Doğalgaz Dergisi 151. Sayı (Kasım-Aralık 2009)
45 Doğalgaz Dergisi Kasım-Aralık / November-December 2009 Doğal Gaz Dergis Kasım-Aralık / November-Dec mber 2009 GÜNCEL DOĞALGAZ DERGİSİ 151 lidir. Ekonomik durgunluk, sera gazı emisyonlarının büyümesini azaltarak ve bizlere, yatırımlarımızı düşük- karbon gerektiren teknolojilere yön- lendirmeye odaklanma anlamında az da olsa bir boşluk yaratarak, enerji sektörünün gerekli olan dönüşümü- nü az da olsa kolaylaştırmıştır. 2009 yılında enerji bağlantılı karbondioksit emisyonları, durgunluğun olmaması durumunda olacağından daha düşük seviyede gerçekleşecektir. Ancak, Kophenag’da sağlam bir uzlaşmaya varılmazsa ve emisyonlar eskisi gibi artmaya devam ederse, bu kazanı- mın hiç bir anlamı olmayacaktır. Konutların ve firmaların gerekli ya- tırımları yapmaları gerekmektedir, ancak enerji yatırımları karışımının anahtarını elinde tutan ise hükümet- lerdir. Ulusal ve uluslararası seviye- lerde oluşturulmuş olan politik ve ka- nuni çerçeveler, ulusal ve uluslararası seviyelerde belirlenen yatırım ve tü- ketim kararlarının düşük-karbon üre- timi sunan alternatiflere yönelik olup olmadığını belirleyecektir. Buna göre, bu konferans hükümetlerin, mevcut politika ve tedbirlerinde değişikliğe gitmemeleri durumunda küresel enerji piyasalarının hangi yönde ilerleyece- ğine dair bir başlangıç resmi suna- caktır. Konferans aynı zamanda, tüm dünyada giderek artan şekilde destek gören bir hedef olan, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonunun 450 milyonda bir CO2 eşdeğerine (ppm CO2 eşdeğeri) sınırlanmasına yöne- lik karar alan bir dünyayı betimleyen 450 Senaryosunu da açıklamaktadır. Finansal Kriz Giderek Artan Fosil-Bazlı Enerji Kullanımına Geçici Bir Duraklama Getirmiştir Finansal ve ekonomik kriz sebebi ile 1981 yılından bu yana ilk defa olarak global enerji kullanımı 2009 yılında düşüş kaydedecektir. Ancak mevcut politikalar devam ederse, ekonomik düzelme başlar başlamaz yine eski artış trendine girecektir. Referans senaryoda fosil yakıtlar, tüm dünyada temel birincil enerji kaynağı olmaya devam etmekte ve 2007 ila 2030 yılları arasında enerji kullanımındaki toplam artışın dört- te üçünden fazlası bir miktarından sorumlu olacaktır. Mutlak anlamda, tahmin dönemi için kömür en büyük miktarda talep artışı ile karşılaşmakta ve onu sırasıyla doğalgaz ve petrol takip etmekte. Ancak, her ne kadar payı %34’ten %30’a düşse de, 2030 itibari ile petrol yine de birincil yakıt karışımı içerisinde tek başına en bü- yük yakıt olmaya devam etmektedir. Petrol talebinin (biyo-yakıtlar hariç ol- mak üzere), tahmin dönemi boyunca, ortalama olarak %1 oranında artması ve 2008 yılında günde 85 milyon va- rilden 2030 yılında günde 105 milyon varile ulaşması beklenmektedir. Bü- yümenin tamamı OECD üyesi olma- yan ülkelerden gelmektedir. OECD talebinde ise düşüş görülmektedir. Ulaşım sektörü petrol kullanımındaki artışın %97’sinden sorumludur. Petrol Üreten Ülkeler Teşkilatı (OPEC) üye- si olmayan ülkelerde konvansiyonel petrol üretimi 2010 yılında en yüksek seviyesine ulaşacağı için, üretimdeki artışın büyük kısmının, çıkartılabilir konvansiyonel petrol kaynaklarının geri kalan miktarının büyük kısmını ellerinde bulunduran OPEC ülkelerin- den gelmesi gerekecektir. Kömür ve doğalgaza olan talebin ar- kasındaki temel faktör, elektrik üreti- mi için gerekli olan enerji talebindeki kaçınılmaz artıştır. Dünya elektrik ta- lebinin 2030 yılına kadar yıllık %2.5 oranında artması tahmin edilmektedir. Büyümenin %80’den fazlası OECD üyesi olmayan ülkelerde meydana gelmektedir. Global anlamda, elekt- rik üretim kapasitesine yapılan ilave- ler 2030 yılında 4800 gigawatt (GW) seviyesine ulaşacaktır. Bu, ABD’nin mevcut kapasitesinin yaklaşık beş ka- tına eşittir. En büyük ilaveler Çin’den gelecektir (toplamın yaklaşık %28’i). Kömür, elektrik üretim sektörünün bel kemiği olmaya devam edecektir ve global enerji üretim karışımı içerisin- deki payı 2030 itibari ile 3 puan artış ile %44’e gelecektir. Nükleer enerji üretimi, Avrupa’nın tüm önemli bölge- lerinde artacaktır ancak toplam elekt- rik üretimindeki payı azalacaktır. Azalan Enerji Yatırımlarının Uzun Dönemli Sonuçları Olacaktır Giderek zorlaşan ekonomik koşullar altında ve nihai enerji talebinin azal- ması ve nakit akışının düşmesi se- bebiyle tüm dünyada enerji yatırım- ları, geçtiğimiz yıl içerisinde düşüş kaydetmiştir. Bütün bu faktörler fi- nansal ve ekonomik krizden kaynak- lanmaktadır. Enerji firmaları daha az sayıda petrol ve doğalgaz kuyusun- da sondaj yapmakta ve rafineri, boru hattı ve elektrik santrali yatırımlarını azaltmaktadırlar. Devam eden pek çok proje yavaşlatılmış ve bir dizi planlanmış proje ertelenmiş veya ip- tal edilmiştir. Firmalar ve ev haneleri, yeni ve daha verimli enerji kullanan cihazlara, ekipmanlara ve araçlara daha az para vermektedirler ve bu tür cihazların kullanımı uzun dönem- de enerji verimliliğinde ciddi faydalar getirecektir. Petrol ve doğalgaz sektöründe pek çok firma, özellikle azalan nakit akışı sebebiyle, sermaye harcamalarında ciddi kısıtlamalara gideceklerini ve bazı projelerde erteleme ve iptaller olabileceğini açıklamışlardır. 2009 yılı için petrol ve doğalgaz ana fa- aliyet yatırım bütçelerinin küresel anlamda 2009 için, 2008’e kıyasla yaklaşık %19 oranında azalmış ola- cağını (bu yaklaşık 90 milyar doların üzerinde bir düşüşe denk gelmekte- dir) tahmin etmekteyiz. Azalan enerji yatırımlarının, enerji güvenliği, iklim değişiklikleri ve enerji yoksulluğu anlamında, uzun dönemli ve hükümetlerin nasıl tepki gösterdi-
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=