2000--2500 10% 2500-3000 >3000 <1000 3% 3% Makale 1000-1500 57% !erimizde kış döneminde hat safhalara ulaşan hava kirliliğinin önlenmesi açısından çözüm olarak görülen doğal gaz; ülkemizde ilk olarak 1987 yılının Haziran ayında Hamitabat Kombine Çevrim Santrali'nde elektrik üretimi amacıyla kullanılmaya başlanmış olup, Ankara-İstanbul-Bursa-Kocaeli ve Eskişehir illerimizde ve çevrelerindeki sanayi kuruluşlarında kullanılmaya başlanmıştır. 1 987 yılında 430 milyon m3'ü Rusya kaynaklı olmak üzere, 513 milyon m3 doğal gaz ithal edilmiştir. Bu doğal gazın %1 O0'ü elektrik enerjisi 8% Şekil 1- Türkiye'de Linyit Rezervlerinin lsıl Değerlerine Göre Dağılımı Tablo 1 incelendiğinde ülkemizde 8,4 milyar tonluk linyit, 1 ,1 milyar tonluk taşkömürü rezervi olduğu görülmektedir. Bu rezervlerin o/o68'i 2000 kcal/kg'nin altındadüşük ısıl değere sahiptir. Günümüzde üretilen linyit kömürünün o/o77'si taşkömürünün o/o54'ü termik santrallerde kullanılmakta ve elektrik üretimimizin o/o58/63'Iük kısmını üreten termik santrallerde kömürün payı %32-34 civarındadır. Kömürün açığa çıkardığı kükürt oksitler, azot oksitler ve asit yağmurlarıyla gün geçtikçe kömür çevre için çok pahalı bir tehlike olmaya başlamıştır. Kömürün yakılması atmosferde çok aşırı derecede karbondioksit oluşturmakta, bu da yeryüzünden ısı biçiminde uzaya kaçan radyasyonu önlemekte, yeryüzü sıcaklığı sera etkisiyle artmaktadır. Bir çok bilim adamına göre ortalama sıcaklıkta zamanla oluşacak bu artış, gelecek yüzyılda global iklimde anormal değişikliklere ve bir C0 2 yıkımına sebep olacağı ileri sürülmektedir. Bu sebeple günümüz çevrecilerini de ayağa kaldıran kömüre dayalı enerji üretimi tartışmalara sebep olacak; bu enerji üretimi yeni filtre yıkama teknikleriyle, hatta ölü üretim bölgeleri oluşturularak kullanılabilir duruma gelecektir. Ülkelerin ene�ji kaynakları sebebiyle 21. yüzyılda santral verimleri düşük olmasına (%34-%36 civarında) rağmen, kömür yine yerini ve değerini koruyacaktır. B- DOĞALGAZ Gerek nüfus artışı ve gerekse sanayileşme hamlesine bağlı olarak enerji ihtiyacının karşılanması ve şehirDoğal Gaz Dergisi 138 üretiminde kullanılmıştır. Daha sonraki yıllarda şehirlerde ve sanayi kesiminde oluşan altyapı sayesinde hava kirliliğine çözüm olarak doğal gazın kullanımı; özellikleri, kullanım kolaylığı, teknik ve ekonomik yönden sağladığı avantajlar sebebiyle yaygınlaşmıştır. Doğal gaz altyapısına sahip illerimizde Otoprodüktör statüsünde doğal gazısı-güç santralleri (kojenerasyon santralleri) kurulmaya başlamıştır. İthal edilen doğal gazın 1990 yılında o/o70'i (2.555 milyon m3), 1992 yılında %58 (2.558 milyon m3), 1 994 yılında o/o53'ü (2.745 milyon m3), 1996 yılında o/o53'ü (4.050 milyon m3) elektrik enerjisi üretiminde kullanılmıştır. 1 997 yılında 100 milyar KWh elektrik enerjisi üretiminin 22 milyar KWh (%22'si) doğal gaz kökenli olarak üretilecektir. TEAŞ'ın yapmış olduğu çalışmalara göre elektrik santrallerinde doğal gaz kulanım oranı 2001 'de %32, 201 O yılında %29, 2020 yılında %32 olacağı planlanmaktadır. Ülkemizde faaliyet halinde 837 MW gücünde 24 otoprodüktör santral, inşa halinde 1 066 MW güdıııde 31 santral olup, 1 066 MW gücünde 51 santral kuruluş için izin beklemektedir. Bu, ülke kurulu gücünün o/o1 2'si civarındadır. Ülkemizde 787.7 MW gücünde otoprodüktör santral mevcut olup halen 848,49 MW gücünde enerji tesislerinin yapımı sürmektedir. Ocak-Şubat '98 Sayı 54
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=