•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• o başarılı bir yıl geçirmiş olduğunu ifade etmek isterim, çıkacak ilk sayımızda 3 şehrimizin de 12 aylık bilgilerini verebileceğiz. Kullandıkları gaz miktarı, abone sayısı ve bunun yanındaki bilgileri tekrar aktaracağız. İstanbul için çok kısaca şunu söyleyeyim. Geçen sene sonunda kullanılan gaz miktarı 130 milyon m3'ci.i, bu sene 350 milyon m3'e ulaşcı. Ekonomik kriz yaşanmasaydı bu sayı belki 450 milyon m3'e ulaşabilirdi. Buna rağmen 350 milyonm3'eulaşması, son 5 veya 6 ay içerisinde 100.000 yeni abone kaydedilmiş olması, sektörün büyük bir gelişme içinde olduğunu gösteriyor. Bu mi.iessifolayın ertesi günü, yeni başlayacak olan Vakıfbank'ındi.işi.ik faizli kredi sistemi ile ilgili sadece DOSİDER merkezine birçok telefon edilmesi kredinin işleyişi hakkında bilgi istenmesi, sektörün gelişmesi açısından çok sevindirici bir olay. Ama maalesef bu olayın biriminde ortaya çıkan bir husus var. Şehirde insanlar gaz kullansın kullanmasın kilometrelerce döşenmiş şebekenin i.isci.inde hepimiz yaşıyoruz ve bu şebeke ile ilgili müdahalelerin sorumlu merciini öğrenmek istiyoruz. İGDAŞ gibi göri.inüyor ama, şebeke civarında yapılacak her türli.i hafriyat ve müdehalenin İGDAŞ'a bildirilmesi ve/ veya İGDAŞ' ın sürekli izlemesi şarc. Hacca, ti.im İstanbulluların şebeke ile irtibaclı olabilecek her mi.idehaleyi, her hafriyacı İGDAŞ'a bildirmelerini talep etmek lazım. Bu konuda bir ilan verilmesiniİGDAŞ'can calep eccik. Onlar da konuyu di.işüni.iyorlar. Çünkü bu müessif olayda, olaydan 5 gün önce TEK'in kimseye haber vermeden hafriyat yaptığı ortaya çıktı. Bu hafriyatın İGDAŞ'a bildirilmesi kon usunda, yazılı bildirimlerden öğrendiğim kadarıyla 1. derecede sorumlunun Çevre Belediye Başkanlığı olduğu ortaya çıktı. Çevre Belediye Başkanları, kendi mıntıkalarındaki bütün hafriyaclar ı, doğal gaz şebekesine zarar vermemesi bakımından evvela İGDAŞ'amuclakabildirmekzorundalar. Bunun ötesinde de kendileri bilmek durumundalar. Şimdi burda ne belediyenin bilgisi var, ne İGDAŞ'a bildirim var ve bu hafriyatı yapan TEK'in kendi elemanları olmayan taşeronların hafriyat yaparken, nerde hafriyat yaptıkları konusunda hiçbir bilgileri yok. Doğal gaz kulanmak ve kullanmamak fazla bir fark meydana getirmiyor. Çünkü buapartmandagaz kullanılmamaktaydı. Bu olayı benim gibi baştan sona yaşayan Osman Aksoy beye sözü bırakıyorum. Bugünkü konuşmada bu konuda sizlerden bilgi edindikten sonra, doğal gaz sektörünün yetkili kuruluşlarının, yetkili temsilcileri olarak bilgi, tavsiye, önerilerinizi bekliyoruz. Hem de Doğal Gaz Dergisi için 1995 yılı açısından içerik bakımından 94'ü eleştirmek, 95 ıçın önerilerimizi bekliyoruz. Katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Cabir ÖZGÜR: Ben sözü alabilir miyim? Doğal Gaz Dergisi kamu görevini yapar gibi bir hali var ve burda hem özel sektör, hem kamu sektöri.i hem de doğrudan doğruya vatandaşı ilgilendiren bilgilendirme içindedir. Zannediyorum kuruluşundan bugi.ine kadar da görevini bir dereceye kadar yapmış sayılır, tabi daha iyi olması için arkadaşlarımız açık kalplilikte görüş ve eleştiri lerini bildirirlerse hepimiz memnun olacağız. Ben hemen kendi önerimi yapayım yeri gelmişken. Zannediyorum Doğal Gaz Dergisi'nde bu "emniyet" ile ilgili konulara biraz öncelik vermeliyiz. Biz de genelde bu konularda "adam sendecilik" var, ciddiyet eksikliği var. O yüzden olan bazı hadiseler var. Onları nasıl düzeltiriz ve bu gibi hadiseler önlemenin kabul olacağını sanmıyorum ama minimuma indirebilmek lazımdır. Zannediyorum birşeyler yapabiliriz. Osman AKSOY: Efendim öncelikle bizleri de böyle bir toplantıya çağırdığınız için teşekkür ediyoruz. Ben olayla ilgili teknik bilgiler vereyim. Gerçi basın açıklamalarını bir arkadaşımız e DOĞAL GAZ DERGİSİ SAYI 36 yapmıştı. Şimdi olay şöyle: pazar günü saat 5.50'de patlama hadisesi meydana geliyor. Saat 06. l0'da beni aradılar. Ben de sanırım 07 .00 civarında olay mahalline geldim. Olay mahalline varığımda baktım Süleyman Bey orda. Helal olsun dedim doğal gaz deyince Süleyman Bey hazır ve nazır. Si.ileyman Bey'in orda olması olayın mahalle sakinleri tarafından anlayışla karşılamasına bi.iyi.ik katkısı olduğuna ben inanıyorum, en azından panik olmadı, biz halkı yatışrırmaya çalıştık. Si.ileyman Bey orda bir İGDAŞ mensubu gibi çalıştı. Kendisine burda teşekkür ermek istiyorum. Bizim işimizi orda önemli ölçüde kolaylaştırdı, maddi ve manevi yardımcı oldu. Foroğraflarımızı çekti, karnımızı doyurdu. Kendisine gerçekten çok teşekkür ediyoruz. Şimdi olayın meydana geliş şekli şöyle: biraz önce "İstanbul genelinde yapılan kazılarda birinci derecede belediye sorumludur" dedik. Bugün yeralcında herhangi bir işlem yapmaya karar verdiğinizde veya böyle bir ihtiyacınız olduğunda çok acil durumlar hariç, belediyeden ruhsat almanız gerekiyor. Yani ruhsat almadan hiçbir şekilde kazma vuramazsınız. Ancak çok acil bir arıza varsa o zaman sonradan ruhsan almak üzere yapılabiliyor. Benim göreve başladığım sıralarda, tabi bu öteden beri gelen bir problem, yeni bir problem değil, arkadaşlar bu tür sıkıntılarını gündeme getirmişlerdi ve biz Büyi.ikşehir Belediye Başkanına ve bütün· ilçe Belediye Başkanlarına bu şekilde bir müracaat etmiştik. Süleyman Beye o yazılardan bir fotokopi verdim. Yani yeraltında yapılacak her tür kazıdan İGDAŞ'ın haberi olmaksızın yapılmaması gerekir. Burda tabi daha önceden TEK'in yapmış olduğu bir kazı var. Fakat bu kazının bizim bu hasarımızla çok yakından bir ilgisi yok. Yani kazının yapıldığı noktada oluşmamış olay. Ancak, kazı yapılmış olması gazın apartman içine sızmasına dahaçokorram hazırlamış. Çünkü tiranşe yeni olması dolayısıyla sıkışmadığı için gaz ordan binanın içerisine girmiş. Şimdi
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=