SÖYLEŞİ DOĞAL GAZ DERGİSİ 170 Doğal Gaz Dergisi Nisan/ April 2012 70 yor. Geçen yılın başlarında bu konu gündeme sıcak bir şekilde geldiğinde, GAZMER’le seri toplantılar yaptık. GAZMER doğalgaz hortum üreticilerini bir araya topladı. Bu konuda ciddi uyarılarda bulundu. Piyasa denetlemesi kapsamında olumsuzluklarla karşılaşıldığında o üreticinin vizesini iptal edeceği şeklinde ciddi yaptırımlar koydu. Bunun faydalı olduğunu düşünüyorum. Biz de Ayvaz olarak elimizden geldiğince çalışıyoruz. Türkiye’de üreticiler bir yana, muhtemelen TSE’de bile olmayan laboratuvar ekipmanları bizde var. Dolayısıyla ürünün sıcaklık, darbe ve basınç dayanımı gibi testleri zaten kendi ürünlerimiz için yapma zorunluluğumuz bulunuyor. Yurtdışından almak zorunda olduğumuz sertifikalar bunu zorunlu hale getiriyor. Yurtiçinde de düzenli olarak piyasadan rakiplerin ürünlerini toplayarak bu analizleri yapıp, rapor halinde GAZMER’e bildiriyoruz. GAZMER de bu denetimleri yapıyor ama olanakları normal olarak kısıtlı. GAZMER şu anda laboratuvar konusunda yatırımlar yapıyor. Tabi bu sadece laboratuvar yatırımı ile bitmiyor. Bunun piyasa denetlemesi, evraksal işlemleri gibi aşamaları da var. Piyasada aynı standartta gibi görünen ama standarda uymayan birçok marka altında ürünler dolaşıyor. Sahadaki arkadaşlarımız bazen bu ürünlerle rekabet edemediklerini söylediklerinde, piyasada elma diye satılan armutların olduğunu ve bilinçlenmeleri gerektiğini söylüyorum. Bu noktada hem satış ekibimize de eğitimler veriyoruz, hem de rakiplerin takibini daha sıkı yapıyoruz. Bu konuda tek yetkili GAZMER’ mi? TSE, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi kurumlar devreye girmiyorlar mı? TSE son dönemde daha titiz davranıyor diyebilirim. Belge talep edip de şartları sınırda yerine getirenleri veya eksik çalışmaları en kısa zamanda tamamlayacağını söyleyenleri TSE artık kabul etmiyor. Yurtdışında böyle bir sorun hiç olmadı. Örneğin bizim EN 14800 standardındaki doğalgaz bağlantı hortumumuzun İtalya’dan da sertifikası var. Buradan alınan sertifikanın zorunlulukları çok. Üretilen ürünler farklı markalar altında satışa sunuluyorsa, bunu beyan etmek zorundayız. Beyan edilen ürünleri istedikleri zaman piyasadan alarak test etme hakları var, 6 ayda bir fabrikamıza gelerek her şarjdaki üründen bir iki tanesini –o gün nasıl uygulamak istiyorlarsa öyle- kontrol etme uygulamaları var. Bunun da ötesinde üretim sürecindeki herhangi bir noktadan ürünü alıp test etme özgürlüklerine sahipler.Biz yurtdışındaki yüksek standartlara uygun ürünler üretiyoruz. Ciromuzun büyük bölümünü ihracat oluşturduğu için de, yurtdışına farklı yurtiçine farklı ürün üretme lüksümüz yok. Bu ürünün kalitesi ile oynama şansımız da yok. Biz bu standardı korumak zorundayız. Bu standardın bir bedeli var ve bu bedeli Avrupa’dan alabiliyorsak Türkiye’den de almamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Avrupalı bir vatandaşın böyle bir ürünü kullanma hakkı varsa, Türkiye’deki vatandaşın da bu güvenli ürünü kullanma hakkına sahip olması lazım. Tesisatta hatalı ürün kullanıldı ve yangına sebep oldu. Bunun yaptırımı nedir? Yaptırım konusunda, gaz idaresi üretici şirketle bire bir temasta. Sigorta konusunda Avrupa’da zorunluluk olduğu için bizde de ürün sigortası var. Bizim ürünümüzden kaynaklanan bir yangın oluşursa zararı sigorta karşılıyor. Böyle bir poliçenin bize yıllık maliyeti 150 bin Euro. Bu da ürün maliyetine yansıyor “EN 14800 standardı hakkında bilinçlendirici pano çalışması yaptık ve Türkiye’nin dört bir tarafındaki bayilerimize dağıttık. ‘Bu panoda doğru ürün numunesi var, bu ürünü mıknatıs tutmaz. Size standart dışı bir ürün gelirse panodaki mıknatısı kullanarak kolayca test edebilirsiniz. Çünkü karbon çeliği mıknatıs tutar’ dedik ve onları da uyardık”
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=