Doğalgaz Dergisi 52. Sayı (Eylül-Ekim 1997)

bölgede insanların hareketlerini kısıtlaması ise sosyal bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısı ile hava kirliliği bütün ülkeler için her yaştan ve her kesimden insanın birlikte çözmesi gerektiği bir olgudur. Hava kirliliği genel olarak taşıtlar gibi hareketli ve güç santralleri, sanayi tesisleri, konutlar v.b gibi sabit kaynaklardan, gaz ve partikül emisyonu şeklinde doğrudan doğruya veya dolaylı olarak çevreye yayılan kirleticilerden oluşmaktadır. Motorlu taşıtların egzoslarından kaynaklanan hava ve çevre kirliliği, son yıllarda en önemli problemlerden birisi olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Çağın gereği olarak-artan tüketim, enerji ve ulaşım ihtiyaçları ile birlikte bu problem daha da artmaktadır. Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirleticilerin en önemlileri Azot Oksitler (Nüx), Karbonmonoksit (CO) ve Hidrokarbonlar (HC) ile partiküller olarak sıralanabilir. Çevreve insan sağlığına zararlı olan bu kirleticiler egzos gazlarının hacimsel olarak 1 %'ini oluşturmakta olup, motorun çalışma şartlarına bağlı olarak değişik davranışlar göstermektedir. Yurt dışında yapılan çalışmalarda, motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyonların toplam hava kirliliginde önemli oranda etkili olduğu belirlenmiştir. Bunu endüstri ve konut bacaları, termik santraller ve diğerleri izlemektedir. Geçmiş yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri'nde motorlu taşıtlardan kaynaklanan hava kirliliğinin toplam hava kirliliğinde oranı 42 % (1], Almanya'da 47 % olarak bulunmuştur [2]. Ülkemizde yapılan çalışmalarda, Ankara için egzos gazlarının hava kirliliğindeki etkisi partikül emisyonlarında 42 %, hidrokarbon emisyonlarında 86 %, azotoksit emisyonlarında 73 %, karbonmonoksit emisyonlarında 87 % ve toplam hava kirliliğinde ise 74 % olarak belirlenmiştir [3]. Verilen emisyonların yakıt tüketimi bazında emisyon değerlerinin benzinli ve dizel motorlara göre değişimi ise Tablo. 1 ile verilmektedir. KİRLETİCİLER BENZİN DiZEL (kg/Ton) MOTORLU MOTORLU Partiküller 1 .9 18.0 co 500.0 10.0 HC 90.0 30.0 NO')( 20.0 37.0 SO? 1 .5 6.0 Tablo. 1 Ankara'da Ulaşımdan Kaynaklanan Kirleticilerin Yakıt Tüketimi Bazında Emisyon Değerleri Doğal Gaz Dergisi 105 Article Tabloda verilen emisyon değerlerinden hareket edilerek yapılan çalışmada ise 1993 yılında Ankara'da, 4.650 ton kükürtdioksit, 32.000 ton azotoksit, 48.000 ton hidrokarbon, 157.000 ton karbonmonoksit ve 12.600 ton partikül maddenin ulaşım nedeni ile havaya atıldığı verilmektedir [3]. Tablo. 1 ile verilen değerler, motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyonların Ankara için de diğer ülkelerdeki kadar, hatta daha önemli bir yeri olduğunu göstermektedir. Gelişmiş ülkeler havanın kirlenmesi ile oluşan olumsuz etkilere karşı tedbirler alma yoluna giderek, kirletici kaynaklardan yayılan emisyonların azaltılması ve kontrol altında tutulmasına yönelik standartlar getirmişlerdir. Bu standartlarda belirlenen sınır değerler bir geçiş süreci yaşandıktan sonra, kademeli olarak azaltılmış ve günümüzde uygulanmakta olan sınırlara çekilmiştir. Bu standartların olabildiğince alt sınırlara indirilmesi, mevcut teknolojilerin geliştirilerek egzos emisyonlarının azaltılması çalışmalarına hız kazandırmıştır. Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin azaltılması çalışmaları ile ilgili olarak değişik ülkeler, değişik yaklaşımlarda bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı, kurşunsuz yakıt gibi mevcut yakıt kalitesini iyileştirmeyi amaçlarken, bazı çalışmalar da çift yakıt veya doğal gaz, sıvılaştırılmış petrol gazı (Liquefied Petroleum Gas - LPG) olarak adlandırılan, propan ve bütan gazları veya bunların belirli oranlarda karışımları gibi alternatif yakıt türleri ile elektrik veya güneş enerjisi v.b kullanıldığı yeni araç teknolojileri üzerinde sürdürülmektedir. Bu çalışmalarda zorlayıcı etken çevre kirililğinin azaltılması veya önlenmesi olmakla beraber, kullanılan yakıt rezervlerinin azalması, fiyatların yüksek olması, üretici firma sayısının ve ürün çeşitliliğinin artması ile malzeme, imalat, enerji v.b mühendisliğin her dalında teknolojinin hızla ilerlemesinin önemi de inkar edilemez. Alternatif yakıt olarak Amerika, Kanada, Japonya, Güney Kore ve Avusturalya ile bazı Avrupa ülkelerinde LPG kullanılırken, Brezilya'da etanol kullanılmaktadır. İtalya, Yeni Zellanda, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nde doğal gaz kullanımı da tercih edilmektedir. Bazı Afrika ve Asya ülkelerinde kullanılan ve sebzeden elde edilen yakıtlar ise geniş çapta kullanılmamakta, fakat üzerinde araştırmalar devam etmektedir. Bu alternatif yakıtlar sıkıştırmalı ateşlemeli sistemlere daha uygun olduğu için genellikle dizel motorlarda kullanılmakla beraber; gaz, alkol ve türevi yakıtlar kıvı lcım ateşlemeli motorlarda da kullanılabilmektedir [4]. Gelişmiş ülkelerde gerek E lul-Ekim'97 Sa ı 52

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=