Doğalgaz Dergisi 151. Sayı (Kasım-Aralık 2009)
46 Doğal Gaz Dergisi Kasım-Aralık / November-December 2009 GÜNCEL DOĞALGAZ DERGİSİ 151 ğine bağlı olarak da ciddi sonuçları olacaktır. Yatırımlardaki azalmanın herhangi bir şekilde uzaması, orta va- dede kapasite artırımlarını, özellikle uzun termin sürelerine sahip projeler için, tehlike altına sokacak ve sonuç olarak arz yetersizliği riskine yol aça- caktır. Bu durum, birkaç yıl sonra ta- lebin olasılıkla yeniden artmaya baş- layacağı dönemde fiyatların yeniden yükselmesine ve global ekonomik büyüme üzerinde bir baskı oluştur- masına yol açacaktır. Bu endişeler, özellikle petrol ve elektrik arzları için geçerlidir. Bunun sonucunda, arzda görülen bu tür azalmalar, ekonomik düzelmeyi olumsuz etkileyebilir. (Her ne kadar, ekonomik canlandırma paketlerinin bir parçası olarak, bu temiz enerji teknolojilerine yapılacak yatırımları teşvik etme amacıyla ya- kın zamanda hükümetlerin yaptıkları girişimler bu etkiyi azaltsa da) zayıf kalmış olan fosil-yakıt fiyatları da te- miz enerji teknolojilerine yapılacak yatırımların çekiciliğini de olumsuz etkilemektedir. Enerji altyapısı ya- tırımlarının azaltılması düşük gelir seviyeli hanelerin elektrik ve diğer modern enerji formlarına erişimini de tehlikeye sokmaktadır. Finansal kriz, giderek artan enerji ih- tiyaçlarını karşılamaya yönelik olan tüm enerji yatırımlarının mobilize edilip edilemeyeceği konusu üzerine ciddi anlamda gölge düşürmüştür. Referans Senaryoda 2030 yılına ka- dar olan tahmini talebi karşılamak için gerekli olan sermaye çok büyük- tür ve 26 trilyon dolara (2008 dolar değeri bazında) eşit olup bu da, yıl- lık ortalama bazda 1.1 trilyon dolara eşittir (GSYH’nın %1.4’ü). Elektrik üretimi, toplam yatırımın %53’üne ihtiyaç duymaktadır. Tüm dünyadaki enerji yatırımlarının yarıdan fazlası gelişmekte olan ülkeler tarafından ta- lep edilmektedir. Bu ülkelerde talebin ve üretimin en yüksek oranda artma- sı beklenmektedir. Düşük maliyetli kolay alınan kredilerin daha uzun bir süre çok uzak olduğu düşünülürse, çoğu durumda, enerji yatırımlarının finansmanı, krizin başlamasından önceki döneme kıyasla orta vadede çok daha zor ve maliyetli olacaktır. Mevcut Politikalar Bizleri Riskli Şekilde Fosil-Enerji Kullanımına İtiyor Referans Senaryoda öngörülen eği- limler aynı zamanda enerji arz gü- venliği ile ilgili soruları da gündeme getirmektedir. Bir yandan Referans Senaryoda OECD ülkeleri 2030 iti- bari ile daha az miktarda petrol ithal ederlerken, özellikle Çin ve Hindis- tan olmak üzere, bazı OECD üyesi olmayan ülkelerin petrol ithalat mik- tarlarında büyük artışlar öngörül- mektedir. Avrupa ve gelişmekte olan Asya dahil olmak üzere, doğalgaz ithal eden ülkelerin büyük kısmı da kendi net petrol ithalat oranların- da artışla karşılaşacaktır.Referans Senaryo tahminleri enerji ithalatla- rına yapılan harcamaların giderek arttığını vurgulamaktadır. Bu da, ithalatçılar için büyük bir ekonomik yük anlamına gelmektedir. Petrol fi- yatlarının, 2008’deki varil başına 97 dolar fiyatından 2009’da varil başına yaklaşık 60 dolara (yaklaşık olarak 2009 ortasındaki fiyatı) düşeceği an- cak daha sonra ekonomik düzelme ile birlikte, 2020 itibari ile varil başına 100 dolara ve 2030 itibari ile (2008 dolar seviyesi üzerinden) varil ba- şına 115 dolara yükseleceği varsa- yılmıştır. Sonuç olarak, grup olarak OECD ülkelerinin ortalama olarak GSYH’nın yaklaşık %’2’sini, 2030 yı- lına kadar petrol ve doğalgaz ithala- tına harcayacakları öngörülmektedir. Bu bağlamda, yük, petrol ve doğal- gaz ithal eden OECD üyesi olmayan ülkelerin çoğunda daha yüksektir. Ülke bazında, Çin 2025 yılında, pet- rol ve doğalgaz ithalatına harcanan para anlamında ABD’nin önüne ge- çecektir. Diğer yandan, 2020 yılın- dan sonra Hindistan’ın petrol ve do- ğalgaz ihtilatına harcayacağı para, Japonya’nın harcayacağından fazla olacaktır ve Hindistan dünyanın en büyük üçüncü petrol ve doğalgaz ithalatçısı olacaktır. Dünyanın geri kalan konvansiyonel petrol ve do- ğalgaz rezervlerinin giderek artan bir şekilde, Rusya gibi az sayıda ülkede ve petrol zengini Orta Doğu ülke- lerinde yoğunlaşması, bu ülkelerin pazar gücünü ve fiyatları etkileme kabiliyetlerini arttıracaktır. Politikalar Ne Olursa Olsun, Doğalgaz Önemini Koruyacaktır 2010 yılı itibari ile ekonomik büyüme- nin yeniden başlayacağı varsayımı ile, tüm dünyada doğalgaz talebinin uzun dönemli çıkış trendini yeniden elde edeceği düşünülmektedir. An- cak talepteki büyümenin hızı kritik bir şekilde uygulanan iklim politikala- rının gücüne bağlıdır. Düşük karbon teknolojilerinin uygulamaya alınma oranı üzerindeki sınırlamalar, kömür ve petrole kıyasla doğalgazın daha düşük olan karbon içeriği, 450 se- naryosunda dahi, doğalgaz talebinin artmaya devam edeceği anlamına gelmektedir. Referans Senaryoda, global doğalgaz talebi, 2007’de 3.0 trilyon metreküpten (tcm), 2030’da 4.3 tcm’ye yükselmektedir, ki bu da, yılda ortalama %1.5 oranında bir ar- tışa denk gelmektedir. Doğalgazın küresel birincil enerji karışımı içerisin- deki payı çok az bir artış göstermek- tedir ve 2007’de %20.9’dan, 2030 yı- lında %21.2’ye yükselmektedir. 2007 ila 2030 yılları arasında kullanılan doğalgazın %80’den fazlası, OECD üyesi olmayan ülkelerde tüketilmek- tedir. Burada en büyük artış ise Orta Doğu’da meydana gelmektedir. Elekt- rik üretim sektörünün, tüm bölgelerde, doğalgaz talebindeki artışın en büyük tetikleyicisi olması beklenmektedir. 2015 için olan beklentiler, uzun- dönemli resimden ciddi oranda fark- lıdır. Her ne kadar 2008 ile 2009’un başı için sadece kısmi ve başlangıç verileri mevcut olsa da, ekonomik da- ralma sebebiyle tüm dünyada, 2009 yılında birincil doğalgaz talebinin – neredeyse %3 oranında- düşmesi olasıdır. 2010 itibari ile ekonominin düzelmeye başlayacağı varsayımı ile, kürsel talebin yeniden artması bek- lenmektedir. Ortalama olarak, 2010 ila 2015 yılları arasında yılda %2.5 oranında artmaktadır. Arz kapasite- sinin ise daha fazla artması beklen- mektedir. 450 Senaryosunda, 2007 ila 2030 yılları arasında dünyadaki birincil do- ğalgaz talebi %17 oranında artmakta ancak Referans Senaryosuna kıyasla 2030 yılında %17 daha az olmakta-
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=