Doğalgaz Dergisi 33. Sayı (Temmuz-Ağustos 1994)

gerekse uzun dönemdeki enerp uretim gelişimindeki önemini bu şekilde özetledikten sonra, şimdi de özellikle yüksek yakıt kullanım verimliliği nedeniyle son zamanlarda çok popülerolan kojenerasyon sisteminin kombine çevrim içindeki uygulanabilirliğine değinelim. 3. KOMBİNE ÇEVRİMDE KOJENERASYON UYGULAMASI Kombine çevrim santrallerinden gerek bölgesel ısırma, gerekse endüstriyel proseslerde kullanmak için buhar alınmak suretiyle yapılan kojenerasyon uygulaması ile, yakıt kullanım verimliliği %90-92 merrebesine yükseltilebilir. Bunun için öncelikle buhar türbininde kondensasyon kayıplarının minimuma indirilmesi, yani türbinin alçak basınç kısmına buharakışının kısılması gereklidir. Bu durumda kondensasyonlu buhar üirbini veriminde bir miktar azalmaolmakla birlikte, alınan buhardan ısıtma ya da endüstriyel proses amaçlı olarak yararlanılmak suretiyle yakıt kullanım verimliliği yükseltilmiş olur. Eğer buhar türbini geri basınçlı tipte ise, yani buhar türbin egzozundan alınıyorsa, verimde bir değişiklik olmayacaktır. Ancak geri basınçlı buhar türbin veriminin kondensasyonlu buhar türbin veriminden oldukça düşük olduğu da unutulmamalıdır. Bunundışındakojenerasyon için gereken buhar, acık ısı kazan ı kızdırıcısınclan da alınabilir; ancak bu durumda da buhar türbini kapasitesi daha küçük seçilmek zorundadır. Özet olarak belirtildiği gibi, kojenerasyon tekniğinin kombine çevrim içinde uygulanması mümkündür; ancak bugüne kadar ülkemizde yüksek kapasiteli kombine çevrim santralleri projeleri kapsıımında büyük çaplı kojenerasyon uygulaması düşünülmemiştir. Bunun nedenlerinin en başında ise, söz konusu santralleri tesis eden TEK'nun statüsünün ve hizmet sınırlarının buna elvermemesi gelmekteydi. Zira TEK, 1312 sayılı kanunla yalnızca elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaretini yapmak amacıyla kurulmuş bir kamu iktisadi ceşebbüsLiydü. Ancak bir düzenleme ile gerek bölgesel ısıtma, gerekse endüstriyel prosesler için TEK'na buhar satma yetkisi verilse bile, uygulamada birçok zorlukla karşılaşılacaktı. Zira TEK, bu tip enerji üretim tesislerini öncelikle yakıt kaynaklarına ve/veya elektrik tüketim yoğunluğuna bağlı olarak seçilecek yerlerde yapmak zorundaydı. Bu durumda, ısıtmaveyaproses buharı kullanılacak alanların santral sahasının yakınında olmaması, kojenerasyon için yapılacak iletim-dağıtım hacları yatırımının çok pahalıya çıkmasına ve santralin fizibil olmamasına neden olacaktı. DOGAL GAZ DERGİSİ SAYI. 33 95 Diğer bir konu ise, bu santrallerin tesis edildiği yıllarda ülkemizdeki yüksek büyüme hızı nedeniylekesintisizelektrikenerjisineduyulan büyük ihtiyaçtı. 1984 yılından önce dış ülkelerden elektrik sacın alınan ve büyük ölçülerde elektrik kısıntılarına maruz kalınan ülkemizde, öncelikle mevcut kaynaklardan en yüksek verim ve kapasite ile elektrik üretiminin yapılacağı santrallerin tesis edilmesi zorunluluğu vardı. Ayrıca büyük santrallerde kojenerasyon uygulaması ve özellikle bölgesel ısırma yapılabilmesi için, büyük çapta bir alt yapı düzenlemesi gerekmektedir. Mevcut kombine çevrim santrallerimiz civarındaki yerleşirı; bölgeleri dikkate alındığında, bunun oldukça zor ve pahalı bir yatırım olacağı , bununla birlikte gerek belediyelerle gerekse, diğer ilgili ku ruluşlarla çok geniş anlamda bir koordinasyon gerektireceği de gözden kaçırılmamalıdır. Günümüzdeki oroprodüktör sistemlerdeki hızlı gelişme ise konunun diğer bir yanını gündeme getirmektedir. Özel sektörün kendi elektrik ve ısı ürerim tesislerini kurması neticesinde kamunun bu alanda yapacağı yatırımın yakın bir gelecekte atıl kalma riski de söz konusudur. Tabii ki bütün bu hususlar, ileride hiç büyük kapasiteli birleşik ısı güç santrali kurulmaması gerekir gibi bir sonuç vermemektedir. Gerekli düzenlemeler, iyi bir koordinasyon ve üretici ile tüketici arasında uzun vadeli anlaşmaların realize edilmesi durumunda, birleşik ısı güç santralleri kamu tarafından da her zaman üzerinde önem le durulması gereken bir seçenek olacaktır. Yukarıda bahsedildiği üzere, büyük çaplı ve dış tüketiciye yönelik bir kombine çevrimkojenerasyon uygulaması yapılmamış olmakla birlikte, TEK tarafından tesis edilen Trakyave Ambarlı K.Ç. Santralleri'nin kendi bünyeleri içinde küçük çaplı kojenerasyon uygulamaları gerçekleştirilmiştir. 4. TRAKYA K.Ç. SANTRALİNDE KOJENERASYON UYGULAMASI Toplam sekiz gaz türbini ve dört buhar türbini ünitesi ile diğer yardımcı tesislerden oluşan 1200 MW Trakya K.Ç. Santrali'nin inşaatına Aralık 1984 tarihinde başlanmış ve 1985 yılı sonundan itibaren ünitelerin birbiri ardına devreye alınmasıyla, 1986 yılı Şubat ayından sonra Bulgariscan'dan elektrik enerjisi ithalatı durdurulmuş ve takip eden yıllarda da elektrik enerjisi ihracatı yapılmıştır. Trakya K.Ç. Sanrralinin si.irade realize edilerek sisteme ilavesiamacıylasantral ihale çalışmaları sürerken, diğer taraftan da lojman, idari bina, kafeterya, misafirhane gibi sosyal tesisler ile

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=