Doğalgaz Dergisi 141. Sayı (Ekim 2008)

Bu durumun olmasının bir diğer sebebi de hızlı personel sirkülasyonunun olması. Zira yetkili servisler de birer şirket, birer iş merkezidir. Bunun böyle olduğunu kabul etmek durumundayız. Onlar da ekonomik anlamda kendini zorlamayan personelle çalışmak istiyorlar. O da maalesef üst seviyedeki personellerle çalışamamalarına neden oluyor. Çünkü ana şirketler senede en fazla 3 veya 5 gün eğitim veriyorlar. Bu personel gittiğinde gelecek seneye kadar o personelin yerine eğitimsiz ve patronun birşeyler öğrettiği personel kalıyor. Bu da az önce bahsettiğim durumların önüne geçilmesini engel oluyor. Bu anlamda merkez servisinin, yani maaşlı personelin hizmet veriyor olması daha avantajlı. Ve standartları da bilip, göz ardı edemeyeceğine göre o zaman en üst seviyede, en iyi imkanlarla tüketiciye hizmet sunmuş oluyor. Bir şekilde oto kontrol şeklinde bu hizmeti veriyor. Bu durumda tüketiciye 'işte onun ölçü aleti yok, böyle yapmıştır' deme şansı da yoktur. Dolayısıyla örneğin; 2 sene 3 ay sonra, yani garantisi bittikten sonra 'sizden belli bir bedel alalım' denememektedir. Bir de dikkat edilmesi gereken başka bir konu da yeni standartlardır. Bundan 10-15 yıl önce satılan cihazların %70'i bacalı %30'u hermetik kombilerdi. Şu anda bir değişim gerekiyorsa tüketiciyi düşünüyorsa burada bu tercihini yapmakta yer durumu çok önem kazanıyor. Bacalı bir cihazsa İGDAŞ olsun diğer gaz kuruluşları olsun 15 yıl önce kabul ettikleri baca standartlarını şu anda kabul etmiyorlar. Sorun çıkıyor. Ya bacayla ilgili sorunlarını çözerek tekrar bacalı cihaz kullanması gerekiyor ya da hermetik cihaz kullanmak zorunda kalacağını bilmesi gerekiyor. 15 yıl önceki baca standartlarıyla açılmış olan bir gaz sistemini şu anda kullanabilirsiniz ama değiştirmek istediğiniz zaman; komple, a'dan z'ye kadar tüm tesisatın bugünün standartlarına uygun olması gerekiyor. Marka değişebilir ama cihaz bacalı olmak zorunda ise, işte o zaman çelik baca gibi bazı değişimler yapılabilir.. 58 Doğal Gaz Dergisi 2008 / 141 işte burada da standardın uygulama sorumlusu servis olamaz. Servis uygulamayı yaparsa eğer, hem ana şirket hem de yetkili mühendislikşirketi bu anlamda uyarı alıyor. Servis oraya gelince bir belge görmek zorunda. O belge; eski cihazın sökülüp, yeni cihazın takılmasından dolayı ilgili gaz dağıtım kuruluşunun verdiği onaylı belge. 'Evet burada bir tesisat dönüşümü yapıldı. Benim haberim var. İşte bunun kanıtı da bu belge' demektir. Servis de geldiğinde o belgeyi görmesi lazım. Gördüğü zaman ilk çalıştırmayı yapması lazım. Hepsinde bunu mutlaka istemeli. Burada benim başında da söylediğim gibi biz konuyu satış anlamında değerlendiremeyiz. Yapılan iş bu daireye, o kişiye özel bir iş. Standart bir bulaşık makinası, çamaşır makinası almıyor tüketici. Bu tüketiciye verilecek değişim, dönüşüm bizim taahhütçü dediğimiz profesyonel kişiler tarafından yapılmalı. Tüketici 'sadece ben cihazımı değiştirmek istiyorum' dediği zaman cihazı değiştiremiyor. Her şey uygun olsa da değiştirilemiyor. Dolayısıyla bu değişim hizmetinin de profesyonel bir taahhütçü mühendislik şirketi tarafından yapılması ve ilgili gaz kuruluşundan onaylanması gerekiyor. Dolayısıyla bu işi yaparken tüketici karar vermeden 'ben şu cihazı alacağım, yoğuşmalı cihaz alacağım, 28 bin kcal'lik cihazı veya 24 bin kcal'lik cihazı alacağım' demeden önce, 'senin seçebileceklerin bunlar' demek lazım. Bu bir mühendislik işi ve bunun doğru kişiler tarafından alması lazım. Ve bu ikazların hepsini tüketiciye yapılması lazım. Bu ikazları yaptığımız zaman bilinçli tüketiciyse tamam ama bir de riski seven bir tüketiciyse, sizden hizmetle ilgili teknik bilgiyi alır, nelerin nasıl ne yapılması gerektiğini öğrenir, bunlar ona zor gelirse, x ustaya spot piyasadan aldığı cihazı taktırır. O da riski seviyor, tüketici de zaten riski seviyor. Bunu önlemek içinde kaliteli ve özgüveni yüksek servis hizmeti sunan servisler olması gerekiyor. Orada tüketicinin isteklerinin risklerini güzel bir şekilde anlatıp, onun sakıncalı olacağını ilerde sağlık problemi olacağını güzelce anlatıp, o tüketiciyi cihazı çalıştırmadan bunu vererek oradan ayrılabilecek kapasitede bir servisinizin olması gerekir. Tüketici servise hiç haber vermemişse; arıza diye gittiğinde servis maalesef bir şey istemiyor. Ama buradaki kritik nokta da şu onun önlemi ilk çalıştırmada bunu zaten görmüş olduğumuzdan dolayı ama ilk çalıştırma yapmadıysa, bu da defalarca başımıza geldi, cihazın kullanılmasının sakıncalı olduğunu servis formunayazar, gerekirse cihazın üzerine " cihazın kullanımı servis tarafından iptal edilmiştir" diye not düşerim. Tüketici o aşamada servise şunu diyebilir 'seni ilgilendirmez'. Tabi ki ben bunu servis kodlarına yazıyorum bana bununla ilgili bir talep geldiğinde de bu formu veriyorum. Burada merkez servisinin avantajı şu; bu tarz bilgileri benim personelim olduğu için bana anlatabiliyor ama yetkili servis bunu devreye alma ücretini alamayacağı için bunu yapmıyor. Tüketiciler artık bizi yolda çeviriyorlar ve 'sen servissin bilirsin; nasıl bir cihaz alayım, ne alayım?' diye soruyorlar. Biz de tüketicilere mutlaka keşif yaptırmalarını söylüyoruz. Ve tüketici diyor ki 'benim zaten çalışan bir sistemim var'. O zaman daha kötü diyoruz ve 'senin mutlaka bir keşif yaptırman lazım. Çünkü oraya sistem kurulmuş, sen şimdi o bütünden bir parçayı söküp, başka bir parçatakacaksın. Sisteme uygunluğunun mutlaka keşfinin yapılması ve kontrol ettirmesi lazım.' Diye de ekliyoruz. Bunun için de biz tüketiciyi alelade bir satıcıya değil, gaz kuruluşlarından yetkili bayilerimize yönlendiriyoruz ve düzgün hizmet almasını sağlamaya çalışıyoruz. Tabi ki bu süreçte aksaklıklar olabiliyor. Ama en azından kontrolümüzün altında olduğundan düzeltmek daha kolay. Bir de benim tüketicilere tavsiyem 'bu işi sadece bir cihaz değişimi' olarak görmemeleridir. Mutlaka bir yetkili mühendislik şirketinden keşif vs. isteyerek, bu süreçleri izleyerek, cihazlarını değiştirmelerini tavsiye ederim. Bir de; yetkisiz servis ve ustaların 'senin cihazının değişim zamanı gelmiş' uyarılarına şüphe ile yaklaşsınlar. □

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=