Doğalgaz Dergisi 151. Sayı (Kasım-Aralık 2009)
48 Doğal Gaz Dergisi Kasım-Aralık / November-December 2009 48 l i i ı - r lı / r- r GÜNCEL DOĞALGAZ DERGİSİ 151 sında takip eden zayıf talep ve norma- lin üzerindeki depolanmış doğalgaz seviyeleri, ABD doğalgaz fiyatlarında şok düşüşlere yol açmıştır. Fiyatlar, 2008’deki ortalama İngiliz ısıl birimi (MBtu) başına 9 dolardan, Eylül 2009 itibari ile MBtu başına 3 doların altına inmiş ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihtiyacını azaltmış ve diğer bölgelerde fiyatlar üzerinde aşağı baskı yaratmış- tır. Kuzey Amerika fiyatlarında görülen azalma sondaj faaliyetlerini kaçınıl- maz şekilde düşürmüş ancak üretim oldukça iyi seviyede kalabilmiştir. Bu durum, marjinal üretim maliyetlerinin ciddi oranda düştüğünü işaret etmek- tedir. Her ne kadar artan malzeme maliyetleri ve donanım fiyatlarının bi- rim fiyatlar üzerinde zaman içerisinde yukarı doğru bir baskı yaratması bek- lense de, bizim analizimiz, yeni kon- vansiyonel olmayan arz kaynaklarının, Kuzey Amerika üretimini, önümüzdeki bir kaç on yıl için MBtu başına 3 dolar ila MBtu başına 5 dolar arasında deği- şen kuyu başı maliyetinde yükseltme potansiyeline sahip olduğunu gös- termektedir. Konvansiyonel olmayan doğalgazdaki yüksek azalma oranları aynı zamanda, üretim seviyesini mu- hafaza edebilmek için, sürekli sondaj yapılmasını ve yeni kuyuların tamam- lanmasını gerektirecektir. Kuzey Amerika’da görülen konvansi- yonel olmayan doğalgaz üretimindeki patlamanın dünyanın bu tür kaynakla- ra sahip olan diğer kısımlarında ne öl- çüde tekrarlanabileceği oldukça belir- siz olmaya devam etmektedir. Kuzey Amerika dışında konvansiyonel olma- yan kaynaklar detaylı olarak değer- lendirme altına alınabilmiş değildir ve doğalgaz üretimi hala düşüktür. Çin, Hindistan, Avustralya ve Avrupa da- hil olmak üzere bazı bölgelerin büyük kaynaklara sahip oldukları düşünül- mektedir ancak bazıları için, bu kay- nakların değerlendirilmesi anlamında temel bazı engeller söz konusudur. Bu engeller arasında kaynaklara fi- ziksel erişim sınırlamaları, kuyuları ta- mamlamak için yüksek miktarda duya gerek duyulması, çevresel etki ve kay- nakların, mevcut boru hatlarına olan uzaklıkları vardır. Bunlara ilave olarak, henüz değerlendirme altına alınma- mış olan kaynakların jeolojik özellikle- ri, bunların değerlendirilmesi anlamın- da ciddi teknik ve ekonomik zorluklar arz edebilir. Referans Senaryoda, tüm dünyada konvansiyonel olmayan do- ğalgaz üretimi 2007’de 367 bcm’den, 2030 yılında 629 bcm’ye yükselmek- tedir ve artışın büyük kısmı ABD ve Kanada’dan gelmektedir. ABD toplam doğalgaz üretiminde konvansiyonel olmayan doğalgazın payı 2008 yılında %50’den, 2030 yılında yaklaşık %60’a çıkmaktadır. Asya Pasifik (Avustralya hariç) ve Avrupa’da, tahmin dönemi- nin ikinci yarısında üretim miktarının artması beklenmektedir ancak, bu bölgelerde konvansiyonel olmayan doğalgazın toplam üretim içerisindeki payı düşük kalacaktır. Global olarak, konvansiyonel olmayan doğalgazın payı 2007’de %12’den 2030’da %15’e yükselmektedir. Bu tahminde, özellik- le 2020 sonrası için ciddi oranda belir- sizlik vardır; üretimin bu tarihten sonra yükselme potansiyeli oldukça fazladır. Ufukta Doğalgaz Bolluğu Görünüyor Kuzey Amerika’daki konvansiyonel olmayan doğalgaz üretimindeki bek- lenmeyen patlama, ve de beraberinde mevcut ekonomik durgunluğun talep üzerindeki baskıcı etkisinin, önümüz- deki birkaç yıl içerisinde gaz arzında akut bir bolluğun yaşanmasına yol aç- ması beklenmekte. Bizim yaptığımız, doğalgaz talebi ve kapasitelerindeki trendlerin analizi, devam eden yatı- rımların ve yan faaliyet alanlarındaki, boru hattı ve LNG projelerindeki kapa- site ilavelerinin aşağıdan yukarı doğru bir değerlendirmesi üzerine dayan- maktadır. Bu analiz, bölgeler arası do- ğalgaz nakil kapasitesinde büyük bir atıl miktarı işaret etmektedir. Ana böl- geler arasındaki yeterince değerlen- dirilmeyen boru hattı kapasitesinin ve global LNG sıvılaştırma kapasitesinin birlikte, 2007’de yaklaşık 60 bcm’den 2012-2015 dönemi arasında yaklaşık 200 bcm’ye yükseleceğini tahmin edi- yoruz. Bu kapasitenin değerlendirme oranı %88’den %75’in altına düşmek- tedir. Kapasite değerlendirme oranın- daki düşüşün en belirgin olarak boru hatlarında görülmesi beklenmektedir; yeni LNG kapasitesinin sahiplerinin, müşteri bulabilmek için ne fiyat gere- kiyorsa o fiyatta, spot piyasalara kont- ratsız mal sürme olasılıkları yüksektir. (Her ne kadar uzun vadede bu miktar, al ya da öde anlaşmalarının, alıcıların boru hattından sağlanan gazı alma miktarlarını bir şekilde kısıtlamayı garantilese de) bu yeni LNG kapasite sahipleri böylece normalde uluslara- rası boru hatları ile aktarılacak doğal- gazı aktarmış olacaklardır. Ufukta görünen doğalgaz bolluğu- nun, Avrupa ve Asya Pasifikte doğal- gaz piyasalarının yapısı doğalgazın fiyatlandırma şekli anlamında ciddi sonuçları olabilecektir. (yerel üreti- min artması umuduyla ve beklenen- den düşük talep sebebi ile) ABD’ye yapılacak ithalata yönelik ihtiyaçtaki düşüş, gelecek yıllarda temel bölge- sel piyasalar (Kuzey Amerika, Avru- pa ve Asya-Pasifik) arasında daha az bağlantı olmasına sebep olabilir. Daha düşük olan Kuzey Amerika Doğalgaz fiyatlarının, LNG ithalatını geriletmesi beklenmektedir. Gelecek yıllarda petrol fiyatlarının artacağı – ve fiyatlandırma düzenlemelerinde önemli bir değişiklik olmaması- var- sayımı ile doğalgaz fiyatları, uzun vadeli arz kontratlarındaki petrol fi- yatı endeksleme trendi sebebiyle, Avrupa ve Asya-Pasifikte artacaktır. Ancak azalan LNG spot fiyatları, Av- rupa ve Asya-Pasifikteki doğalgaz ihracatçıları ve dağıtıcıları üzerinde, uzun dönemli kontratlarda petrol ve doğalgaz fiyatları arasındaki resmi bağdan uzaklaşma veya bu bağ- lantıyı yeniden ayarlama anlamında mevcut olan baskıyı arttırabilir. Eğer önde gelen ihracatçı ülkeler, ithalat- çılardan, uzun dönemli kontratlarda fiyatlandırma şartlarını değiştirme anlamında gelen baskıya yenik dü- şer ve spot piyasaya kontratsız mal sürerlerse, daha düşük fiyatlar ortaya çıkacaktır. Bu, özellikle (kısa vadede kullanılan güç kaynağını değiştirme yeteneği sunan ve yeni doğal-gazla çalışan üretim tesislerinin üç ila dört yıl içerisinde tamamlanabileceği) elektrik üretim sektöründe talebin arttırılmasına ve orta vadede arz ka- pasitesindeki fazlalığı azaltılmasına yardımcı olacaktır.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=