• • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • • Dr. Şükrü ELEKDAĞ EMEKLİ BÜYÜKELÇİ Türkiye'nin acil önlemler almaması halinde 197 7 yılından itibaren bir elektrik dar boğazına gireceğini, gerek kamu gerekse özel kesim tarafından yapılan araştırmalar tartışılmaz bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durumun, temel nedeni de siyasal istikrarsızlık ile sosyal ve ekonomik gaileler altında bunalan Türk hükümederinin günü kurtarmaya çalışmaktan geleceği düşünememeleri ... Fransız devlet adamı General de Gaulle "devlet adamlığı ileriyi görmektir" demiş. Bizim devlet adamlarımızın görüş mesafeleri ise gelecek seçimlerden öteye gitmiyor. Böyle olunca da karşılaşılan sorunlar çözümlenmeyip erteleniyor ve bir hükümenen diğerine birikerek ve büyüyerek intikal ediyor. Ertelenen sorunlar, birikim sonucu devasa boyutlar kazanıyor ve toplumun karşısına birden Y;ındil/ İst;ınbul U!us/;ır;ır;ısı Kojener;ısyon P;ıneli H;ıkkınd;ı S;ıyın Dr. Şükrü Elekd;ığ'ın Yorumunu Y;ıyınlıyoruz. vahim bir kriz, bir darboğaz olarak çıkıveriyor. Elektrik üretimi alanında da, birbirlerini izleyen hükümederin müteselsilen sorumlu oldukl ar ı bir ihmalkarlık bir nemelazımcılık in this ;ırticle/ we present you the comment of Mr. Şükrü Elekd;ığ on the "Cogener;ıtion P;ınel" which took p/;ıce in the /;ıst d;ıy of the "/st;ınbul lntern;ıtıon;ı/ N;ıtur;ı/ G;ıs UtiliZiltion ;ınd App/ic;ıtions Conference'~ var. Gerçek şu ki, Türkiye'nin son on yılda elektrik üretimi alanında yapmış olduğu yatırımlar, bir önceki on yıla nazaran yarı yarıya düşmüş ... Bunun sonucu da, vahim bir elektrik darboğazı tehlikesi gelip Türkiye'nin kapısına dayanmış. İşte, Kojenerasyon Paneli, Türk sanayicileri ile işadamlarının, sanayinin en önemli girdisi olan elektriğin önümüzdeki yıllarda yeterli ve istikrarlı şekilde üretilmesi konusunda ciddi endişeler duydukları bir ortamda yapıldı. Panelin göze çarpan bir karakteristiği, paneldeki uzmanlarla, dinleyiciler (ki bunların çoğunluğu, sanayicilerle kojenerasyon sistemleri üreten firmaların temsilcilerinden oluşuyordu) arasında açık, samimi ve sorunlara ışık tutucu bir diyaloğa yol açması oldu. Bu şekilde bazı sorunlar açıklığa kavuşturulurken, bazı sorunların da tanımlanması ve bunların çözümlerine atfedilen önemin Hükümet temsilcilerinin dikkatine getirilmesi mümkün oldu. Biz bu yazımızda, gayet yararlı olduğuna inandığımız bu diyalogda ele alınan ve kojen yatırımı yapmayı tasarlayan veya planlayan sanayicinin öncelik verdiği belli başlı noktalar üzerinde duracağız. e DOĞAL GAZ DERGİSİ SAYI 36 □Otoprodiiktb'r tanımına getirilecek esneklik: ETKB Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Mehmet KOYUNCU, yasa ve yönetmenlikler ışığında otoprodüktörü "kendi faaliyet konusunda elektrik ihtiyacını karşılamak için üretim tesisi kurup elektrik üreten gerçek ve tüzel kişiler" olarak tanımlarken, otoprodüktörlük için temel koşulun, üretilen enerjinin bir ticari alışverişe konu teşkil etmemesi gerektiğini ve fazla enerjinin behemahal TEK, TEAŞ veya TEDAŞ'a satılması gerektiğini vurguladı. Sayın KOYUNCU, ayrıca, yasaya göre, otoprodüktör grupları için de aynı ilkenin geçerli olduğu grubun ürettiği enerjiyi kendi bünyesi içinde tüketmesi icabettiğini ve hiçbir şekilde başka bir kuruluşa elektrik enerjisi satamayacağını belirtti. Bu son nokta üzerinde çıkan tartışmada gayet ilginç ve yararlı görüşler dile getirildi. Gerek dinleyiciler gerekse panelde konuşanlar, yasanın halihazır durumuyla yeterli esnekliğe sahip olmadığının altını çizerek şu görüşleri ileri sürdüler: Yasa, otoprodüktör grubundaki tüm ortakların elektrik kullanıcıları olmaları koşulunu öngördüğünden, elektrik kullanmayan bir sermayedarın dışardan gelip gruba ortak cim.asına kapı kapatılıyordu. Oysa, özellikle yabancı şirketlerin otoprodüktör gruba ortak olmalarıyla, bunların deneyim ve teknolojilerinden yararlanılabilir ve birtakım sorunların üstesinden gelinebilirdi. Sayın KOYUNCU'nun bu görüşe yanıtı özede şöyle oldu: "Otoprodüktörün veya otoprodüktör grubun temel amacı kendi kullanıcağı enerjiyi üretmektir. Buna yabancı sermaye gelmesi veya bir şirketin sermayesiyle katkıda bulunması gibi bir durum sözkonusu olamaz. Buna karşın, elektrik ticari amaçla üretilecekse, bunun yöntemi üretim tesisi kurmak ve bunun için ETKB'den izin almaktır. Bu takdirde, projeye yabancı sermaye katılabilir. Halen bir yeni yönetmenlik üzerinde çılışıyoruz. Bunu ilgili kuruluşlara göndererek görüşlerini alacak ve buna göre yönetmenliğe nihai şeklini vereceğiz. Holdingler kendi bünyelerindeki şirtkeder için tek bir otoprodüktör şirketi kurabilir ve buradan tesislerine elektrik gönderebilirler." Sorulan diğer sorular KOYUNCU'yu konuya şöyle bir koşul daha getirmeye yöneltti: "İki iplik fabrikası ortaklaşa bir tesis kurarak elektrik ve buhar ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Ancak, hemen yanlarında bulunan ve elektrik ihtiyacı bulunan bir çelik fabrikasını ortak olarak alamazlar. Zira bu takdirde iş ticarete dönüşür ... " Bu satırların yazarının kanısınca, ETKB otoprodüktörlük yaklaşımına biraz daha
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=