Güncel Ülkemizde öncelikle rafinerilerin petrol ürünü satış fiyatlarının dünyada ilan edilen günlük afişe fiyatlara· paralel olarak ayarlanmasını sağlayacak OTOMATİK FİYAT SİSTEMİ modelinin hayata geçirilebilmesi için çalışmaları tamamlanan AFİF Kararnamesi ATV veya ÖTVyasalarına paralel olarak yürürlüğe konulmalıdır. Önerilen Otomatik Fiyat Sistemi ile ürün fiyatları CİF İtalya için afişe edilen ortalama ürün fiyatlarının (+,-) %3'Iük fiyat koridoru içinde kalacak şekilde otomatik olarak ayarlanmasıyla sağlanacaktır. Böylece, rafi neri satış fiyatı değişimleri ile vergi değişimleri birbirinden ayrılmış olacaktır. Bunun sonucu olarak, fiyatlandırmada her türlü düzenleme kolaylıkla yapılabileceği gibi devlet, akaryakıttan alacağı vergiyi kendi insiyatifinde daha düzenli olarak tahsil edebilecek ve vergi kaybı da olamayacaktır. Ayrıca, rafineri vergisiz satış fiyatlarının dünya piyasasına entegrasyonu sağlanacağı gibi, her türlü sübvansiyon da kaldırılmış olacaktır. Petrol ürünleri satış fiyatlarına uygulanan nıspı vergi sisteminden maktu vergi sistemine geçilmesini sağlamak amacıyla ATV'de değişiklik yapılmalı veya ÖTV Kanunu'nun yürürlüğe girmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde, akaryakıt üzerinden Tüketim Vergisi (maktu) ve Katma Değer Vergisi (nispi) alınacaktır. Maktu vergi sistemi, akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde görülen birçok sakıncayı ortadan kaldıracaktır. Avrupa Birliği bu sisteme 1 985'li yıllarda geçmiş bulunmaktadır. ÖZELLEŞTİRME Mevcut uygulamadaki akaryakıt fiyat unsurları içinde yer alan tüm vergi ve fonların nispi olması ve dünya piyasasında günlük olarak belirlenen ham petrol ve ürün fiyatlarındaki değişikliklerin perakende satış fiyatlarına vergiler dolayısıyla katlanarak yansıması, serbest ekonomi sisteminin çalışmasına engel olmuştur. Politik kararlarla gereken zamanlarda fiyat değişiklikleri yapılamadığından, rafineri şirketleri son yıllarda büyük zararlara uğramışlardır. Bu uygulamaların sonucu olarak özelleştirme programı hayata geçirilememiş ve özel sektör açısından petrol rafinaj sektörü cazip olmaktan uzak kalmıştır. Verginin maktu hale gelmesi özelleştirmenin gerçekleştirilmesinde bir ön şart olarak görülen serbest ve otomatik fiyatlandırmaya geçiş için gerekli ortamı yaratacaktır. Doğal Goz Dergisi 192 Yukarıda belirtilen uygulamalar hayata geçirildiğinde, özelleştirme yanında mevcut rafinerilerin modernize edilmesi ile yeni rafinerilerin özel sektör eliyle süratle yapılmasının sağlanması için gerekli şartlar da yerine getirilmiş olacaktır. VI I . Beş Yıllık Plan döneminde petrol sektöründe özelleştirmenin gerçekleştirilmesi ile rafinaj sektöründe devlet ağırlığı yerine serbest piyasa ekonomisine geçilerek, rekabet mekanizmasının işler hale getirilmesi; diğer taraftan da özelleştirme geliriyle TÜPRAŞ'ın özel şirketlerle birlikte yeni rafineri kurmasının mümkün olacağı hükümleri yer almaktır. SONUÇ Bir rafineri tesis etmenin 2,5-3 milyon $ düzeyindeki maliyeti ve 4 yıllık kurulma süresi dikkate alınarak, yeni rafinerinin özel sektör tarafından yapılması için elverişli ortamın sağlanması gerekmektedir. Serbest piyasa ekonomisi gereklerinin yerine getirilmesi için, ATV Kanunu'nda yapılacak değişiklik ile Akaryakıt Fiyat İstikrar Fonu (AFİF) Kararnamesi'nin en kısa zamanda revize edilmesi sağlanmalıdır. Bu düzenlemeler ile petrol ürünleri üzerinde uygulanan nispi vergi sisteminden maktu vergi sistemine geçilmesi ve otomatik fiyat tespit modelinin uygulanması sonucu dünya petrol ürün fiyatları ile entegrasyon sağlanarak her türlü sübvansiyonun kaldırılması gerçekleştirilebilecektir. Söz konusu yasal düzenlemelerin yapılması ile rekabet mekanizmalarının işleyeceği alt yapı tamamlanmış olacaktır. Böylece Türkiye Petrol Sektörü'nde faaliyet gösteren dağıtım kuruluşları, Hazar petrolüne yatırım yapan dev petrol şirketleri ve ülkemizde enerji yatırımı yapmak için rekabet eden firmaların, aynı zamanda rafineri yatırımlarına ilgi duymaları için gerekli ortam yaratılmış olacaktır. Sıralanan önlemler alınamadığı ve yasal düzenlemeler yapılamadığı ve/veya yapılmasında gecikildiği takdirde, 2000'li yıllarda milyonlarca ton ürünün ithalat yoluyla yurda getirilmesi gerekecektir. Böyle bir çözümün ekonomik olup olmaması bir yana, mevcut ürün iskelesi, tank kapasitesi, tanker sayısı, boru hattı kapasitesi gibi altyapı tesislerinin, ürünleri ithal edilen limanlardan tüketim merkezlerine ulaştırmada yetersiz kalması söz konusu olabilecektir. Bu nedenle gelecekte akaryakıt temini konusunda herhangi bir darboğazın yaşanmaması için gerekli önlemlerin gecikmeden alınmasında büyük fayda görülmektedir. Ocak-Şubat '98 Sayı 54
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=