o • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • Türkiye'de bugün doğal gazla ilgili yer altı depolarına çok ihtiyaç vardır ve doğal gazın alındığı ülkeleri mutlaka çeşitlendirmek lazımdır. Bunun yanında iletişim ve dağıtım şirketleri, müteahhitlik şirketleri, yerel yönetimler, ilgili mühendislik odaları, TMMOB ve üniversitelerin ilgili bölümlerinin temsilcilerinden oluşan uzman kadroların, asıl düzenlemelerin çıkarılması ve yürütülmesi, doğal gaz sektöründe çalışan mühendislik ve danışmanlık şirketlerinin denetlenmesi, standartların oluşcunılması, sektörün ve tüketicinin eğitilmesi konularını görüşmek üzere bir kurum oluşturması gerekir. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi profesyonel mühendislik yapısının ülkemizdeki doğal gaz sektöründe uygulamaya konulması, özellikle yetki belgesi gibi sorunların çözümü için bir yaklaşım olabilir, bu da doğal gaz mühendisliği alanında herhangi bir mühendislik dalının tekel yaratması yerine uzman ve deneyimli mühendislerin devreye girmesiyle sağlanabilir. Projelerde profesyonel mühendislik bürolarına yetki verilmelidir. Bu bürolar doğal gaz enstitüsü veya genel müdürlüğü tarafından denetlenmelidir. Oğ.uz..IÜRK.YILMAZ:.Teşekkürler Sayın CÜCÜ. Söz sırası TMMOB KMO Başkanı Sayın Nilgün ERCAN'da. Buyrun. Nilgün....ERC.A.N.: Teşekkür ederim. Ben sektörde kurumsallaşma konusuna değinmek istiyorum. 1987 yılında büyük ölçüde ithal doğal gazın Türkiye'ye girmesiyle gelişmeye başlayan sektörde bugüne kadar yaşanan sorunlar arkadaşlarım tarafından dile getirildi. Bugüne kadar görülen devletin taşımacılık şirketi BOTAŞ ve gaz dağıtım şirketleri dışında sektörde çeşitli ekipmanları üreten, kullanan sanayi kuruluşları, meslek odaları ve tüketicilerin de yer aldığı daha katılımcı bir yapının oluşcurulması gerekiyor. Bu yapının makro politikalardan başlayarak mikro ölçekteki konulara kadar müdahale edebilmesi yönünde çalışmalar yapıyoruz. Ancak bu konuda çok net olmadığımızı görüyorum. Sanıyorum doğal gaz birliği, doğal gaz enstitüsü, doğal gaz kurumu gibi nitelemelerle gündeme getirilen bu yapıda asıl amaçlanan, bugüne kadar konuyla ilgili bilgilere yeterince ulaşılamamış olması, çalışmaların oldukça dağınık bulunması ve bu nedenle bilgi birikiminin merkezileştirilmemiş olmasının verdiği sıkıntıları gidermektir. Bilgi birikimini mümkün olduğu kadarıyla yaygınlaştırmak ve yasal yapının oluşturulmasını sağlamak gerekir. Yasal yapıdan kastettiğim BOTAŞ'ın ana statüsü ve ilgili kanun hükmünde kararnameler değildir, mevzuatlar, standardizasyon, regülasyon ve normlardır. Bu yapı içinde tüketici güvenliğinin sağlanması ve gerekirse tüketici örgütlerinin bu yapı içinde temsil edilmesi, kaynakların daha verimli kullanılması yönünde tedbirlerin alınması gerekir. Meslek odaları olarak bizi daha çok ilgilendiren bir konu' da Türkiye'de bu sektördeki elemanların eğitimi ve bilgi birikimlerinin arttırılmasıdır, bu da hizmet içi eğirim ve yayınlar yoluyla olmaktadır. Türkiye Avrupa ile bir entegrasyona girmek istiyorsa konunun ulusal boyucuııu da düşünmesi gerekir. Bir mühendisin yetkilendirilmesi gerekiyorsa buna meslek odalarından başka hiçbir yapının "Bugüne kadar görülen devletin taşımacılık şirketi BOTAŞ ve gaz dağıtım şirketleri dışında sektörde çeşitli ekipmanları üreten, kullanan sanayi kuruluşları, meslek odaları ve tüketicilerin de yer aldığı daha katılımcı bir yapının oluşturulması gerekiyor." karışmaması ve yetkili olmaması gerektiğini düşünüyorum. Ancak buna karşı görüşlerin olduğu bir ülkede adına ister birlik, ister enstitü diyelim katılımcı bir yapıyı gerçekleştirmekte büyük sorunlar yaşayacağımızı düşünüyorum. Yine doğal gaz sektöründeki özelleştirme programı sadece ulusal boyutta değerlendirdiğimiz bir konu değildir. Bu Avrupa Birliği hatta Dünya Bankası politikaları çerçevesinde değerlendiriliyor. Bu konunun Türkiye'de ciddi şekilde tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye'nin enerji ve doğal gaz sektöründe kendi polirikalarıııı oluşturmadan yurrdışından gelen zorlamalarla kaos içine düşmüş bir piyasayı karşısında bulabileceğini düşünüyorum. Oğuz..I.ÜRKYILM.AZ: Teşekkürler Sayın ERCAN. Son konuşmacımız Makina Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Mehmet SOĞANCI'nın gündem konusuyla ilgili görüşlerini almak istiyoruz. Buyrun. o DOĞAL GAZ DERGİSİ SAY/ 41 Mclıme..LS..Q. Ğ..6.N.C. L Teşekkürler Sayın Başkan. 1980'li yılların ikinci yarısından itibaren doğal gaza geçen Türkiye hazırlıksız yakalanmıştır. Aradan geçen yaklaşık 1 O sene boyunca her toplantıda bunu dile getirdik, Türkiye'de hala ulusal bir iç tesisat ve doğal gaz altyapı yönetmeliği yok. İdareler Türkiye'de kredi kapsamındaki ülkelerin yönetmeliklerini kullanıyorlar. Biz MMO olarak örgüt içinde bu işe nasıl müdahale edeceğimizin tartışmasını yaptık, merkez doğal gaz komisyonu kuruldu. İçinde EGO'dan, BOTAŞ'ran, üniversiteden, özel sektörden arkadaşlarımız vardı, çeşitli tespitler yaptık. Tahmin ediyorum hazırlıksız yakalanmayı aşan ilk örgütlenme biz olduk. Merkez doğal gaz komisyonumuz bu tespitlerle Türkiye'deki gazın muhtemel gelişimi noktasında bir yapılanmanın gerekliliği üzerinde duruldu. Bugün gazın gittiği Bursa'da, İzmir're, Eskişehir'de, İsranbul'da MMO'nun komisyonları var. MMO ve onun üyeleri bu sektörün önemli bir parçasıve bunlar için meslek içi eğirim çalışmasına yöneldik. Türkiye'de artık makro politikaların da tartışılması gerekiyor. İç tesisat yönetmeliği konusunda ETKB'de yapılan tartışma kimyacı, makinacı, petrolcü tartışması değildi. Orada bir kurum anlayışı vardı. Meslek odalarının işleri tartışıldı. Arkadaşlarımdan rica ediyorum eğer mevcut yönetmelikler ETKB'de yapılan komisyon toplantısında ittifakla kabul ettiğimiz gibi değilse buna göre bir düzenleme yapalım. Resmi Gazere'de yayımlanması o kadar önemli değil. Doğal gaz altyapı yönetmeliği ramşmalarıııa girelim. Bu konudaki sorumluluğa oda olarak ortak olmak istiyoruz. Hangi malzemeleri hangi standartlarla, hangi verimlilikte ve hangi korunma maddeleriyle kullanacağımızı tanımlayalım. Bu ülkede doğal gaz adına bir şey yapılacaksa bir kurum olsun ve burada tarafların hepsi kendilerini temsil ersinler. Bu kurum özerk olsun, kurumun kendine has gelir kaynakları bulunsun. Devletin bu kuruma öncülük edip ermemesini o kadar önemsemiyorum. Bugün doğal gaz konusunda gerek üretici, gerek yapımcı noktasında yetişmiş eleman ve firma vardır. Bunları doğru değerlendirebilirsek sanıyorum doğal gazın kamu yararına daha iyi kullanımı söz konusu olacaktır. Oğuz......IÜR.K.YILMAZ: Teşekkürler Sayın SOĞANCI. Tüm panelistlere teşekkür ediyorum ve paneli kapatıyorum.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=