Doğalgaz Dergisi 36. Sayı (Ocak-Şubat 1995)

• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • an Koç Holding'de uzman mühendis olarak görev yapıyor. Buyrun Sayın A~ABAY. ôzcan A~ABAY: Teşekkürler Sayın Başkan. Biliyorsunuz doğal gaz ülkemize geleli yaklaşık 4-5 yıl oluyor. Öncelikle ropluluğumuzun tek düşüncesi doğal gazı mevcur yakırların yerine alternatifolarak kullanma imkanlarıydı. Grubumuz da kullanılan yakıc daha ziyade sıvı yakıdardı. ilk aşamada bu yakıcların yerine doğal gazın ulaştığı nokralarda doğal gazı yakırolarak kullanma imkinları araşcırıldı. Yaklaşık 10 resisimiz doğal gazı yakıc olarak kullanmaya başladı. ikinci aşamada doğal gazın gelmesiyle arcaya çıkan yeni olanakların değerlendirilmesi, doğal gazın do)lrudan kullanımı, üretimde ve buna bağlı olarak da elektrik iireriminde kullanılması gündeme geldi. Kojenerasyonun enerji verimi ve buna bağlı olarak çevre kirliliğinin azaltılması, daha ucuza elektrik Urerimi gibi olanaklarda de)lerlendirilerek kojenerasyonla ilgili çalışmalara başlandı. Burada öncelikle do)lal gaz bulunan sıcaklık ve elekcrik güçleri dengeli rcsislerde oldu. Bunlar belli bir aşamaya geldikten sonra bazı tesislerimiz kojeııerasyon yarırımlarına karar verdiler, Arçelik, Eskişehir ve Çayırova'daki iki tesisinde 6'şar MW'lık gaz mororlu birer kojenerasyon ünitesi kurmak Uzere. Tiirkiye'de kumlan kojenerasyon resislerinin hepsi gaz ciirbünü bazlıydı. Arçelik'in uygulaması genel eğilimlerin dışında kabul edilebilir. Gaz mocorlarının bir diğer özeliği doğal gazın yan ısıra sıvı yakırı da yakabilecek olmaları. Böylece doğal gaz kesin tilerinden etkilenme en aza indirilebilecek. Gaz mocorları, ısıyı daha düşük kalicede kabul edebilecek cesislerde bir alcernacif olabiliyor. Sisteme göre LO MW' ın alrındaki kapasicelerde gaz mocorlarının elektrik verimleri daha yüksek olabiliyor. Benzer olarak SİMKO resisimizde kendi kapasitesine uygun olarak yaklaşık I MW'lık iki gaz mororlu bir sistem kurmak üzere. Bu kiiçiik ölçekli projelerin dışında yaklaşık 150-200 MW'lık bir proje üzerinde çal ışmalar Koç Gnı~u'ndaki bi.i ci.in şirkeclerin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere devam ediyor. Böyle bir yacırıma karar vermeden önce çok çeşidi konuları incelemek gerekiyor. Gazın sürekliliği, fiyatı, elekcri~in fıyarı ve bunların birbiriyle ilişkisinin zaman içinde nasıl değişriği gibi konularönemli. Bu ekipmanlar dolar bazında dışarıdan ithal edildi)li için yacırım maliyederi oldukçaarccı. Burada sanırım bir iki sorun her zaman kafamızı kurcalamaya devam edecek. Bir ranesi gazın sUrekli remin edilip edilemeyece)li konusu. Amerika'da, Avrupa'da bu gaz anlaşmaları 20-25 yıl sürelerle belirli fiyar formüllerine ba)llanarak yapılabiliyor. Tiirkiye'de ise böyle bir imkan yok. Ancak bir yıllık sözleşmeyle BOT AŞ size gaz veriyor ve o fiyatı da nasıl belirledi)li cam olarak açık değil. Bir di)ler konu da TEK'le olan ilişkiler kuşkusuz. Mevcut yönetmelikler uygulanarak kojenerasyon sistemleri kuruldu. Bazı duyumlara göre yönermeliklerde de)lişiklikler yapılması söz konusu. Bunların kojenerasyonu özendirecek, çalışmaları aksarmayacak yönde olması hem sanayicilerin hem de genel olarak bücUn ülkenin yararına. Burada karşılaşılan bir diğer sorun da doğal gazın tahsisinde ortaya çıkıyor. Burada BOTAŞ'a, devlere, bakanlığa düşen görev bu rahsisin önceliklerini belirlemek. E)ler biz gazı %50 verimle elektrik üreriminde değerlendirirsek kuşkusuz daha verimli olan kojenerasyon tesislerine ayırabilecek gaz miktarı azalacak cır. Bu öncelikleri iyi belirlemek 18.zım, Kojenerasyon, tesislerin kendi ihtiyacını karşılam3.k için midir yoksa bu iş ricarec aracı olarak mı görülüyor? Bu iki şeyi birbirinden ayırmakta fayda var. Bu konuda bakanlıtın endişelerine katılmakla beraber bazı olasılıkları da gözden kaçırmamak gerekri)li düşüncesindeyim. Söz gelimi Koç grubunun bir tesisinde ısıya daha çok ihriyaç varken bir başka tesisinde de sadece elekrriğe ihtiyaç olabilir. Ve bu iki resis birbirinden uzak olabiliyor. Eğer biz bu elektriği bir nokradan diAerine ucuz ve güvenli nakledemezsek ve kuracağımız cesisin kojenerasyon tesisi olmasını isciyorsaksıcaklık cükeriminin biiyük olduJlu yere kurmamız ~gerekir. Ama elektrik ihciyacımız o kadar çok değilse daha küçiik bir cesis kurmak zorundayız. Bir diğer konu da kurulacak ornprodüktör gruplarının sermaye yapısıyla ilgili. Şu andaki mevzuat bu gruplara ortak olanların elektrik kullanıcıları olmasını gerektiriyor. Elektrik kullanmayacaksa üçüncü bir kuruluşun dışarıdan gelip orcak olması imkanı yok. Bu iki yönlü sakınca geciriyor. Bir tanesi bu işe yatırım yapmak isteyen, yatırımcı olarak yaklaşan ları özendirici bir durum de)lil. Bir di)leri de bu işle ilgilenen yabancı şirkerler olabilir ve bu yabancı şirketlerin tecrübe, bilgi birikimi, reknolojiyle yakınlık, belki ileride gaz reminiyle ilgili sorunların aşılmasına yardım gibi katkıları olabilir. Bunları gözardı ermek ne kadar doğ-ru olur bilemiyorum. Bir di)ler konu da TEK'le olan ilişkiler kuşkusuz. TEK bu elektriği bir rakım fiyarlarlasacın alacak denmek re. Bir rakım çalışmaların yapılabilmesi için bunların önceden daha açık bir şekilde bilinmesinde fayda var. TEK'in oroprodükrörlere ve kendi elekrri)lini üretenlere gerek yedek gUç gerekse güciin yeterli olmadığı zamanlarda verece~i elektrikle ilgili endişel er her zaman sürmekte. Bunların da esaslarının açıklanması ve bu yönecmeliklerin ilgili tüm taraflarca rarcışılarak belirlenmesinde büyük yarar olduğu kanaarindeyim. Çok reşekkiir ederim Sayın Başkan. ŞUkrli ELEKDA~: Efendim ben şimdi Sayın Yılmaz Bozkurc'a söz veriyorum. Sayın Bozkurc halen Şale Tesisleri Genel lşlermeler Müdürüdür. Kendisi İTÜ'den Elektrik Yüksek Mühendisi olarak mezun olmuştur ve Şale Tesisleri İşletme Miidi.irlüğü yapmadan önce SİMKO Siemens Kanal fabrikasında mühendislik yapmışlardır. Buyrunuz Sayın Bozkurc. Yılmaz BOZKURT: Sayın Başkan, Sayın misafirler hepinizi hi.irmecle selamlarım. Biz de şirkec olarak bu senenin başından beri şirkerimizin içerisinde bulunan Karral'daki fabrikamızda kojenerasyon tesisini kurma çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Bilindiği üzere kojenerasyon sistemlerinin Türk Sanayisinin gündemine girişi doğal gazın Türkiye'de yaygınlaşması ile birlikte olmuşrnr. Kojenerasyon gibi güç ve ısının birlikte üretilip kullanılmasına imkan veren sistemler uzun süreden beri bilindiği halde do)lal gazın lilkemize gelişi ile birlikte bu sistemler sanayicimizin ilgisini çekm iştir. Bunun sebepleri şunlardır: 1. Sanayici ısırma ve proseste kullandığı diğer yakıtları piyasadan serbestçe temin edebildiği halde elektrik enerjisini bir devlet tekeli olan yeni adıyla TEAŞ'dan almak zorundadır. Yani gerek belirlenmiş fiyatıyla gerekse garanti edilemeyen temin süreklili~iyle seçme hakkına sahip değildir. Bu sebeple, tespit edilmiş elekcrik enerjisi fi yarına itiraz edemeyen sanayici hiç olmazsa remin silrekliliği arzu etmekte fakat en resmi ağızlarca önümüzdeki yıllarda enerji sıkıntısı ihtimali açıklamalarıyla endişeye düşmek redir. Bütün endişesine rağmen kendi elekerikenerjisini üretmeyi, çok pahalı yatırım ve fizibl olabilmesi için gerekli minimum kapasite miktarları gibi sebeplerle gerçekleşciremeyen sanayici, bilhassa do~al gazın mocorlarda kullan ı lması ile gerçekleştirilebilen küçük kapasitelerdeki momrlu kojenerasyon cesislerine ilgi duymaya başlamıştır. 2. Sanayicinin diğer bir ilgi odağı kendi kuracağı resisin günün birinde atıl kalıp kalmayacağı yani birincil enerji doğal gazın sürekliliği ve yacırımın geri dönüş süresi ile birim enerji maliyecidir. Bilindiği Uzere doğal gaz yönünden camamiyle yurt dışına 0 DOĞAL GAZ DERGİS İ SAYI 36 ba)llı bulunmaktayız. Eski Sovyerler Birli)li ile yapılan anlaşmalar bu ülkede sınırların yeniden belirlenmesinden sonra da geçerliliğini korumuş ve harca yeni Türki Cumhuriyerlerinde poransiyeli göz önüne alınırsa çeşiclenmişrir. Ayrıca sıvılaşrırılmış doğal gaz ithali ve bunu depolama çalışmaları dikkare alınsa dahi konuşmacıların da ifade erriği gibi gazın remini bizleri endişeye sevkecmekredir. Dünyadaki rezervler gözöni.ine alındığında bu glinkü kullanım erendi ile mevcut rezervlerin ihtiyacı 2050 yılına kadar rahatça karşılayacağı anlaşılmaktadır. Burada enceresan olan husus L970 yıllarında mevcut rezervin ancak 2010 yı lına kadar yereceğinin sanılmasıydı. Bu cahminler yeni rezervlerin bulunmasıyla bugün çok gerilerde kalmış olup, hacca yeni rezervler bulunmasıyla 2050 yıllarındaaşılaca)lı sanılmaktadır. Kojenerasyon sistemleri ile elde edilen elektrik enerjisinin birim maliyeci, TEAŞ'ın sacış fiyatı ve cesis yatırım maliyeti gibi verilerle yapılan hesaplamalarda sanayici için önemli olan geri ödeme süresi ve yarırım iç verimlilik oranı gibi göstergelerle yatırım kararı verilmekredir.Kojenerasyon sistemlerinde bilindiği üzere birincil enerji yani do)lal gaz kabaca %30-40 oranında elektrik enerjisine, %50-5 5 oranında kullanılabil ir ısıya dönlişmekre ve % 10-15 oranında ise kayıplar olmakradır. Elekrrik enerjisi Urermek isteyen kuruluşla rın genellikle gerek ısırma ve gerekse soğurma sistemleri için ısıya ihtiyacı olmakta ve böylece roplam birincil enerji kullanım oranı %85~90 civarında olmaktadır. Arık ısının bu şekilde de)lerlendirilmesi birim elektrik enerjisi maliyecini diiştirmekce ve yatırımı cazip kılmakrndır. 3. Kojenerasyon sistemlerinin kompakc yapısı ve mevcut sıcaklık kullanım sistemlerine kolayca adapte edilebilir olması da sanayici için önemli bir avantaj sağlamakta ve cesis kurulma süresi birazda kapasiteye ba)llı olmakla birlikre 8 ay ile I sene arasında de)lişmektedir. Piyasada mevcuc mororlu kojenerasyon sistemlerinde moror-jeneracör-ısı de~işcirici i.initeleri cam bir uyum içinde akuple edilmişolup, genellikle mevcuc sıcaklık merkezlerinde yerleşririlebilmekcedir. Burada dikkac ed ilmesi gereken husus mekanik adaprasyon yanında sistemin mevcut elektrik dağırım şebekesine uyumudur. Herne kadar ürecilen elekerik enerjisinin ada cipi işle eme içinde dagıcımı mümkünse de sanayici haklı olarak şebekeye paralel bir çalışma şeklini tercih ermekredir. Bu rUr çalışma şekli işletmenin dağıcım siscemine göre gerilim yiikselcici rranbformacör, orca gerilim şair tesisi ve güvenliği sağlamak için şebekeden ayırma sistemi gerektirmektedir.Ayrıca mekanik ve elekrrik sistemlerinin elektrik ve sıcaklık ihtiyacına göre cam bir uyum içinde çalışması için kojenerasyon cesisi mükemmel bir oromasyon sistemine sahip olmalı ve denetimli ocomarik işletme ile proses hiyerarşinin her kademesine müdahale imk§.nı sağlayarak sistemin slirekliliği olağan liseli işletme şarrlatında da proses in formasyon akış sistemi manuel konuma getirilerek sağlanmalıdır, Sanayici genellikle anahrar reslimi tesis arzu ecriğinden ve işlerme personeli yükünü en aza indirmek istediğinden ocomasyon konusuna özel bir önem vermekredir.Kojenerasyon siscemleri genellikle 2 MW dan yukarı güçlerde türbünlerle kuruldu)lu halde 2 MW'ın altı gliçlerde mocorlu sistemler tercih edilmektedir. Mororlu sistemlerde kendi aralarında sıvı yakıclar ve gaz yakıtlar olmak Uzere kullandığı birincil enerji ciiri.ine göre sınıflara ayrılmaktadır. Mororömri.ine etkisi yöniinden doğal gaz %35-40 arasındaki elektrik enerjisi verimi ile en çok kullanılan birincil enerjidir. Bu kullanım yaygınlı)lında doğal gazın çevre dostu bir gaz olması da rol oynamaktadır. Bugüne kadarTürkiye'nin elekcrik enerjisi ihtiyacı nı karşılayan ve kısa, orca ve uzun vadede planlamalar

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=