Doğalgaz Dergisi 41. Sayı (Kasım-Aralık 1995)

Bülent ÖZGÜREL 1955 yılında Ankaro'do doğdu. 1979 yılında AOMMA Mekine Bölümü'nden mezun oldu. Çeşitli komu kuruluşlarında çolışlıklon sonra 1993 yılında TEK Santraller Proje ve Tesis Dairesi Proje Müdürlüğü görevinde bulundu. Helen 1995 yılında atandığı TEAH Proje Tesis Dairesi Başkanlığı görevini sürdürüyor. M. Sinan EGELİ 1958 yılında onkora'da doğdu. 1980 yılında AOMMA Makine Bölümünü bitirdikten sonra çeşilll komu kuruluşlarında çalıştı. TEAH Santraller Proıe ve Tesis Dalresl'nde Kombine Çevrim Santrollerl Proje Şeti olarakta görev yaptı, Halen 1995 yılında atandığı TEAH Santraller Proje Tesis Müdürlüğü görevini sürdürüyor. *Bıı yazı MMO larafındaıı diizeıılenerı Ulııslararası Doğal Kongresi ve Sergisi1nde sıırııılan bildiriden yeniden diizeıılenerek hazırlarımıJtn·. •• • • • • • • • .., DOGAL GAZ VAKiTLi • • KOMBiNE ÇEVRiM • : SANTRALLERi •• • Natural Gas Combined Circulation Plants •• • ÖZET • Fosil yakıtlar, dünya enerji üretiminde kulanılan en önemi,· kaynak olma özeliğini halen korumaktadır. Ancak fosil yakıt/, • kon vansiyonelsantrallerdeyanma ürünü olarak oluJan zarar/, atıkların yolaçtığı çevre kir/i/,ğ' i veg/obalısınmagibi olumsuzluklar, • enerji üretiminde çevresel etkileri de dikkate alan yeni arayıJları gündeme getirmıjtir. Gaz türbin teknolojisindeki ge/,jmeler : neticesinde %55gibiyüksek bir verimli/ği e ulaJan doğalgazyakıt/, kombine çevrim santral erıi fosilyakıt/, santraller içinde en • yüksek verime ulaJması, CO9 atımının dığer konvansiyonel santral eregöre daha az olması, NO, emisyonunun limitlerin çok • altına düJürülmesi veçevreye olumsuz etkı1erinin çok az olması nedeniyle son yıllarda dünyada en çok tercih edı1en enerji üretim : sistemi konumuna gelmiJtir. • ABSTRACT • Fossı1 fuels stil/ ho/d the most prominent position in the global energy production resources /,s' ı. However, the polluting : impact of the hazardous wastes, which are in facı by-products of the combustion process, as produced by conventional • powerplants operating with fossi/fuels, as wel/ as other negative developments like global heating have given rise /o a new • agenda: the search lor alternatives that factor in the environment. Asa resul!, natura!gas combinedcirculation plants, which, • thanks to the improvements in the gas turbine technology, have reached a signi/icant/y high e//iciency as 55 %, have • become the most desirable energy production system in the recent years. And this due to the a number of impressive • factors such as that it can reach peak combustion e/liciency in former/y fuel-fossı1-operatedplants, that it has a lower CO9 • output as compared/o other conventionalmethods, that the NOx emissions have been !oweredquite considerably below • the limits, and that it has few negative in!luences on the environment . 1 .GİRİŞ Elektrik enerjisi üretiminde, nükleer, hidro ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının günden güne daha da artmasına karşın, halihazırda dünya elektrik enerjisi üretiminin yaklaşık %65'lik kısmını karşılayan fosil yakıtlı termik santrallerde de hızlı bir artış görülmektedir. Aşağıda Şekil l 'den de göriileceği üzere dünyada 1985-1989 yıllarında fosil yakıtlara dayalı toplam 37700 MW gücünde santral sipariş edilmişken, bu miktar yılda yaklaşık %7.2 artışla 1 990- 1994 döneminde 53400 MW'a ulaşmıştır. Dünyadaki elektrik tüketiminin 1995-2010 yılları arasında %60 oranında arracağı rahmin edilmekte olup, 1995-1999 döneminde yıllık %3.7'lik bir artışla toplam 64000 MW, 20002004 döneminde ise yılda %3.2 artışla coplam 75000 MW kurulu gücünde yeni fosil yakıtlı santrallerin sipariş edilmesi beklenmektedir. Şekil l'de belirtilen gaz türbini ve kombine çevrim değerleri içinde, kombine çevrime dayalı olarak sipariş edilmiş olan gaz tiirbinlerinin coplam kurulu gücü 1985-1989 döneminde toplam 4700 MW iken, bu miktar 1990-1994 döneminde 19500MW olmuştur. Yeni tesis edilecek kombine çevrimlerin 1995-1999 döneminde 21000 MW'a 2000-2004 o DOĞAL GAZ DERGİSİ SAYI 41 döneminde ise 28000 MW'a ulaşacağı tahmin edilmektedir. Görüleceği üzere 1989 yılı itibariyle kombine çevrim santralleri, fosil yakıtlı santraller içinde yaklaşık %12.5 oranında bir yer tutmakta iken, 2000 yılına girerken bu oran %37 mertebesine ulaşacaktır. Bu oranın artmasında en önemli etken ise kombine çevrimlerde elde edilen yüksek termik verim olmaktadır. Verim artışı bir yandan C0 2 emisyonunu daha da azaltmakta bir yandan da yakıt tüketiminde biiyiik tasarruf sağlamaktadır. Örneğin 3.75 US$/Giga joule yakıt fiyatına göre 350MW'lık bir kombine çevrim santralinde termik verimdeki % 1'lik bir artış yaklaşık olarak 6.3 milyon US$'lık bir bedele tekabül etmekte, bu ise toplam yatırım bedeli içinde %4.5'lik bir yer tutmaktadır. Siemens firması tarafından yapılan bir çalışmaya göre, santral veriminin %55'ten %57'ye çıkarılmasıyla 350 MW'lık Uç bloktan oluşan bir kombine çevrim santralinde 20 yıllık bir işletme surecinde elde edilecek kazanç yaklaşık 81 milyon US$ olmaktadır. Bu ise coplam ilk yatırım bedelinin %20'sine tekabül etmektedir. UDI/McGraw-Hill tarafından yapılan bir çalışına ise (World Directory of New Electric

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=