Değerli Okurlar, Ülkemizde doğal gaz kullanmaya başlayan şanslı şehirlerimizde bu şans ne yazık ki sadece bu güne kadar abone olan ve kullanıma başlayan vatandaşlarımız için geçerli durumdadır. Çünkü BOTAŞ'ın yeteri kadar gaz temin edememesi nedeniyle şehirlerdeki doğal gaz arzında önemli bir sıkıntı başgöstermiştir. 1987 yılından.bu yana, öncelikle Rusya'dan gelen boru hatlarıyla, daha sonra da Marmara Ereğlisi'nde tesis edilen LNG terminaliyle, ülkemizin Batı ve Orta Anadolu bölgelerine sunulmakta olan doğal gaz, pek çok olumlu özelliğiyle, hem sanayicimizin proses ve ısıtma ihtiyacına, hem de vatandaşımızın konutlarındaki ısınma, sıcak kullanım suyu ve pişirme ihtiyacına çok ekonomik bir çözüm olmuştur. Önceleri kullanım talebi yaratmak için büyük çabalar gösterildi ve mevcut uygun ortam ve koşullar sonucu, kısa zaman içinde talepte önemli oranlarda artışlar kaydedildi. Bu artış öyle büyük bir miktara ulaştı ki, günümüzde bu talebe yanıt verilemez duruma gelindi. Ülkemizin en büyük en fazla sorunlu şehri, İstanbul'a tahsis edilen gazın yetersizliği nedeniyle bu şehrimizde doğal gaz abonesi olunamamaktadır. Büyükşehir Belediye Başkanı 1.000.000'uncu aboneye ulaşılmasının müjdesini vermekte, fakat artık yeni abone kaydını yapamayacaklarını açıklamak zorunda kalmaktadır. Bu açıklamanın yapıldığı tarihte 15 milyonluk lstanbul'un yaklaşık 4-5 milyonu gaz kullanmaya başlamış, büyük çoğunluğu ise henüz bu şansı yakalayamamış durumdaydı. Doğal gaz kullanımının şehre kazandırdıklarına bakarsak; daha iyi ve temiz bir çevre, yakıt tasarrufu, konfor ve rahat bir yaşam kolayca gözlemlenebilmektedir. 1997 yılı için BOTAŞ'ın şehirlerdeki gaz kuruluşlarına vermeyi taahhüt ettiği gaz miktarı talep edilen miktara göre yeniden belirlenebilse, lstanbul ve diğer gaz arzı yapılabilen şehirlerde gerçekleştirilmiş ve planlanmış alt yapı yatırımları ve mevcut talep dolayısıyla tahminen iki misli artabilecek durumdadır. 90'lı yılların başındaki kış aylarında radyo ve televizyonlardan anons edilen Ankara, İstanbul, Bursa, _Eskişehir ve lzmit'te çevre kirliliği raporları, linyit kömürü taşıyan kamyonların neden olduğu trafik karmaşası ve kirlilik henüz unutulmadı. Sadece linyit tüketimi açısından örneğin lstanbul'da 1 O milyon tonluk tüketimin 3,5-4 milyon tona düşmesi önemli bir göstergedir. Ayrıca binaların çoğunda kullanılmakta olan düşük verimli kalorifer kazanları, kat kaloriferleri ve sobaların kömürle çalıştırıldığı koşulları hatırlarsak, o günlerde oluşan çevre kirliliği ve yakıt israfının mevcut teknolojinin eski olmasından kaynaklandığını hemen söyleyebiliriz. Doğal gazın kullanılmasıyla bu cihazlar yerlerini yeni ve çağdaş teknolojiye sahip cihazlara bırakmak zorunda kalmışlardır. Tesis edilen cihazların otomatik kontrol sistemleri, dış hava ve iç ortam koşullarını dikkate alarak çalışma imkanları ve yüksek verimli olmaları hem kullanıcılara, hem de ülkemiz ekonomisine çok olumlu katkılarda bulunmaktadır. Bu yeni cihazlar ise, öncelikle yerli sanayicilerimizi kendi tesislerini yenilemek ve AR-GE departmanlarına daha fazla önem vermek zorunda bırakmıştır. Yeni yatırımlar gerçekleştirilmiş, satış ve dağıtım organizasyonları genişletilmiştir. Bu yeniden yapılanma süreci içinde gerek teknik, gerekse idari kadrolardaki eleman ihtiyacıyla, ülkemizin iş gücünün ve dolayısıyla da istihdamın artmasına neden olmuştur. Bu durumda düşünülmesi gereken soru, doğal gazın elektrik üretiminde mi, yoksa konutlarda mı kulanılmasının daha doğru olduğudur. Çünkü bilinmektedir ki Türkiye'ye getirilebilen doğal gazın % 53'ü elektrik üretiminde kullanılmaktadır. Bu oran hiçbir ülkede bu ölçüde yüksek değildir. Gelişmiş batılı ülkelerde bile doğal gazın elektrik üretiminde tüketilen oranı % 15-20'yi geçmemektedir. Sonuç olarak; doğal gaz öncelikle konut tüketimine sunulmalıdır. Ancak kaçınılmaz ihtiyacımız olan elektrik üretimi için de mevcut olan çeşitli seçenekler değerlendirilmeli ve gerek hidrolik, gerekse nükleer santraller veya doğal gaz gibi elektriğin de ithali düşünülmelidir. En derin saygılarımızla, Süleyman BULAK TEKNİK YAYINCILIK, TANITIM A.Ş. Yön. Kur. Bşk. / Chairman Dear Readers, in recent years there appeared some problems in natura! gas supply by Botaş in Turkey due to the increase in demand side. Since 1987 there is a natura! gas supply in West and Middle Anatolian Regions from Russian pipeline and Marmara Ereğli LNG Terminal. However this supply doesn't meet the demand in lstanbul. Only 4-5 million of its 15 million population has got the chance to use natural gas. in this respect there is a challenge for Turkey whether to use natura! gas in electricity generation or in houses. Because 53 % of imported natural gas is used in electricity generation. Developed countries use only 15-20 % of its natural gas in electricity generation. So in Turkey also a larger amount of this natura! gas supply should be used in houses. And for electricity generation other alternatives like hydraulic and nuclear plants or importing should be considered. 3
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=