Doğalgaz Dergisi 52. Sayı (Eylül-Ekim 1997)

Makale • Devletin finans kaynakları, sosyo-ekonomik hayatımızın gerektirdiği elektrik enerjisini üretip, dağıtacak elektrik sistemleri tesis etmeye yetmemektedir. Dış finans kaynaklarını Türkiye'ye yönlendirme çareleri aranmalıdır. • Gelişen ülkelerde giderek yaygınlaşan, "elektrik üretim sistemlerinin verimliliği" kavramı ve bu verimliliği sağlayan yüksek teknoloji Türkiye'ye taşınmalıdır. İşte Türkiye'de KOJENERASYON uygulamalarına hayat veren OTOPRODÜKTÖRLÜK yönetmeliği 3096 sayılı yasa çerçevesinde, 04.09.1 985 tarihinde yüksek verimli elektrik üretim sistemlerinin OTOPRODÜKTÖRLER tarafından kurulmasını sağlamak maksadıyla çıkartılmıştır. 3- TÜRKİYE'DE KOJENERASYON UYGULAMALARININ BUGÜNKÜ DURUMU Bildirimizin başında, OTOPRÜDÜl<TÖRLÜK yönetmeliğinin 12 yıldır yürürlükte fakat, KOJENERASYON yatırımlarının ancak 5 yıldır gündemde olduğunu vurgulamıştık. Gerçekten de, 04.09.1 985 tarihli yönetmeliğin getirdiği yorucu, uzun ve ağır bürokrasi yükü ve teşviklerin iyi anlaşılamaması nedeniyle ilk yedi yıl içinde uygulama çok yavaş yürümüş ve son 5 yıl içinde ise adeta patlamıştır. OTOPRODÜKTÖR'lük yönetmeliği çerçevesinde 1 997 Temmuz ayı sonuna kadar 24 tesis tamamlanarak yaklaşık 837 MW'lık elektrik üretim kapasitesi işletmeye açılmıştır. Ayrıca toplam üretim kapasitesi 878 MW olan 31 kojenerasyon tesisinin ETKB'dan kuruluş izinleri alınmış ve inşaatlarına başlanmıştır. Bunların dışında toplam kapasitesi 1 066 MW olan 51 tesis için OTOPRODÜKTÖRLER'in ETKB'ya yaptığı müracaatların inceleme ve değerlendirme aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Tüm kojenerasyon tesislerinin hayata geçirilmesi ile, 2780 MW'lık ilave elektrik üretim kapasitesi yaratılmış olacaktır. Bu kapasitenin Türkiye'de halen TEAŞ tarafından işletilen tüm termik santralların kurulu gücünün (10.000 MW) % 28'ini oluşturduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Yani OTOPRODÜl<­ TÖRLÜK Yönetmeliği sayesinde hem TEAŞ'ın yani DEVLET'in sırtından 2800 MW'lık tesisin yatırım yükü (yaklaşık 2 milyar dolar) özel sektöre kaydırılmış, hem de uygulanan yüksek teknolojinin getirdiği verimlilik artışı sayesinde yılda yaklaşık 2 milyon TEP enerji tasarrufu sağlanmış olacaktır. Ayrıca TEAŞ'ın ve ÇEAŞ'ın mevcut üretim kapasitelerinin yetmemesi nedeniyle 1996 ve 1997 yıllarında beklenen elektrik kesintileri, OTOPRODÜKTÖR yatırımları sayesinde, krize dönüşmeden atlatılmış olmaktadır. 4-KOJENERASYON UYGULAMALARINDA SORUNLAR Elektrik ve ısı enerjilerinin birlikte üretim teknoloj ilerinin uygulanmasına hayat veren 1 985 tarihli OTOPRODÜKTÖRLÜK yönetmeliğinin çıkarttığı ve bu tesisleri teşvik kapsamına aldırttığı için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkililerini kutluyoruz. Kanaatimizce bu uygulama ekonomimizin kalkınma hızına verilen en büyük desteklerden biridir. Ayrıca geçen Kojenerasyon konferansı kapanış bildirisinde yer alan uydu kentlerin ve hastanelerin kojenerasyon sistemlerinin de teşviklerden yararlanması hususu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 02.08.1997 tarihinde yayınlanan bir yönetmelikle yerine getirilmiş olmaktadır. Bu çalışmalar için takdirlerimizi ifade ederken, kojenerasyon uygulamalarının hızını kesen önemli engelleri vurgulamadan geçemeyeceğiz. a) Türkiye'de kojenerasyon uygulamalarını kolaylaştıran ana yakıt doğal gazdır. Ancak bugün, bırakın doğal gaz hatlarının henüz ulaşamadığı bölgeleri, doğal gazın ulaştığı bölgelerde bile gaz sıkıntısı yüzünden ETl<B'dan onay almış projeler bile, BOTAŞ'ın doğal gaz vermemesi nedeniyle 1 999, belki de 2000 yılından önce işletmeye alı namayacaktır. Ayrıca doğal gazın Türkiye'nin çok sınırlı bir bölgesine veriliyor olması, bölgeler arası haksız rekabete yol açtığı kadar, kojenerasyon uygulamalarının ülke çapında yaygınlaşmasını, yani ekonomimize daha yüksek katkı sağlamasını frenlemektedir. Doğal gazda iki yıldır Eylül-Ekim'97 Sayı 52

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=