Makale İkincisi, siz memlekete sokarken kullanmak için muhakkak bir terminal yapacaksınız. Bu terminal; basit bir şey, bir petrol depolaması değildir. kriojenik bir depolamadır. Yani 160 0C'la - 190 °c arasında bu gazı orada tutmanız lazım ve ondan sonra bunu tekrar gazlaştırırken enerji sarfedersiniz. OğuzTÜRKYILMAZ(MEC), Ali KIZILKAYA v\YQ\Z! ve H. 8. Nezihi BERKKAM (TEKFEN) Böylece %30'a varan bir fiyat farkı vardır, yani piyasaya verirken eğer LNG veriyorsanız gazlaştırıp diğerine nazaran %30 daha pahalı verme mecburiyeti vardır. Bu fiyat dengesini bozar, yarın 397 kalksa, kalkmasa dahi tüketici bakımından düşündüğünüzde tabiatıyla yakıtınız rekabet eder bir fiyatla satın alınmalıdır. Bunu düşündüğünüzde, % 30'un etkisini göz önünde tutmanız lazım. Bunu düşünerek yapılan etüdlerde 201 O yılına kadar, o zaman yapılan etüdlerde ki, 30 yıl kadar bir zamanı kapsıyordu . Azami kuru gaza oranının o/o 30 olabileceğini, % 20-25'in ideal olduğunu tespit etmiştik. Şimdi bunu muhafaza etmek mecburiyeti var ve zannediyorum bu da muhafaza ediliyor. Şunu belirteyim, bir elektrik santrali kurmak üzere genel şebekeye vermemeküzere, eğer terminalinizi de ekonomik hesabımızda uygun mütalağa ediyorsanız ve deniz kenarında kuruyorsanız bu şeyi, elektrik santraJının yanına bir terminal yapabilirsiniz. % 54 randıman elde ediyorsanız ki, (işletme randımanı % 54 ile % 50 arasındadır) bu defa ekonomik olma sınırlarını fazla zorlamıyorsunuz, enerji üretiminde ancak genelşebekeye milli şebekeye verirseniz, ekonomisini bozarsınız. Doğal Gaz Dergisi 81 Bundan Sonra Ne Olacak? Buraya kadartarihsel kısım ve tarihsel gelişmeleri arz etmekle kaldım. "Bundan sonra ne olacak" elediğiniz vakit Türkiye, kaynak çeşitlendirmesine önem vereli ve vermeye devam etmektedir. Burada dikkat edilecek nokta; doğal gaz, petrol gibi değildir. Bilhassa kuru gaza bağlandığınız vakit, hatta sıvı gaza da uzun vadeli bağlanırsanız ekonominiz çok bağımlı olur. Sonuç olarak; 1- Kaynak emniyeti, 2- Geçiş emniyeti son derece önemlidir, bu iki şarta riayet etmek lazım. Böyle olduğu vakit, Türkiye'nin etrafına baktığınızda sınırlı kaynaklar kalır elinizde. Bunların içinde Rusya Federasyonu'nda artış vardır. Bir Irak gazı vardır, eskiden yok denilen gaz bugün tahakkuk safhasına girmiştir. Devletlerarası anlaşma, Mayıs 97'de imzalanmıştır. lrak'la Türkiye müşterek bir şirket kurmaktadır. Ambargo hafiflediği ve kaldırıldığı vakit bu gaz 1 1 milyar m3'e kadar yükselebilen 5 sene içinde bir platforma varacak, en kolay, en yakın yerden temin edilecektir. Bunun dışında Mısır gazı vardır. (hala etüd halindedir). Akdeniz'den gelecek bir boru hattıyla ve ayrıca sıvılaştırılmış gaz olarak söylediğimiz hudutlar içinde düşünülmektedir. Bir Hattın Ekonomik Olabilmesi; İçinden Geçireceği Gaza, Gaz Hacmine Bağlıdır. Türkiye'nin civarında kuru gaz alabileceği başka yer yoktur. Türkmen gazı, bugün 2 büyük projeye gaz sağlayacaktır ve tahakkuk safhasındadır. Birisi, Amerikan şirketlerinin sermayedarlığıyla başlanılmış olan Pakistan hattıdır. İnşaya başlanılmıştır. İkincisi, Japonya'ya Çin üzerinden gidecek hat, onun da hemen hemen müzakereleri bitmiştir. Finansmanını Japonlar temin ediyorlar ve büyük miktarda Türkmenistan'dan çıkacak gazın artan bölümü bu iki yere sevkedilecektir. Çünkü uzun mesafeli hatlardır. Bir hattın ekonomik olabilmesi; içinden geçireceği gaza, gaz hacmine bağlıdır. Gaz hacmi ufak olursa o hat yapılamaz, bir ekonomik limit olarak söylüyorum. Türkmenistan'a İran üzerinden gelecek gaz, diğer söylediğimiz emniyet unsurlarının dışında dahi 3 milyar m3'de kalacaksa veya 5 milyar m3'e çıkacaksa ekonomik olamaz. Bu mesafede, bu da bir hatıra kabilinden söylenecek. Demek ki, Türkiye'nin kaynak seçimi sınırlıdır. Bu nedenle kaynakları en iyi şekilde kullanmak zorunluluğu söz konusudur. Eylül-Ekim'97 Sayı 52
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=