İznik Bursa'nın 86 kilometre kuzeydoğusunda yer alan İznik İlçesi, aynı adla anılan gölün doğu kıyısında kurulmuştur. Çevresi zeytinlik, bağ ve bahçelerle çevrili olan İznik'in etrafı yaklaşık 5 kilometre uzunluğundaki surlarla çevrilmiştir. İlk çağda kurulan kentin ızgara planı aynen korunmaktadır. İznik sadece Bursa civarının değil bütün Marmara bölgesinin en önemli tarihi ve turistik yörelerindendir. Roma, Bizans ve Erken Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda eser, tarihsel kent dokusu içinde bugün de yaşamaktadır. İznik Hristiyanlık dünyasının önemli o/aylarına sahne olmuştur. Senato Sarayında 325 yılında /. Konsil, 787 yılında İznik Ayasofya Kilisesi'nde 7. Konsil toplantıları yapılmıştır. 1331 yılında Osmanlı egemenliğine giren İznik, gerçek ününü X/V ve XVI. yüzyıl arası en parlak çağını yaşadığı çiniciliği ile yapmıştır. Bugün bütün dünya müzeleri İznik Çinilerini en kıymetli eser olarak ziyaretçilerine sunmaktadırlar. İznik'te Roma döneminden kalma kent surları ve anıtsal Lefke ve İstanbul Kapıları, Tiyatro'su, Beştaş anıtı, Bizans döneminden kalma Ayasofya ve diğer kilise kalıntıları, Hipoje mezar odası, Osmanlı döneminden kalan Yeşil Cami ile çekici bir turistik merkez olmuştur. İznik Çinilerinin ünü bugün yerli atölyelerindeki sanatkarlarca sürdürülmektedir. .,._ lrgandi Köprüsü lrgandi Köprüsü Osmangazi ile Yıldırım ilçelerini birbirinden ayıran Gökdere üzerinde bulunmaktadır. lrgandı köprüsü, Floransa, Venedik ve Bu/garistan'ın Lofça kentinde benzerleri olan çarşı köprü/erindendir. Bu köprü 1442 yılında PirAli oğlu Tüccar Muslihiddin tarafından Mimar Abdullah oğlu Timurtaş'a yaptırılmıştır. Eski kaynaklardan öğrenildiğine göre bu köprüde 31 dükkan, bir mescit ve iki de ahır bulunuyordu. Köprünün uzunluğu konusunda kaynaklar birbirini tutmayan bilgiler vermektedirler. Buna göre uzunluğu 45 ile 300 m. arasında değişmektedir. Ancak, çevresindeki yapılanmalar, köprünün iki yamacındaki eğimin armasından ötürü vadi daralmış ve bu yüzden de köprünün boyu kısaltılmıştır. Uludağ Uludağ, Bursa ili sınırları içinde, 2.543 m yüksekliği ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağıdır En yüksek noktası göller bölgesinde yer alan Uludağtepe'dir {2.543 m). Uzaktan Bursa'ya yak/aşılırken ve oteller bölgesinde görülen yüksek tepe genelde zirve olarak algılanır. Halbuki Zirve gibi görünen o tepenin ismi Keşiş Tepe'dir ve yüksekliği 2486 m'dir. Uludağ tepe ya da Karatepe {2543 m) Keşiş Tepenin 5 km güneydoğusunda yer alır. Dağın kuzey tarafında Sana/an, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır. Antik çağın ilk tarihçilerinden Herodot'un (MÖ 490-420) yazdığı Herodot Tarihi D<XöAL GAZ OERGlsl 167 Ş._EHİRLERDE DOĞALGAZ isimli kitabında Uludağ, "O/ympos" olarakgeçer ve O/ympos'ta Lydia kralı Kroisos'un oğlu Atys'in yaşadığı trajediyi anlatır. Herodot'tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon (MÖ 64-M.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ, O/ympos ve Mysia O/ympos'u olarak geçer. Strabon; "Mysia" isminin aslının Lydia'lılarda gürgen ağacı anlamına gelmekte olduğunu belirtir. Roma İmparatorluğu'nda resmi din hristiyanlık olduktan sonra Uludağ'da 3. yüzyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastır/ar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ'da Nilüfer çayı ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur. Orhan Gazi Bursa'yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müs/üman dervişlerin inziva yerleri olmuştur.Bursa'nın fethinden sonra Türkler dağa "Keşiş Dağı" ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa'ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ'ın Türkler'in eline geçtikten sonra keşişlerin sadece gündüzleri ibadet için kullanıldığını ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir. "Olympos Mysios" veya "Keşiş dağı'; 1925 yılında Bursa Vilayeti Coğrafya Cemiyeti'nin girişimleri ve Osman Şevki Bey'in önerisi ile "Uludağ" adını almıştır. ■ J
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=