Doğalgaz Dergisi 52. Sayı (Eylül-Ekim 1997)

Güncel gereken talimatname ve nizamların sistemlerin gerisinde kalması teknoloji ve özel sektör hızına yetişememesi gelmektedir. Örnek olarak burada 1000 kW'lık yani 1 MW'lık doğal gaz, küçük bir gaz motor kojenerasyon tesisinin emisyon limitleri ölçüleri arasında mevcut herhangi bir tanıma uymadığını ve kazan gibi değerlendirildiğini söylemek istiyorum. Fakir karışım yanma prensibi ile herhangi katalizör gerekmeksizin Alman TA-LUFT emisyon limitlerini sağlayabilen bu sistem tanım eksikliği sebebiyle emisyon ölçümlerinde problem yaşıyor. Bu sorunu nasıl aşabiliriz, önerileriniz var mıdır? Melih AKALIN - Emisyonla ilgili belirlenmiş hava kalitesi koruması yönetmeliği ile ilgili bir soru bu anladığım kadarıyla. Burada ölçüm sistemiyle ilgili bir sıkıntı olduğu ortaya çıkıyor. Yönetmeliklerde mümkün mertebe hepsi· ifade edilmeye çalışılıyor, ama özellikle yeni gelişen bir teknoloji, yeni gelişen bir metod özelinde bir durum yaratıldığında bunun mümkün olmadığı tespit edilirse esasen bu bilgi Bakanlığa ulaştığında Bakanlık buna kendisininyapacağı bir yorumla mutlaka cevap verecektir. Yani bu konuda hemen yönetmelikte bir değişiklik beklemek mümkün değil, ama yönetmeliği Bakanlıklar çıkartıyor. Bakanlığın bir yorumu: Özel bir "olur"la bu yeni bir metodsa, yeni bir ihtiyaçsa bu tespit edilir ve sorun çözülür. Eğer gelirlerse ben kendilerine yardımcı olmaya hazırım. Özkan AĞIŞ - Sayın Melih AKALIN size yöneltilmiş bir soru daha var Necdet GÖLÇE, ENPA'dan "Emisyon limit Doğal Gaz Dergisi 265 değerlerinde yeni düzenlemeler düşünülüyor mu? Amaç edinilen bir limit model var mı? Örneğin, Alman TA-LUFT normu gibi? Melih AKALIN - Bu tür emisyonla Emisyonla İlgili Değerlendirmeler Almanya'dan Uyarlanmıştır. ilgili değerlendirmeler Almanya'dan uyar l anmıştır. Bunu herkes biliyor. Sınır değerler de Almanya'nın öngördüğü sınır değerlerden daha yumuşak, daha altta değerlerdir. Bunu yapmanın nedeni çevre hareketinin, çevre düşüncesinin yeni gündeme gelmiş olması, sanayinin buna hazır olmaması gibi nedenler. Bununla ilgili eğer hakikaten yine de yanlış olan bir değerlendirme varsa, bu değerlendirme kıstas gösterilmek kaydıyla Bakanlığımıza intikal eder. Bu da değerlendirilir. Ama ben genel için bir şey söyleyeyim, genelde bizim yönetmeliktelerimizin gösterdiği değerler hiçbir zaman Batı'nın, Avrupa'nın, Dünya Sağlık Örgütü'nün öngördüğü değerlerin üzerinde değil, hatta onlar kadar bile değil. Bence bu konudaki sıkıntı teknolojiye bağlı olan sıkıntı, faaliyete bağlı olan bir sıkıntı. Biz İleri Teknolojilere Ulaştığımız Ölçüde Bu Emisyonel Değerler Mutlaka Aşağı Çekilecek. Yani biz ileri teknolojilere ulaştığımız ölçüde bu emisyonel değerler mutlaka aşağı çekilecek. Ama biliyorsunuz teknoloji transferinde ucuz olan, ticari ön plana çıkıyor, sıkıntı da oradan başlıyor. Sonradan siz ne kadar ilave tedbir koysanız, ne kadar tedbir almaya çalışsanız sıkıntıyı çözemiyorsunuz işte bunun için çevre konusunda sanayicilerin birinci şartı teknolojiyi çok iyi seçmek ve bunu çok iyi takip etmek. Ucuz diye baktığınız zaman işte bu sıkıntılar sonradan doğuyor. Burada sektörün kendine yönelik tedbirleri olması gerekir. Yine de eğer değerlendirmede bir özel aşınım varsa kendilerine Dünya standartlarını gösteririz, bizdeki değerleri gösteririz. Durumu da izah ederiz. E lıil-Ekim'97 Sa ı 52

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=