Doğalgaz Dergisi 226. Sayı (Mayıs-Haziran 2021)
dogalgaz.com.tr Doğalgaz / Mayıs-Haziran 2021 45 tüketiminin GSYH(Gayri Safi Yurt İçi Hasıla)’ye oranlanması ile hesaplanır. Birimi TEP/bin $’dır. Enerji yoğunluğun- daki düşüş enerji verimliliğindeki artış olarak yorumlanmaktadır. 1.3. Enerji Verimliliği Enerji verimliliği, üretim veya hiz- metin sağlanması için gerekli enerji tüketimini mevcuttaki kalite ve konfor seviyesinden ödün vermemek şartıyla azaltarak enerjiyi doğru şekilde kullan- mak olarak tanımlanabilir. Enerji tasar- rufu ise enerjinin verimli kullanılması ile elde edilebileceği gibi enerji verim- liliğinden bağımsız olarak doğrudan doğruya enerji sarfiyatının azaltılması olarak gerçekleştirilebilir. Enerji verimliliğini sağlayarak enerji yoğunluğu azaltılabilir ve enerjiden tasarruf edilebilir. Enerjinin verimli bir şekilde kullanılması için uygun tekno- lojilerin kullanımının yaygınlaştırılması, alternatif yöntemlerin izlenmesi ve tüm bu faaliyetler için gerekli bütçenin planlanması gibi çalışmalar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde her sektörde küçükten büyüğe her işletmede gün- deme getirilen konulardır. 2. ENERJİ YÖNETİM SİSTEMİ TS EN ISO 50001 enerji yönetim sistemi, enerjinin verimli kullanılabil- mesi için işletmelerde tek başına veya diğer yönetim sistemleriyle entegre olarak yürütülen bir sistemdir. Enerji yönetim sistemi ile birlikte işletmelerde enerji maliyetlerinin azaltılması, enerji kaynaklarının verimli kullanılması ve çevresel etkinin azaltılması amaçlan- maktadır. Enerji yönetim sisteminde önce- likle, işletmelerde gerekli enerji poli- tikasının belirlenmesi ile politikanın gerekliliklerini sağlamak amacıyla ele alınacak enerji faaliyetleri tespit edilir. Bu enerji faaliyetlerinin gerçekleştiği önemli enerji tüketim noktaları belir- lenip faaliyet bazında enerji referans çizgileri ve performans göstergeleri oluşturulur. Enerji yönetiminde ulaşılmak iste- nilen hedefleri gerçekleştirmek için planlanan gerekli uygulamalar faaliyete geçirilir ve sonuçlar devamlı kontrol edilir. Enerji performansını aksatacak durumlarda gerekli aksiyonlar alınır. Enerji yönetim sisteminde iyileş- tirme faaliyetleri ve bu faaliyetlerin sürekliliği çok önemlidir. İyileştirme faaliyetlerinin ise hangi alanda ve nasıl geçekleştirileceği ise işletmelerin önemli enerji tüketim noktalarındaki tüketilen enerjiye göre şekillenir. 3. ELEKTRİK TÜKETİMİNDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ Elektrik enerjisinin yüksek mali- yeti göz önüne alındığında, gelişen teknolojiler ile birlikte enerjinin daha verimli kullanılarak sarfiyatının azaltıl- ması işletmelerde sıklıkla tercih edi- len iyileştirmeler arasındadır. Yapılan araştırmalar sonucunda işletmelerdeki toplam elektrik tüketiminde aydın- latma amaçlı elektrik tüketiminin payı ısıtma-soğutma amaçlı elektrik tüke- timinin payından sonra en büyüktür. Aydınlatma sistemlerinde verimli ve ekonomik çözümlerin gerekliliği bu şekilde anlaşılmaktadır. Aydınlatma sistemlerinde mevcut sistemdeki aydınlık düzeyini değiştir- meden sağlanan enerji tasarrufu aynı zamanda bir enerji verimliliği örneğidir. Aydınlatmada amaç görme koşullarının en iyi şekilde sağlanmasıdır. Bunun için kalite ve görsel konfordan ödün verme- den ihtiyaç duyulan minimum aydınlık seviyelerinin sağlanması gerekir. Enerji yönetim sistemi iyileştir- melerinde aydınlatmada alternatif çözümlere sıklıkla yer verilmektedir. Işık kaynağının aydınlatma gücü, tek- nik anlamda birim zamanda yaydığı toplam ışık miktarı ışık akısı olarak nitelendirilmekte olup lümen birimi ile ifade edilmektedir. Etkinlik faktörü ise, aydınlatma verimi olup ışık kayna- ğının yaydığı görünür ışığın kalitesini ifade eder. Birim watt başına tüketilen lümendir. Aydınlatmada gerçekleşti- rilecek verimlilik çalışmalarında temel prensip etkinlik faktörü yüksek aydın- latma armatürlerinin tercih edilmesidir. Bu bağlamda LED aydınlatma tekno- lojileri enerji verimliliğinde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. 4. LED AYDINLATMA TEKNOLOJİLERİ Light Emitting Diode, LED, Türk- çeye ışık yayan diyot olarak çevrilen bu elektronik devre elemanı 1960’lı yıllar- dan itibaren aydınlatma teknolojisinde etkin bir rol oynamaya başlamıştır. Bu etkin rolde enerji sarfiyatlarının düşük, verimliliğinin yani etkinlik faktörünün (lm/W) yüksek olmasının büyük payı vardır. 1920’lerde icat edilmesine rağmen pratik hale getirilip elektronik bir bile- şen olarak kullanımı 1960’lardan sonra yaygın hale gelmiştir. Aydınlatma tek- nolojisindeki yolculuğuna zayıf kırmızı bir ışık olarak başlayan LED’ler sonra- sında çeşitli dalga boylarında, istenilen parlaklıkta ışık verebilir hale gelmiştir. Aydınlatmadaki bu renk çeşitliliği kul- lanılan yarı iletken maddenin özelliğine ve üretim prosesine bağlıdır. Gelişen teknolojiler ile birlikte LED’lerin etkinlik faktörleri gide- rek artırılmaktadır. Ancak optimum çalışma sıcaklıklarının aşılmasıyla birlikte LED’lerde verimi düşüren fak- törler ortaya çıkabilir. Bozulma, devre dışı kalma, ışık akılarında düşme ve renklerinde bozulma yaşanabilir. LED ışık kaynaklarının armatür formunda etkinlik faktörü bu gibi etkenlere bağlı olarak azalabilir. LED armatürlerinin performansı ışık kaynağını oluşturan optik elemanlara,
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=