üzerinde fazla dikkatli durmanın anlamı yok. İscanbul'a düşük kaliteli yakıtlar önümüzdeki birkaç kış boyuncagelecektir. Kim ne derse desin; doğru değildir. Kömürü kaynakta iyileştirmenin yollarını bulmak lazım. Verilen bazı değerler var. Özel damarlardan örnek alınmıştır; belli yerlerde tahlil yaptırılmıştır. O değerlerin üzerinden bir sertifika oluşrurulmuşrur; kamyonlarafocokopisi verilmekcedir.Çevre Müdürlüğü'nün kontrol elemanları bu sertifikalara bakıp geçme izni vermektedir. Gerçek budur. Boyut da önemli değil. Eskiden 1-2 m'lik kütükler damardan çıktığı gibi kamyona yüklenirdi. Parçalar evin önünde kırılır, pislik ve toz çevreye yayılı rdı . Kömür kazana girene kadar hiçbi r kalorifik değeri kalmıyordu. Şimdi bunu 15 cm'e düşürdüler. 15 cm'lik kömürü yine kıracaksınız; yine bunun içinde yabancı maddeler var. Halbuki bunun madende zenginleştirilmesi, zararlı maddelerden arındırılması, bir stok salıasınaalınıp, oradaanalizedilmesi lazım. Şayet bunlar olursa, kömürün fiyatı yükselecektir; dolayısıyla doğal gazın fiyatının avantajları ortaya çıkacaktır. Kırmayeni birkonu; cacbikarları var.Fakat İscanbul'un şu anda çözüm bekleyen doğal gaz sarış politikasını etkileyecek karakterde değil; uzun vadeli bir iş. Sobaya gelirsek, soba iyi bir çözüm. Ankara'nın kısmen kurtuluşunda ve çok yerde kullanıldı. Fakat Ankara'da bir alt yapı vardı; havagazı tesisatı vardı. Vatandaş sadece bir sayaç ile bir soba koydu. Bence burada yapılan haca, ferdi bağlantılara dönülmesiydi. İscanbul'da bu yaşanıyor; yaşanacakda. lOdaireli biraparcmanagaz verdiğiniz zaman, herkes iştirak ediyor fakar mutfağına götüremiyor. Bunu şimdilikesgeçip,merkeziısıtmayayönelip, kazan dairesine bağlarsak, gerisi arkasından gelir. M. Hilıni GÜLER: Balısecriğiniz her iki noktada da çalışmalarımız biraz farklı yürüyor. Bu sene biz (kömür girişini) 8 nokra, kontrol edeceğiz. Daha evvel 3 noktada kontrol ediliyordu. Kon trol denen şey de, sadece kamyonun üzerindeki parçanın belli bir boyutta olup olmadığıydı. Analiz yapılmıyordu. İşin ilginç tarafı, bu sene bu 8 noktada, analiz cihazlarını devreye sokmak istiyorum. İkinci bir konu, biz sobayla birlikte doğal gazın en çok kullanılacağı birimler olarak, fi rınları görüyoruz. Ekmek fırınları, büyük Bir Toplantı / A Meeting oteller, lokantalar, kurutemizleyicilergibi doğal gazı en çok kullanabilecek yerler üzerinde çalışıyoruz. M. NAKİBOĞLU: Siz biraz evvel üçlü bir sistem çerçevesinde geleceği düşüneceğinizi söylediniz; kömür, doğal gaz ve fuel-oil. Ne kadar koncrol edersek edelim, kalitesi düşük kömür İscanbul'a girecektir. Bunun alternatifini sunabilmemiz lazım. Alternatifi fuel-oil ve doğal gazdır. Doğal gazı bugün kullananların hepsi memnun. Burada yapılacak önemli bir iş, eğer mümkünse, BOTAŞ'ın belki marjları düşürerek doğal gaz fiyatını rekabet edebilir seviyede tutması. Doğal gaz kömüre ancak bu şekilde alternatif olabilir. Yoksa fiyat farkları çok olursa, kömürealcernacifolması mümkün değil. Bizim yaptığımız son hesaplarda kömür ile arasında çok fark yoktu. Ama hep birlikte bunun fiyatını aş ağıda tutabilirsek, tesisat maliyerlerine de çözüm getirebilirsek, kısa vadede doğal gaz kullanımını hızlandırabiliriz. S. BULAK: BOTAŞ'ın buradaki turumu gayet güzel. Haziran sonu itibarıyla zam yapmayacaklar. Harca yüzde 10 indirim düşünülmüş ama bu konuda gerekli formali reler gerçekleşti rilemem iş. Ama şu anda fiyatı daha avantajlı. İ. PEREK: BOTAŞ'ın fiyatı üzerinde etkimiz olması mümkün değil. Benim bildiğim kadarıylaAnkara'dafiyacamşları fazla olunca, memurkesimi ağırlıklı olduğu için, büyük bir baskı oldu ve Bakanlık bu mevzu üzerinde ciddi etkiler yaptı. Fiyatı indirmek yerine, fiyatı artırmamak politikası esastır. Dönüşüm maliyerlerinin, dolar bazında 3 misli artmaması gerekirken, firmalardönüşüm maliyerlerini çok yüksek tuttular. Firma temsilcileri arasında anormal fiyat farklılıkları var. Aynı malları veriyorlar; aynı işi yapacaklar. Biri 100 derken, biri 150, diğeri 180 diyor. Bu ise, doğal gaza karşı bir itimatsızlığı beraberindegetiriyor. Onun için, banagöre ana kuruluşlar ile cali kuruluşlar arasında ciddi bir diyalog olması lazım. Tabii bazısı peşin alıyordur; bazısı vadeli alıyordur; vade farklılıklarını tüketiciye yansıtacaktır. Ancak bu kadar büyük marjlar olması, vatandaşı itimatsızlığa sürüklüyor. Aşağı yukarı 1986 yılından beri belli bir beklenti içinde olan dernek üyelerinin 1993 yılında biraz DO�AL GAZ DERGİSİ SAYI. 33 51 ralıatladıklarını ama 1994 yılında daha büyük bir darboğaza girdiğini görünce, daha doğal gaz kullanmaya başlamayan 4/ 5'e göre ve biraz önce Hilmi Bey'in söylediği gibi, İstanbul'dadoğalgazındaha yaygın kullanılacağı düşünülerek, kar marjını biraz daha uzun vadeye yaymakta büyük fayda görüyorum. M. NAKİBOĞLU: Firma bazında konuşmak gerekirse, o dediğiniz hadiseyle karşılaşıyorum. Aynı işe bizim iki bayiimiz ayrı iki teklifverebiliyor. Bunların önüne geçmeye çalışıyoruz. Bunun için bizim firmamız bir sistem gelişti rdi . Teidifverme formu getirdik; ki müşteri hiç değilse iki bayi arasındaki farkı bire bir karşılaştırabilsin. Ama yUzde 100 önlememizin imkanı yoktur. Tabii herkes kendi emeğinin fiyatını kendi biçiyor. Bir tesisatta bizim ne kadar c;ihazımız varsa, aynı miktarda da tamamlayıcı tesisat elemanları ve işçilik var. Bir tesisat 100'e çıkmışsa, 50'si cihaz, 50'si de borusu, işçiliği, karı vs. Bizim afişe fiyatlarımız değişmez. M. Hilmi GÜLER: İGDAŞ olarak bir kampanya başlatmak niyetindeyiz. Bununla ilgili çalışmalarımızın çerçevesi oluştu. Oldukça da ilginç sayılabilecek, ses çıkarabilecek bir çalışma olduğunu umuyoruz. İsterseniz bunu birlikte düşünelim. Dalıaiyietki etmesi açısından, aynı anda anons edebiliriz. Çünkü biz bu işi bir aile bütünlüğü içinde görmek arzusundayız. Sizinle bizim aramızda çok önemli birfarkyok. Bizön çalışmalarımızı şekillendirmek üzereyiz. Eğer uygun görürseniz, aynı anda sizin yaptığınız çalışmalarla birlikte çıkabiliriz veya ayırı ayrı da hareket edebiliriz. Burada mühim olan hedefe varmak. Yapacağımız çalışmaları size de açar, sizin de fikirlerinizi alırız. Çünkü bu dönemin özelliğine uygun olarak, özel hareket etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bunu başkatürlüyapamayız. Şuandaİstanbul'da büyük miktarda kişi yazlıklarına gittiler. Zaten ısınma problemi söz konusu değil. Dolayısıyla hicap edeceğimiz kesim minimum seviyede. Ekonomik koşullar da bunun üstüne geldi. Çok özel bir durumla karşı karşıyayız. Bu çok özel durumun da çok özel çözümleri ollması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda biz hazırız. M. NAKİBOĞLU: Sizin kampanyanızın
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=