Doğalgaz Dergisi 33. Sayı (Temmuz-Ağustos 1994)

çerçevesi ne olacak) M. Hilmi GÜLER: Çerçevesi hem ekonomik, hem sosyal olacak; psikolojik olacak. Üçü beraber. Kampanya sadece bir tanıtım programı değil. İşin ekonomisini de içeriyor. Ana başıkları oluştu. Şu anda açıklanacak düzeyde değil. Teknik arkadaşlarımızın çalışmaları sürüyor. Birkaç güne kadar tamamlanacak. Eğer uygun görürseniz, etkisinin daha fazla olması açısından, birlikte hareket edilir. Birlikte hareket etmenin çok iyi akisleri olabilir. Müşterilerden çokdeğişik tepkiler alıyoruz\ Özellikle üç büyük faktör üzerinde duruluyor. Biri doğal gaz miktarının azalması korkusu. İkincisi, doğal gazın fuel-oil karşısındaki fiyatı. Üçüncüsü dönüşüm masrafları. Bu üç ayaktan sonuncusu sizi çok yakından ilgilendiriyor. İlki, doğrudan doğruyabizi, diğeri de hükümecin genel politikasını ilgilendiriyor. Burada sizin açınızdan ele alınacak konularda bizim üzerimize düşen görevler varsa, biz gereken kolaylığı göstermeye azami çaba gösteririz. İ. PEREK: DOSİDER üyelerinin ayrı ayrı pazarlamapolitikaları var. Tabii aralarında haliyle rekabet var. Bu doğal birşey. Geçen yıllarda bir iki kere yapılan, bu sene pek yapılmayan bir husus var. Onların bayileriyle, temsilcileriyle yaptıkları toplantılara, eğer ihtiyaç duyuyorlar ise, bizim arkadaşların da katılarak İGDAŞ'ın genel politikalarını anlatmak suretiyle onları da harekete geçirmelerini uygun bulurlar mı? M. ERDEM: Onların şu anda morale ihtiyacı var. M. Hilmi GÜLER: Fiyat ("olicikası konusunda, fuel-oil ile doğal gaz arasındaki garip düğümü çözmek açısından da karşılıklı güçlerimizden faydalanmamız lazımdiyedüşünüyorum. Ocomocivsanayii gerekli tepkiyi gösterdi ve istenen noktaya geldi. Doğal gaz da şu anda hatırı sayılır bir büyüklükte. Neden bu konuda birlikte hareket etmeyelim) Belediyenin belli bir gücü olduğunu hepimiz biliyoruz. Sizin de özel sektör olarak gücünüz büyük. S. BULAK: Sayın Belediye Başkanı'nın bu konudaki olumlu yaklaşımını deklare etmesi belki güzel bir başlangıç olur. İstanbul Valisi'nin de bu konuya oldukça Bir Toplantı / A Meeting sıcak baktığını akılda tutmakta yarar var. O da sürekli olarak kontrol edememekten, elindeki eleman yetersizliğinden şikayet ediyor. Vilayec'in de bu konuda desteğini almak suretiyle, en azından halk nazarında, hava kirliliğini çözmek açısından bu koncrollerin yapılacağını en yetkili ağızlardan deklare etmekte fayda olabilir. O. _AKSOY: Bugün doğal gaz mecburi tutulmuş olsa, bu halka ters gelmeyecek. Çünkü halk zaten günün birinde doğal gazın her halükarda zorunlu hale geleceği beklentisi içinde. Görüşcüğmüz insanların dile getirdiği durum bu. Doğal gazın fuel oil veya kömüre göre pahalı ya da ucuz olmasının bir konut için çok büyük önem taşıdığını sanmıyorum. Çok yüksek miktarlarda tüketen bir sanayi kuruluşu için bu bir parametre olarak düşünülebilir. Esas sıkıntı, İbralıim Bey'in söylediği gibi, dönüşüm maliyeclerinde. Bugüne kadar doğal gaz, kat kaloriferi ya da merkezi ısıemaylaözdeşdüşünüldü. Ancak şuanda edindiğimiz tecrübelere göre de bizim doğal gaz haclarımız ve servis kurularımızın önemli bir bölümü sobalı binaların önünde. Soba kullanarak doğal gaz sarmak lazım. O binaya bir kar kaloriferi sistemi yapmaya kalkışsa bir fatura var; ama bir de bir gaz haccı çekip soba kullandığında bir fatura var. Hangi facuradalıaekonomik? Genelde milleti caydıran, doğalgazdönüşümündeki maliyet. İşletme masrafı, yıllık yakıt faturası bir ev için çok büyük caydırıcılığa salıip değil. M. Hilmi GÜLER: Açıkçası Sayın Başkan, rop sizde. Sizden çok şey bekliyoruz. M. NAKİBOĞLU: İbrahim Beyde biraz önce karları yayın dedi. Olamayan işin karı da olmaz İbralıim Bey. M. Hilmi GÜLER: Borcumuz olduğu, sıkıntımız olduğu halde, biz de kendi payımıza düşen fedakarlıkları yapmak durumundayız. Aksi halde duracak bu iş. Durursa, aynı gemide olduğumuz için, herkese yansıyacak. Firmalardan bizegelen müracaaclarvar; force- majordiyorlar. Force major adı alcında, hem de odaların verdiği yazılar var. Böyle bir tepki karşısında hareketsiz kalmak, hepimize muclaka maliyet getirir. M. ERDEM: Servis ku cularının çoğunlukla alım gücü düşük yerlerde olduğu malum. DO<:'iAL GAZ DERGiSİ SAYI. 33 54 Ancakokucubulunanyerlerdeyaşayanların doğal gaz sobası alım gücü de var mı? Benim burada bir şüphem var. Muclaka bir faydası olacaktır; ama soba istediğiniz etkiyi verebilecek mi) O. AKSOY: Bu konuda bir pisaya araştırması yapılamaz mı? M. ERDEM: Yapılabilir. O tabakanın alım gücü daha da zayıfladı. Şu anda en çok madur olan tabaka, bu tabakadır. Bu yüzden biraz şüphem var. O. AKSOY: Sadece alım gücü değil. İşin bir de külfeti var. Bir eve kat kaloriferi yapmak çok külfecli bir iş. Parası da külfecli, işçiliği de ki.ilfecli. Ö. OĞUZ: Soba tesisatında bakır boru kullanmaya İGDAŞ'ın görüşü nedir? Sobayı destekliyorsak, cesisacla bakır boruyu da desteklememiz lazım. Çok hızlı, temiz bir şekilde döşeniyor. İ. PEREK: Ankara'dakidönüşümlerde hep bakır kullanıldı. Bizde soba dönüşümü hemen hemen hiç yapılmadığı için bilmiyoruz. Bunu bir inceleyelim. M. Hilmi GÜLER: Müsaade ederseniz, toparlayalım . · Belli bir noktaya geldik; yapacağımız çalışmaları ana başlıklarıyla özeclemiş olduk. Bundan sonraki toplantıda daha somur önerilerle, yapacaklarımızı düşünürüz; bizim yapacağımız çalışmayı size açıklayabiliriz. Özellikle burada birkaç kez dönüşüm masraflarından bahsedildi. kullanıcının en fazla üzerinde durduğu, en çok terennüm ettiği ifade bu oluyor. M. NAKİBOĞLU: Bir de, yolun bir tarafında gaz var diğer tarafında gaz yok. Bu durumu nasıl düzeltebiliriz? O. AKSOY: Haccı olan sokağın bir tarafında kutu var; diğer tarafında kuru yoksa, biz bunu 1-2 gün içinde halledebiliriz. Yeter ki abone olunsun. M. NAKİBOĞLU: Efendim, tanışma imkanı sağladığınız için çok teşekkür ederiz. Bundan sonra, hedefe beraber varma yolları üzerinde görüş alışverişinde bulunacağız.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=