Doğalgaz Dergisi 105. Sayı (Eylül 2005)

Makale temler, havayı kurutmak için tipik olarak amonyak kullanmakta veya hiç ğutucudan faydalanmamaktadırlabr.i rAsrtoık her teknoloji, soğutma vey nım hizm�tleri için çevreye a d z i a ğ r e a r r ık o ul l l a a n soğutucuların kullanımını ya azaltmak veya tamamen terk etmek zorundadır. Enerji Bakanlığı inşaat Tekn rosu'ndan yapılan açıklamadoal,oj1il9e9ri1B' düe hemen hemen tamamı elektrikle çalışan santrifüjlü çillerlerin teşkil ettiği büyük su soğutucu tesislerde kullanılan 33 milyon ton soğutucu malzemenin% 80'ini CFC'nin oluşturduğu, kalan % 20'Iik bölümde ise HCFC-22 kullanıldığı ifade edilmiştir. Doğal gazlı soğut nümüzün sanayi mpaadzaakrliagreınliışnm te a l l e e r p , gvü e ihtiyaçları ile birlikte doğru orantılıdı ğal gaz sanayisi, kapsamlı işletm r e . D vo e enerji maliyetlerini düşürecek, çevresel tesirini azaltacak ve operatörlerin kendi enerji-işletme stratejilerini geliştirmesine yardımcı olacak, yüksek randımanlı teç hizatın geliştirilmesi ve ıslah edilmesi için çalışmalar yapmaktadır. Doğal gazla çalışan soğutma teçhizatı, yüksek elektrik maliyetlerini den lemek ve kapsamlı işletme maliyetle g ri e ni düşürmek için kullanılabilir. Doğal gaz sistemleri, talep yüklerini azaltmak veya yok etmek için yalnız başına veya diğer sistemlerle birlikte kullanılabilir. işletme stratejileri, enerji işletme maliyeti v kım masrafı gibi çeşitli durumlar e g b ö a z önüne alınarak seçilebilir. Doğal gazlı ğutma teçhizatı, çevresel etki gözü siole bakılarak geliştirilmiştir. Mont zalanan anlaşma çerçevesi rnedael ' d, eC iFmC veya klor esaslı soğutucuların kullanımı kademeli olarak sona ermektedir. Motor tahrikli ve diğer doğal gaz esaslı temler tipik olarak CFC olmayan s s i o s ­ ğutucularla çalışırken sorpsiyon sistemler CF,Cd'leorğdaeln g a ayz r lıı ça a b lı ­ şır. Çiller ve soğutma sistemlerini tahrik etmek için düşük NOX ve yüksek randı manla çalışan gaz motorları kullanılır. Yüksek randıman ve düşük ilk maliyet, doğal gazın gelişmesi yönünde diğer hedeflerdir. Üç tesirli absorpsiyon ç ler, kimyasal ısı pompaları, çift tesirliillaebr­ sorpsiyon çillerler için yeni kont ları ve tasarımlar, motor tahri r k o l l i cçi ihl laezr ­ lerdeki gelişmeler, enerji maliyetlerinin 98 ,,wn.dogalgaz.com.tr düşürülmesinde sanayi operatörlerine yardımcı olacak gelişmelerden bir kısımdır. 1980'Ii yılların sonlarında meydan len bir dizi gelişme sonucu, doğalaggazela çalışan serinletici klima, kurutma ve soğutma cihazları ile ilgili pazarda bir talep oluşmuştu. ön ta direnen bir sanaycie sl eer ik td ö e r ğ ü inşi d m e e , d a e d ğ e işimi zorunlu kılacak fırsatlar sergile-yen dört önemli olay meydana geldi. 1. Elektrik fiyatlarının artması Yükselen elektrik fiyatları hiplerini, mühendisleri v, e işul z e m tm a en l s a a rı alternatif soğutma stratejilerin lendirmeye yönlendirmiştir. Bui ydüekğseerk maliyetler, temelde talebin pik olduğu dönemlerde elektrik kullanımını cay dırma stratejisinin ürünüdür. Bir binada pik talebi oluşturmada soğutma ihtiy cının belirleyici oluşundan dolayı bu te a k ­ noloji kapsamlı bir şekilde incelenerek gözden geçirilmiştir. il. Ozonun tükenmesi Ozon tabakasının gördüğü zararı tirdiği kaygı ve endişeler, CFC ensagselı soğutucu malzemelerin üretim ve ku nımını yasaklayan kan rin yapılamasını zor uni düzenleme ll l a eunlu hale getirmiştir. Antartik ozon tabakası deliğinin yapı ve büyüklüğü ile ilgili süregelen endişe-ler, ilk aşamada CFC'lerin, daha sonra da HCFC'lerin tarihe karışacağını retlerini vermektedir. HFC'lerin pnotiaşan siyel küresel ısınma ve hatta muhtemel asit yağmuru üzerindeki etkileri in mekte, ancak şimdilik üretim ve c k eule lla nnımlarının yasaklanması düşün mektedir. 10 yılı aşkın bir süredir, G ül ü mne e y Kutbu'nda ozon deliği hakkın tırmalar yapılmakta ve 1985 yılınd d a a na r b a e ş ri British Antartic Survey tarafın tırmalar yayımlanmaktadır. 6daany lıakr abşi r dönem içerisinde Güney Kutbu'n tırma istasyonu ozon tabakasınd da a a c r i a d ş di bir incelme tespit etmiştir. Ölçümlerin % 95'i stratosferin en ince olduğu tabakada alınmıştır. Bu tabaka yer yüzünden 13 ile 22 kilometre mesafedeki hatt maktadır. Ozon gözle görüleme ıy k e anp , s f a akat oldukça keskin kokuya sahip bir gazdır. Gaz molekülü üç adet oksijen atomunun birleşmesi ile oluşmuştur ve dünya üzerinde ultraviyole ışınların şı bir kalkan görevi görmekte d i r . aOkzaorn tabaksındaki delikten süzülmeden geçen Do-al Gazlı Absor si onlu so-utma Sistemleri bu ışınlar ciddi çevre sorunlarına neden olmaktadır. En önemli zararlarından biri güney denizindeki foto planktanlara yok edici zararlar vermesidir. Bu planktanlar karbondioksit verip çevreye ve denize oksijen vermektedir. Süzülmeden gelen ultraviyole ışınları amip yumurtalarına zarar vermektedir. Dünyaya ulaşan ışın ların (UV-B) toksik etkileri in rinde de zarara yol açmaktad sıar.nİllakreütk z i e si gözlerde görülmekte, katarakta ve hatta körlüğe neden olmaktadır. Daha uzun süreli bu ışına maruz kalındığın mi DNA'sı bozulmakta deri dtüame pöirdl eerr i oluşmaktadır. Ölçümler sonucu yapılan tespitlere göre, ozon tabakasında %1 incelme yeryüzüne ulaşan radyasyonun %1,3 artmasına sebep olmaktadır. 111. Kapalı mekanlardaki hava kalitesi Kapalı mekanlardaki hav lecekte değişim öngörülena b k i anl ai tleasr iı,n gte asarım ve inşası konusundaki iki temel yaklaşımdan biridir. 1989'da Amerikan ısıtma, Soğutma ve Hava Serinletme Mühendisleri Birliği tarafından kabul edilmiş olan Vantilasyon Hava Standardı 62, son zamanlarda Amerika'da, bütün büyük yeni inşaatlar ve retrofitlerin du rumlarını düzenleyen yasal mevzuatın bünyesine dahil edilmiş bulunmaktadır. Bunun anlamı, bu binalarda kişi başına düşen ve 5 cfm olan vantilasyon hav sının (dışarıdaki hava), 15-20 cfm'ye ç rılma zorunluluğudur. HVAC tek ıka a ­ n miz ile geliştirilecek olan bu durumoloijlei gizli ısı/hissedilebilir ısı oranları sürekli olarak değiştirilmiş olacaktır. Bulundu ları noktaları ilgilendiren yasal düzen melerde bu hususun yer almamas le k ­ ından dolayı endişe duyulan yerlerde de yine otomatikman, sözü geçen standardın uygulanacağı varsayılmıştır. iV. Enerjide özelleştirme ABD doğal gaz sanayinde 1980'Ii yılların sonlarında ve 1990'11 yılların başlarında, devletin gaz üretiminden elini çekerek bu hizmeti rekabet ortamın cilere bırakması yeni bir çdaağöa zdeal mggi rai şsi mı n ı vurmuştur. Bu özelleştirme akımı, ABD'nin yanı sıra bütün dünyada da geniş yankı bulmuş ve benimsenmiştir. ABD'de bu nöbet değişimiyle oluşturulmuş 50 farklı komisyon ile federal hükümet, çeşitli ve verimli çözümler üreteceklerdir. Bu şe- ► Doğal Gaz Dergisi Sayı 105 / Eylül 2005 ) ı

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=