Teknik Gezi söylenen bu yapının Barselona için önemli bir yeri var. Katedral'in önünde iki büyük kule bulunuyor. Ortada yer alan kubbe ise iki ihtişamlı sekizgen kule ile çevrili. Katedral'in bir yanında La Pia Almoina'nın kutsal evi diğer yanında ise muhteşem Archdeacon Sarayı var. Katedralin içinin sade üslubu, yivli mermer sütunları, işlemeli kemerleri oldukça etkileyici. Ayrıca Katedralin kemerli yolunda da muhteşem bir çeşme var. Gotik Quarter'ı gezim sırasında bu bölgenin en görkemli yapıları olan Santa Mario del Mar Kilisesi'ni, Picasso Müzesi'ni gördüm. Picasso'nun hemen hemen bütün dönemlerini yansıtan muhteşem eserlerinin sergilendiği müzeyi de yaklaşık 6 saat ayırarak ziyaret ettim. Picasso'nun Eserlerinden Biri. Şehrin en önemli yerlerinden biri buranın ruhu olarak kabul edilen Rambla Caddesi. Burası dünyanın en güzel caddelerinden biri olarak nitelendiriliyor. Cadde şehrin can damarı Plaça Catalunya'da geniş bir alana yayılmış çiçeklerin, güvercinlerin arasındaki dinlenme yeri ile başlıyor. Bu geniş alanda çok güzel iki büyük çeşme görülüyor. Rambla'nın birçok farklı ismi var. Bunlardan bir tanesi de Canaletes. Canaletes bronzdan bir çeşmenin olduğu bir alan. Bu çeşmenin suyundan içerek caddeye giren ziyaretçilerin kısa sürede Barselona'ya tekrar geldikleri söyleniyor. Rambla Barselona'daki birçok cadde gibi yaklaşık 12 km uzunluğunda. Rambla'nın en güzel görüntüsünü 24 saat açık olan gazete kulübeleri ve çiçekçiler oluşturuyor. Yine bu cadde üzerinde şehrin muhteşem opera binası yer alıyor. Opera binası Şam dokuması kumaşlarla ve altın kaplamalarla süslü çok güzel bir Barok bina. Bu bina dünyanın en ünlü sanatçılarını ağırlamış. İspanya'da opera ve bale sezonlarının en görkemli geçtiği şehrin de Doğal Goz Dergisi Barselona olduğu söyleniyor. Caddenin çok güzel yapılarından biri de Güell Sarayı. Bina, ünlü sanatçı Antoni Gaudi'nin eseri. Şu anda ise müze olarak kullanılıyor. Rambla'nın devamı denize açılıyor. Rambla de Santa Monica ise restoran ve barlarla dolu. Caddenin sonu Porte! de La Pau'ya açılıyor. Burada dikkati çeken en önemli şey Cristopher Kolomb'un 50 metre yüksekliğindeki bir anıtın üzerinde duran demir heykeli . Bu anıt aynı zamanda Barselona'nın sembolü. Bu anıtın içinde bir de asansör var. Bu asansörle Kolomb'un 8 m. olduğu söylenen heykelinin ayaklarına kadar çıkılabiliyor. Buradan şehrin ve limanın manzarasını seyretmek olağanüstüydü. Limanda gezinti yapmak için "golond ri na"lar -gezinti botları -var. Cristopher Kolomb'un Demir Heykeli. Ama limanın manzarasını en iyi şekilde seyredebilmek için 107 m yüksekliğe çıkan teleferiğe de bi nebi I iyorsu n uz. Gezdiğim yerler arasında Deniz Müzesi de vardı. Deniz Müzesi'nde ilgimi en çok çeken 1493 tarihinden kalma bir harita oldu. Elbette İspanyolların büyük yelkenli gemileri kalyonlar da görülmeye değerdi. Barselona limanı 1992 Olimpiyatlarına hazırlık aşamasında yenilenmiş ve bir hayli de canlanmış. Liman şimdi Port Veli (eski) ve Port Nov (yeni) olarak ikiye ayrılıyor. Limana çok güzel bir yaya yolu yapılmış. Bu yolun adı Rambla de Mar. Rambla de Mar büyük bir alışveriş ve eğlence merkezi olan Maremagnum'a bağlanıyor. Oldukça geniş bir alan üzerine kurulu bu merkezde barlar, butikler, restoranlar, mini golf sahası ve sinema var. Maremagnum oldukça renkli ve keyifli bir mekan. Port Veli'de ayrıca Avrupa'nın en büyük Akvaryumu var. Burayı gezerken öğrendiğime göre 80 metrelik cam tünel içinde 4000 tür ve ayrıca 300 farklı türden 8000 hayvan ve bitki var. Akvaryumun yanında ise dünyanın çok önemli sinemalarından biri olan lmax var. Bu sinemanın dünxanın tek üç boyut projeksiyon sistemli sineması olduğJ söyleniyor. 1992 olimpiyatları için inşa edilen Olimpiyat Köyü şehrin gezilecek güzel 1 61 i•Mi4!ffl1Ml:fft1M j
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=