Doğalgaz Dergisi 4. Sayı (Ağustos 1989)

minde % 70 gibi paylarla ağırlıklı bir yeri olduğu görülen sanayi sektörü, enerji kullanım verimliliğinin artırılması açısın dan en büyük potansiyeli oluşturmaktadır. Bu potansiyelin değerlendirilmesi, makro düzeyde doğrudan kaynak tasarrufuna, işletme düzeyinde ise, üretimde verim artışına, ve endüstriyel ürünlerin iç ve dış pazarlarda rekabet şansının artmasına katkıda bulunacaktır. Bu yazının da ana konusunu oluşturan endüstriyel ısı-güç santralleri, Türkiye'nin en önemli enerji kullanıcısı olan sanayi sektöründe, doğrudan enerji kullanım verimliliğinin artırılmasına yönelik yatı rımlardır. Birleşik ısı-güç santrall�rinin makro dü zeyde sağlayacağı yararlar, ana hatlarıyla şöyle sıralanabilir: - Birincil enerji kullanımındaki yüksek verim, kaynak tasarrufu demektir. Yerel kömürün, veya ithal edilen petrol ve do ğal gazın tasarrufu, doğrudan ulusal ekonomiye katkıdır. - TEK santrallerinin devreye alınmala rındaki 4-6 yıllık kronik gecikme sorunu göz önüne alındığında, endüstri sant callerinin 1-2,5yıl arasında değişen devreye alınma süreleri, ülke enerji bilan çosuna kısmi fakat kalıcı rahatlama getirecektir. - Enerji çevriminin tüketim yerinde ger çekleştirilmesi, elektrik iletim ve dağıtım kayıplarını ortadan kaldırarak, ek bir tasarruf sağlayacaktır. - Sanayi sektörünün bir kısmının kendi elektriğini üretmes;, kısa dönemde TEK'in yükünü hafifletecek, uzun dö nemde ise, merkezi TEK santrallerinde üretilen enerjinin, kendi elektriğini üretme şansına sahip olmayan servis ve konut sektörlerine daha fazla kanalize edilebilmesiyle, giderek artması beklenen elektrik enerjisi talebinin karşılan masına katkıda bulunulacaktır. - üretilen yararlı ısı ve elektrik. enerjisi bi rimi başına çevreye atılan katı, sıvı ve gaz halindeki madde miktarı, yalnız bu har üreten bir endüstri kazanına veya elektrik üreten TEK santraline göre da ha azdır. Enerji çevriminin yarattığı çevre kirliliği azalacaktır. - Endüstriyel elektrik üretiminin sağla yaçağı elektrik enerjisi arz artışı, seçilen santral teknolojilerinde modernleşme yi, işletmeciliğinde verimlilik ve üretkenliği, birim elektrik enerjisi maliyet lerinde azalmayı beraberinde getirerek, elektrikte bugün mevcut olmayan reka bet ortamının yaratılmasına yardımcı olacaktır. - Elektrik enerjisinin az sayıda merkezi santral yerine, dağılmış bir şekilde endüstriyel tüketim yerlerinde üretilmesi, ulusal güvenlik açısından da ek yarar sağlayacaktır. özetleyecek olursak, bir yandan refah düzeyinin yükselmesi için gerekli olan kişi başına yıllık elektrik enerjisi tüketimindeki artış, diğer yandan sanayi yatırımları ve çoğalan nüfusun beraberinde getirdiği elektrik enerjisi talep artışı, önümüzdeki yıllarda Türkiye'de bir enerji sorununu gündeme getirebilecek boyuttadır. Kapsamlı enerji politikalarının yokluğu, enerji konularına ilişkin idari ve icrai kararların sürekli gecikmesi ve yetersizliği, yakın bir gelecekte giderek büyüyecek bir enerji açığıyla karşı karşıya kalabileceğimize işaret etmektedir. Endüstriyel birleşik ısı-güç santralleri, merkezi TEK santrallerini ikame ederek değil, ancak Türkiye'nin en büyük elektrik tüketicisi olan sanayi sektöründe, enerji kullanım verimliliğini artırarak sağlaya cakları enerji tasarrufuyla, gelecekte karşılaşmamız muhtemel olan enerji sorunla rının çözümüne katkıda bulunabileceklerdir. Özel sektöre elektrik üretim serbestisi getiren 3096 sayılı yasa bu yolda atılmış önemli bir adım olmakla birlikte, bu yasanın asıl amacı, yeni elektrik santrali yatırımlarının mali yükünü, kısmen de olsa, TEK'ten yerli ve yabancı özel sektör kuruluşlarına aktarmaktan ibarettir. Buna ek olarak yapılması gereken, birleşik ısı güç üretiminin, sanayileşmiş Batı ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye'de de öneminin kabul edilerek bu alanda yapılacak yatırımlara getirilebilecek bazı kolaylıklarla, teşvik edilmesidir. SEKA, TDÇI, Erdemir, Şeker Fabrikaları, IGSAŞ, Seydişehir Aluminyum, Tü.praş, Petkim-Aliağa, Soda Sanayii, bazı Sümerbank fabrikaları gibi büyük kamu tüketicilerinde bugüne kadar buhar türbini bazında kurulmuş olan fabrika içi santrallerin, tesis değerleri açısından birleşik ısı-güç üretimine elve rişli küçük ve orta büyüklükteki kamu ve özel sektör kuruluşlarında cazip hale getirilmesiyle bunların ülke ekonomisi ve enerji bilançosuna katkıları sağlanabile cektir. 2. ENERJi POLITIKASI VE DOĞAL GAZ Sovyetler Birliği ile yapılan uzun vadeli doğal gaz anlaşması ve tamamlanan gaz boru nakil hattıyla, bu kaynak, Türkiye'de birincil enerji alternatifi haline gelmiştir. Ülke enerji planlamasının, ülkelerarası bir anlaşma ve döşenecek bir boru hattından ibaret olduğu varsayımı, doğal gaz alterna tifinin--bugün için--mevcut sorunları çözümlemeye katkıda bulunması yerine, ne yazık ki, yeni sorunları gündeme getirmesine yol açmıştır. Enerji politikasının yokluğu, bu kaynağın Türkiye piyasasına girişinde tam bir keşmekeşin yaşanılması na neden olmuş, doğal gazın nerede, 17

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=