Doğalgaz Dergisi 36. Sayı (Ocak-Şubat 1995)

o • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • uygun olacağı kararı o zaman verilmiş ve bu hatların temizliği için çalışma yapılmıştı. Şu anda geldiğimiz noktada mevcut havagazı şebekesinin ıslahı daha uygun olmuş mudur? Daha ucuz mu olmuştur? Yoksa yeniden yapılsaydı daha mı iyi olurdu? Bu konsorsiyum yetkilileri ve müşavirleri kolon hatlarında, havagazlı kolon hatlarında evlerde mevcut olan kuru doğal gazın ileriki günlerde sıkıntı yaratacağını belirtmişler miydi? Hiç bu tartışma olmuş muydu? Bacanın mevcut şekliyle sıkıntı yaratacağını söylemişler miydi? Yoksa bunların hepsini biz yaşayarak mı gördük? İngilizler yine üç yollu vana kullanımını yakış ekonomisi açısından tavsiye etmişler miydi? Bu konular tartışılmış mıydı? Gürsel Bey'in bir yorumu oldu kalibrasyon sistemleri sayaçlarda çok pahalı olabilir onun için firmalara bunu yetki olarak vermek uygun olur dedi. Acaba bu denetimsiz olur ise az yazan sayaçlar reklamı yapılabilir mi? Bir sıkıntı yaratabilir. Brülör armatürlerinde İGDAŞ'ta, Bursa'da ve EGO'da farklılıklar var. Bu farklılıkları bir standarta getirmek bu toplantıların esaslarından biri olmalı. Örneğin Ankara'da ana şebeke hatlarında düşük basınç hattında 50 milibar'ın üstünde bir basınç biz hiç beklemiyoruz. Olması mümkün değil. Ama buna rağmen brülör hattında yer almasına rağmen filcre regülatör kullanıyoruz. Bu konuları tekrar gündeme getirmekte yarar olabilir diye söylüyorum. Emin değilim ama duyduğum kadarıyla Bursa'nın, kapasite sınırı getirmeden tüm brülörlerde en küçük brülörlerde dahi iki selenoit kullanılmasını önerdiği ve kaçak kontrol cihazı konulmasını önerdiği söyleniyor. Halbuki örneğin bizim çalıştığımız Alman normlarında 350 Kw'akadar kaçak kontrolü olmayan sıcak su kazanlarında kullanılan brülörlerde tek selenoit yeterlidir. Niçin Türkiye'de daha zorlayıcı bir etken getirilmiş? Şimdi Alman standartlarıyla çalışıyoruz dedim orada Alaa:ttin Bey'e biraz sitem edeceğim. Ankara'da 400 milyon m3 doğal gaz kullanmaya başladık. Ama TSE hala standartlarını tamamlamadı. İstanbul'da uygulamayı biliyoruz. Bursa da uygulama başlamış ama TSE hala standartlarını tamamlamamış. Bunu tartışmakta yarar var. Şimdi yine Gürsel Bey, Bursa'da merkezi sistemde kaynak düzenine geçtik dedi. Niçin merkezi sistemde bunu yapıyoruz da kolon hatlarında yapmıyoruz veya yapmaya başlayacağız demiyoruz? Bunun bir sebebi var mı onu öğrenmek istiyorum. Teşekkür ederim. Taner DOĞAN: Bursa'yla ilgili bir sorum var. Bursa'da gerek kontrol gerekse montaj sonrası bir sigorta uygulaması var. Mali mesuliyet ve yangın sigortası olmak üzere. Ankara ve İstanbul'da bu sorun nasıl çözülüyor? Eğer yapılmıyor ise Ankara ve İstanbullular kendilerini daha mı güvende hissediyorlar? Necati ELTEKİN (İGDAŞ): Gürsel Bey'e bir sorum olacak. Projeyi kontrole gittiğinizde ilk seferde para almaya başlayın gibi bir tavsiyeniz oldu. Ayrıca proje onay ücreti diye bir ücret alıyor muyuz? Ankara'daki arkadaşlarıma bir sorum var, başlangıçta 25.000 şofben ithal edildi, beyaz eşyacılarla oldukça sorunlar yaşadık diye bir ifade oldu. Yani şofbenleri beğenmediğinizden mi yoksa şofbenlerin banyoda olmasından mı iptal ettiniz? Ankara'da bacayla ilgili çok yoğun şikayetler olduğu son zamanlarda üstüne daha farklı bir şekilde eğilindiği bu sorunun günden güne çözüldüğü duyuyoruz. Cem ÖZGÜR: Alaattin Bey biraz önce bir dökümantasyon merkezi kurduklarından bahsetti ve bilgi verdi. Acaba bu dökümantasyon merkezi biz üretici firmaların kolaylıkla günlük bilgileri alabileceği bir merkez halinde kullanılabilecek mi? Bu soruyu aynı şekilde BOTAŞ'a ve İGDAŞ'a soruyorum. Böyle bir merkezleri var mıdır? Bunu biz üreticiler olarak bilgi kaynağı olarakkullanabilir miyiz? İkinci bir sorum da kalibrasyon tezgahının eskiliği, yeniliği hiç önemli değil. Bu kalibrasyon tezgahının en son hangi tarihte kalibre ettiniz? Ve kim kalibre etti? Faruk PULAT (ECA): Ben bir konuyu G DOĞAL GAZ DERGİSİ SAYI 36 hatırlatıp üç gaz şirketi yöneticilerine bir soru sormak istiyorum. Biz Türkiye'de ECA firması olarak Ankara'da ilk defa 12.500 yerli doğal gaz sayacını vermiş bir firmayız. Şimdi Türkiye'de ölçme cihazları yapmak tek başına bir firmanın sorumluluğunda değil. Bunu bütün arkadaşlar bilir. İster doğal gaz sayacı imal edin, ister su sayacı imal edin. Son tahlilde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 'nın ölçme ve ayarlama istasyonlarından okey almadıktan sonra o sayacı piyasaya veremezsiniz. Dolayısıyla burada firmanın sorumluluğu olduğu kadar resmi bir sorumluluk altında bu sayaçlar imal ediliyor. Bu izahımdan sonra yine BOT AŞ yetkilisinin verdiği değerli bilgilerden alıntı yaparak soruma devam etmek istiyorum. Kendileri Bursa'da yaptıkları araştırmada nihai tüketicinin doğal gaz ithal etme konusunda üç tane sorusu olduğunu ve bunları tatmin ederek başarıya ulaştıklarını söylediler. Bunların bir tanesi doğal gaz patlaması, ikincisi ·kesilmesi, üçüncüsü maliyet dediler. Ben işin maliyet yönüyle ilgili sorumu sorayım. Bugün üç tane değerli gaz şirketinin elinde hali hazırda varolan abonenin büyük bir çoğunluğu, oran vermek gerekirse %80-90'lara varan çoğunluğunun elindeki sayaçların hepsi ithal kökenlidir. Ve bu üç caneşirketimiz de kendi ifadelerine göre önümüzdeki günlerde müşteriden gelecek şikayetlere karşı hazırlıklı değiller. Yani ben İstaribul'da İGDAŞ'ı şikayet etsem bu sayaç çok yazıyor gelin meselesini çözün desem, aynı soruyu Ankara'da da sorsam, Bursa'ya da sorsam ithal ettikleri sayaçların kalibrasyon ve testini nasıl yapacakları konusunu merak ediyorum. Bu konuda bir cevap verirlerse memnun olacağım. Teşekkür ederim. Süleyman BULAK: Teşekkür ediyoruz. Birinci soruya Sayın Gürsel ASLAN cevap veriyor. Gürsel ASLAN: Şimdi tabii ulusal standart enstitümüz olduğu için öncelikle aradığımız TSE uygunluk belgesidir. Eğer yoksa biz uluslararası kabul görmüş standartları kabul

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=