz yok, gazın olduğu yerde rest ünitesi yok. Dolayısıyla %90'ın üzerinde kazan verimini biz Ankara'da kabul ettiremiyoruz. Şimdi %85 verim kabulü nedeniyle bazı uygulamalarda bir büyük boy brülör kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu kullanıcıya zarardır. Bir büyük boy brülör fiyatları 60 milyon arttırıyor. Bu konuya bir çözüm getirmek lazım. Emisyon değerleri her üç şehirde de ilk devreye alışlarda ölçülüyor ve kontrol ediliyor. Sonraki yıllar için ne düşünülüyor. Yani kazanları ilk devreye aldığımızda biz emisyon değerlerini ölçerek bilgisayar değerlerini çıktılar halinde kuruluşlara sunuyoruz. Bursa'da da, İstanbul'da da, EGO'da da bu böyle. Ama sonraki yıllarda filtre kirlenmeleri, bazı değişiklikler, kalibrasyonda bozulmalar emisyon değerlerini değiştirebilir. Dolayısıyla sonraki yıllardaki uygulamalar ne olacak? İstanbul küçük kitapçığında gaz alarm cihazları kullanılır diyor. Eğer bunu bir mecburiyet haline getirirlerse bu cihazların da kalibrasyonu sorun çıkartacaktır. Bunu da dikkate almalarını rica ediyorum. Ayrıca bu sistemlerde gaz kaçak cihazları kesme nitelikli olabiliyor. Bu mutf~ğı da içerirse özellikle büyük sosyal kuruluşlarda elektrik kesintilerinde de gazın kesilmesi neticesini getiriyor. Bu İstanbul'da SSK uygulamasında sıkıntılar yaratmaya başladı. Dikkatlerini çekiyorum. Süleyman BULAK: Teşekkür ediyoruz. Ahmet AKÇAOĞLU'nun sorusunun birinci bölümünü Ankara cevaplandırıyor. İbrahim KAYMAZ: Ankara'daki etüd çalışmaları yalnız konutlara yönelik değildir. Ben bu arada eksik söylemiş olabilirim. Şebekeyi ilgilendiren bir etüd de yapıldı. Burada değiştirilmesi gerekli olan yerler tespit edildi ve o 1988'de doğal gaz kullanılana kadar yaklaşık %80'i değiştirildi. Ve halen değiştirilmesi gerekli olan yerler değiştiriliyor. Ama yeterli mi diyeceksiniz. Belki bazı yerler değiştirilseydi daha iyi olabilirdi. Ama öngörülen şeyler değiştirildi ve halen değişime devam ediliyor. Ahmet AKÇAOĞLU: Temizleme ile yeniden yapma arasındaki mali fark nedir? Yani yapılan iş fizibl olmuş mudur? İbrahim KAYMAZ: O dönemde (1987'nin başıydı) öyle yerler vardı ki kesinlikle değiştiremiyordunuz. Kızılay'ın ortası nasıl değiştirirsiniz. Fakat projede değiştirilmesi gerekli olan yerler değiştirildi, temizlenmesi gerekli olan yerler temizlendi. Maddi yönü derseniz, benim o günkü edindiğim intiba daha ucuzdu. Çünkü o gün uyguladığımız sistemle temizlediğimiz yerler daha ucuza geliyordu. Öyle yerler vardı ki 1940'larda yapılan şebeke kullanılıyor, bazı bölgelerde de 1 9 7 0 ' l e r d e şebeke çürümüş. O dönemde baca konusu gündeme geldi. Ama konutlarda pek dikkate alınmadı. Kazanlarda ise 300 baca sorunu oldu ama 150.000 abonede 300sorunönemli değil. Şu anda bacayla ilgili ciddi bir sorunumuz yok. Kalibrasyonla ile ilgili zaten Sanayi Bakanlığı'ndan aldıkları ve kendi kalibrasyon ünitelerinden geçirildiği için onunla bizim bir ilgimiz olmuyor. Ama örneğin Yüceay'dan alınan 100.000'in üzerinde sayacın kalibirasyonu bizim istasyondan geçti. Bizim israsyon 1935-40'lara dayalı Sanayi Bakanlığı'nın oluru ile kurulmuş Sanayi Bakanlığı denetiminde olan bir istasyon. Ankara'da bildiğim kadarıyla gazla ilgili Sanayi Bakanlığı'nın kendisinin kalibrasyonu yok. EGO'nun denetimi altında Sanayi Bakanlığı memurları gelip bir aksaklık gördükleri zaman bizi uyarıyorlar. Dışarıdan sayaç ithali durduğundan beri o israsyon kullanılmıyor. Yalnız şikayeclerüzerine kullanılıyor. Süleyman BULAK: Bursa'nın bu konuda söyleyeceği birşey var mı? Gürsel ASLAN: Aynı görüşteyim. ® DOĞAL GAZ DERGİSİ SAYI 36 Kalibrasyon üniteleri Bakanlığın denetimindedir. Eğer biz ona güvenmezsek hiçbir şeye güvenmememiz lazım. Kalite belgesi, garanti belgeleri buna beyandır. Evrak düzenlenmiş, beyan vardır herkesin bunu kabul erme mecburiyeti vardır. Oradaki beyan, bizim için geçerlidir. Alaaddin ATEŞ: Süleyman Bey, bir soru eklemek istiyorum. Ankara'da ısı merkezlerinde sayaç öncesi regülatörler neden kullanıldı? Süleyman BULAK: Teşekkür ederiz. Gürsel Bey'e bir soru vardı. Bursa'da kapasite sınırı getirmeden çift selenoit, tek selenoit kullanımı konusundaki görüşü nedir? Gürsel ASLAN: Evet şimdi yine başa döneceğim. Emniyet açısından istediğimiz bir hadise. Bir öneri vardı üç şehir bir araya gelsin buna bir karar versin, uygulanacaksa üç şehirde de uygulansın, ki biz uygulama taraftarıyız. Uygulanmayacaksa da diğer şehirlerde gaz işletmeleri bunun gereklerini ortaya koyarlar, gereksizdir derler ikna olursak uygulamayız. Bir yerde konuşulan bir unsur vardı; gaz alarm cihazı. Gaz alarm cihazını şart hale getirdiğiniz zaman topluma itici bir unsur koyuyorsunuz. Çünkü muhakkak bir tehlike var ki bunu şart olarak koyuyorlar diye vatandaştan bir tepki geliyor. Üzerinden attırdığınız korkuyu tekrar yeniden çekiyorsunuz. Onun için bu şart değildir, kontrollerimizde de var mı, yok mu diye aramayız bunu. İsterse koydurur, istemezse koydurmaz. Sorulan sorulardan biri proje onay ücreti alıyor musunuz idi. Biz proje onay ücreti değil sadece proje kontrol ücreti alıyoruz. Zaten kontrol ücreti onun içinde. Süleyman BULAK: Necati Eltekin Bey'in sorusuna cevap verilmiş oldu. Ahmet Bey'in soruları içerisinde emisyon değerlerinin üçüncü yıldan sonraki kontrol durumu soruluyor. Gürsel ASLAN: Şimdi emisyon değerleri ile ilgili şöyle kısaca birşey
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=