Doğalgaz Dergisi 52. Sayı (Eylül-Ekim 1997)

Bu tür emisyonları en az salan enerji kaynakla salımı yapmazlar. Eğer Dünyadaki 442 nükleer güç santralı yerinde, aynı gücü üreten kömür santralları olsaydı her yıl Dünya atmosferine 2.7 milyar ton daha fazla CO2 salımı yapılmış olacaktı. Bugün Dünya toplam CO2 salımı yaklaşık 20 milyar ton CO2'dir.Bunun yanısıra milyonl arca ton kükürt ve azot oksit salımı da önlenmiştir. Nükleer enerjiden şu ana kadar elde edilen enerji fosil kaynaklardan elde edilmiş olsaydı, Dünya CO2 emisyonu bugünkü değerinden %8 daha fazla olacaktı. (Şekil 1) % 1o �-�-�---.----.--- --.- 1 -..., 16 +---+---t----,------t-- __..-L---" -+---=-ı 14 +- - -+-- --+-----� 12 / -���;;�.�; 10 +---+---+----+� 8 -+--+---,....,.,--ı,-...--- ---- 6 4 2 HIDRO o +---+----+--+----t---t-----i 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 Şekil 1. Hidra ve Nükleer Enerji Kullanımı ile Atmosfere Salımı Önlenen C02 Yüzdesi Bir nükleer reaktör, doğası gereği bomba gibi patlamaz. Nükleer santrallarda patlama, buhar basıncı veya kaza sırasında oluşan hidrojenin yanması ile olabilir. Enerji üretim kaynaklarının zararlarını tartışırken en anlamlı karşılaştırma, bir enerji kaynağının tüm çevrim boyunca insan sağlığına ve çevreye verdiği risklerin karşılaştırılmasıdır. Açıklanan resmi verilere göre, Çernobil Nükleer Santral kazasına rağmen , nükleer enerji en düşük risk (ölüm/GWeyıl) değerine sahiptir. Tablo 2 'de 1969-1986 yılları arasında enerji üretim santrall�rında meydana gelen büyük kazalardaki ölenler ve Olay Ölüm/Olay Enerji Cinsi Sayısı Kömür 62 10 -434 Petrol 63 5 -500 Doğal Gaz 24 6 -452 Hidroelektrik 8 1 1 - 2500 Nükleer 1 31 Article üretilen enerji başına ölen kişilerin sayısı verilmektedir. [4] Nükleer güç santrallarında herhangi bir kaza sonucu hasar gören yakıt elemanlarının içindeki fisyon ürünleri açığa çıkabilir. Çeşitli nükleer tesislerde yaşanan çok ciddi kazalar sonrasında açığa çıkan fisyon ürünleri salımları Tablo 3'de verilmiştir. [5] Fisyon ürünlerinin atmosfere çıkabilmesi için tüm engelleri aşması gereklidir. En son engel olan, reaktör dış güvenlik binası işlerliğini yitirmemiş ise çevre halkına intikal edecek doz çok sınırlı kalacaktır. Nükleer atıklar, nükleer yakıt çevrimi aşamalarında (madencilik, yakıt üretimi, reaktör işletmesi, kullanılmış yakıtlar, ve reaktörün sökülmesi) ortaya çıkmaktadır. Nükleer atıkları genel olarak düşük, orta ve yüksek seviyeli atıklar olaraksınıflandırmak mümkündür. 1 000 MWegücünde, %75 yük faktörü ile çalışan ve yılda 6.6 milyar kWh enerji üreten bir nükleer güç santralı için yıllık radyoaktif atık miktarları aşağıda verilmiştir: Yüksek seviyeli radyoaktif atık 27 ton (3m3)(kullanılmış yakıt) Orta seviyeli radyoaktif atık 310 ton Düşük seviyeli radyoaktif atık 460 ton İçinde çok aktif ve çok uzun yarı ömürlü izotopların yer aldığı yüksek seviyeli radyoaktif atıkların, camlaştırılarak korozyona dayanıklı kaplar içinde yer altındaki uygun katmanlar içindeki galerilerde saklanması mümkündür. Santralın normal işletme sırasında kontrol altında gaz ve sıvı olarak radyoaktif maddeler çıkarmasına izin verilir. Çıkan ürünler daha çok kripton ve ksenon gibi asal gazlardır. Havalandırma sisteminde bulunan bu gazlar son derece sıkı kontrolden sonra atmosfere salınırlar. Sıvı atıklarda bulunabilecek sezyum-137, potasyum gibi radyoizotoplar, can I ı lar tarafı n d a n abso rpl anabi I i r, stronsiyu m-90 ise organizmada kalsiyum gibi davranır. Bacadan salınan gazlar için 0.05 mSv/yıl, tüm vücut dozu 0.15 mSv/tiroid dozu, kondansör soğutma suyu ile bırakılan radyoaktivite için 0.03 mSv/yıl sınır değerlerinin aşılmaması ABD Lisanslama Kuruluşu (USNRC) tarafından istenmektedir. Gerçek değerler, verilen sınır değerlerden çok daha düşüktür. ABD'de bir reaktörün 80 km çevresindeki doz 0.004 mSv/yıl ve bu Toplam Üretilen Enerji Ölüm / Enerji (Ölüm/ Ölümler (GW.yıl) GW.yıl) 3600 1 0000 0.36 2070 2 1 000 0.1 1 440 8600 0. 17 3839 2700 1.42 45 1 1100 n Od ' Kaza sırasında ve hemen sonrasında ölen 31 kişi dışında, akut radyasyon sendromuna yakalanan kişi sayısı 13 7'dir. Kazadan sonra geçen on yıl içinde 14 kişi daha ölmüştür. /6], /7] ' Doğal Gaz Dergisi 249 Eylul-Ekim'97 Sayı 52

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=