Doğalgaz Dergisi 155. Sayı (Mayıs-Haziran 2010)

GÜNCEL DOĞAL GAZ DERGİSİ 155 78 Doþal Gaz Dergisi MayÆs - Haziran / May - June 2010 Doþalgaz FiyatlarÆndaki Formül Deþiĩtirilmeli UluslararasÆ Enerji AjansÆ Baş Ekonomisti Dr. Fatih Birol, ICCI 2010 Enerji ve Çevre FuarÆ ve KonferansÆ’nda Dünya Enerji Tablosu: Gelişmeler, Öngörüler ve Politikalar konulu bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda dünyada petrol, doğalgaz, nükleer enerji ve iklim değişikliği konusunda yaşanan gelişmelere değinen Birol, enerji sektörünün geleceğine dair çok önemli saptamalarda bulundu. ICCI 2010’da Dr. Fatih Birol tarafÆndan gerçekleştirilen sunumu Doğal Gaz Dergisi okuyucularÆ için derledik. Bugün sizlerle dünyada enerji ve çevre konularÆndaki gelişmeleri ve bunlarÆn Türkiye’ye yansÆlamalarÆ neler olabilir bunlarÆ tartÆşmak istiyorum. 6 ay kadar önce yine böyle bir toplantÆda bir takÆm öngörülerde bulundum. Peki, bu 6 ay içerisinde petrol, doğalgaz, nükleer enerji ve iklim değişikliği konusunda neler oldu? Öncelikle petrol ile ilgili son 6 ayda yaşanan gelişmelere değinmek istiyorum. Petrol talebinde çok önemli bir yapÆsal değişikliğe gidiliyor. Enerji talebi denilince akla ABD, Japonya geliyor fakat bizim tahminimize göre önümüzdeki yÆllarda bu ülkelerdeki petrol talebinde bir gerileme olacak ve talebin hemen hemen tamamÆ gelişmekte olan ülkelerden gelecek. Bunun birkaç tane nedeni var. Birincisi OECD ülkelerinde, yani gelişmiş ülkelerde taşÆt sayÆsÆ belli bir doyuma ulaştÆ. Bu ülkelerdeki bir kişinin en fazla 2-3 arabasÆ var. Bu sayÆnÆn 5’e ulaşmasÆ oldukça zor. İkincisi hükümetlerin koyduğu kanundan ve tüzüklerden ve belirlediği standartlardan dolayÆ arabalar bu ülkelerde giderek daha verimli hale gelmeye başladÆ. Üçüncüsü diğer ülkelerde örneğin Çin ve Hindistan büyüdükçe- buna Ortadoğu’da dahil- en önemli petrol tüketicilerinden biri olma yolunda hÆzla ilerliyorlar. DolayÆsÆyla petrol talebinin ana motoru oluyorlar. KaldÆ ki rakamlara baktÆğÆmÆz zaman son 5 yÆlda petrol talebinin hemen hemen yarÆsÆnÆn sadece Çin’den geldiğini görüyoruz. Peki, arz yani üretimde durum nedir? Üretim konusunda benim iki tane büyük kaygÆm var. Bunlardan bir tanesi kÆsa dönemli bir diğeri ise daha yapÆsal ve uzun dönemli. Talebi göz önünde bulundurduğumuzda, 2008’de yapÆlan yatÆrÆma baktÆğÆmÆz zaman yatÆrÆmlarÆn yeterli olmadÆğÆnÆ ve daha fazla artmasÆ gerektiğini söyleyebiliriz. Çünkü yatÆrÆm yapÆldÆğÆnda bir sonuca ulaşabilmek için 5-6 senelik bir süreye ihtiyaç var. Ama 2009 rakamlarÆ 2008’in de altÆnda kaldÆ. Özellikle ſnansal kriz nedeniyle yatÆrÆmlar negatif olarak etkilendi. 2010’da ise belli bir oranda artÆş sağlanacağÆnÆ öngörüyoruz ama hala 2008’in seviyesine bile gelebilmiş değiliz. Benim kÆsa dönemdeki kaygÆm şu. Eğer dünya ekonomisi hÆzlÆ bir şekilde toparlanÆrsa buna bağlÆ olarak dünya petrol talebi de hÆzlÆ bir şekilde büyüyebilir ve 2-3 sene içerisinde arz ile talep dengeleri kötü bir şekilde birleşebilirler. Bu durum ise yüksek ſyatlara neden olabilir. Böyle bir şey olacağÆ Dr. Fatih Birol UluslararasÆ Enerji AjansÆ Baş Ekonomisti

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=