Doğalgaz Dergisi 42. Sayı (Ocak-Şubat 1996)

söyleşi 11BOTAŞ'm yatirımiarına devam etmesi lazım. Doğal gaz sistemi ithalat, iletim, depolama, dağıtırola ilgili tüm enstrümanlarl)'la oturduktan sonra şehir dağıtımlarmdan başlamak suretiyle özelleştirmeye başlanabilir ... de şehir dağıcım sistemlerinden başlanır. İngiltere' de uygulanan üçüncü tarafların boru haccını kullanması olayına Avrupa gaz şirkederi direniyorlar. Bunun nedenini sistemin ocurmamasına bağlıyorlar. Ülke içinde üretilen gazın payı %30'lar civarında. Ama ben Türkiye'de bunun% lOO'ünü ithal ediyorum. Ayrıca üçüncü şahısların boru harcını kullanmalarına izin verirseniz devlee şirketinin yatırım yapma isteği azalıyor. Doğal gaz sisceminin yaygınlaşması yavaşlıyor. Özel sektör de çok karlı bulmadığı yerlere boru haccı çekmiyor. Boru haccın ı biz yaparsak karını da bizim almamız lazım. Bizim için makul kar özel sektörü taemin ermiyor. O halde doğal gazın yaygınlaşması için kamu kuruluşlarının yani BOTAŞ'ın yatırımiarına devam etmesi lazım. Doğal gaz siscemi ithalat, iletim, depolama, dağıcımla ilgili tüm enscri.iman la rı yla ocurdukcan sonra şehir dağıcımlarından başlamak sureriyle özelleştirmeye başlanabilir. Bu yöncem de yeni değil. Avrupa'da siscem böyle gelişmiş. Biz ise tükecim için önce onların seviyesine gelmeliyiz. Amerika'da siscem farklı ama orada doğal gaz arzı çok geniş. Avrupa ve Amerika siscemlerini karıştırmamak lazım. SÜLEYMAN BULAK: Depolama olayının fizibilitesinden bahsedilmedi. 1992 yılında Tuz Gölünün alcındaki ınağaraları kullanma konusu gündeme gelmişti. GÖKHAN YARDIM: Konu ilk defa gündeme gelip araştırmalar yapıldığı zaman askıya alındı. Bunun nedeni yacırıınların çok pahalı olması ve sonuca 4-5 sene sonra u l aş ılmasıydı. Bu yacırımlara o zaman başlasaydık bu gün yeralcı depomuz belki olurdu ama bu yatırım çok riskliydi. Tuz mağarası için yatırım yapıyorsunuz, mağara çökcüğü zaman yacırıınınız da boşa girmiş oluyor. SÜLEYMAN BULAK: Peki gaz nıcına olayı ne durumda ? GÖKHAN YARDIM: Gazı cucına olayında herhangi bir sorun yok. Zaten Tuz ınağaralarında gazı cucına olayı ecüdlerle respir ediliyor. Şu anda Trakya'da bundan çok daha iyi imkanlar ortaya çıktı. TPAO'nun biri denizde, diğeri karada bulduğu iki saha var. Bu sahaların G DOGAL GAZ DERGiSi SAYI 42 geçirgenliği çok uygun ve yeralcı deposu olarak gelişti rmeye de çok müsait. Maalesef Türkiye'de kuruluşlar arasında eşgüdümü sağlamak çok zordur. Kuruluşlar birbirlerini çekemez, yöneticiler arasında problemler olabilir. Bu nedenle olumlu bir işbirliği ni hala gerçekleşriremedik. Burada hata hem bizde hem de TPAO'da. TPAO'ya; BOTAŞ olarak rezervlerdeki doğalgazı 2-3 sene içerisinde almaya, bu sahaları boşalcmaya, boşalan sahayı depo olarak kullanmaya ve tüm masrafları karşılamaya hazır olduğumuzu bildirdik. Fizibilite çalışmaları devam ediyor. TPAO ile bir protokol iınzaladık. Onlar da" Bu gazı alıp saracağız. Daha sonra yeralcı deposuna geçmesine izin vereceğiz" dediler. Fakat bu cevap bizi ram an lamıyla ratmin etmedi. SÜLEYMAN BULAK: Bu durumda Türkiye'nin 1996 ve daha sonraki yıllar için gaz arzıyla ilgili deviede rarası önemli anlaşmalar yapmış olduğu ve 1996 yılından itibaren gaz arzının kadeıneli olarak artacağı görülmekte ancak Sayın Y ARDlM'ın da özellikle vurguladığı gibi, bu ilave gaz arzının gerçekieşe bilmesi, gaz alım anlaşmalarıyla eşgüdümlü olarak ve süratle ilave boru harcı, basınç düşürücüler gibi yatırımlar ı gerektirmektedir. Bu yatırımların İran ile ilgili doğu bölümü yaklaşık 700-800 milyon dolar, Rusya'dan sağlanan ilave gazın getirilebilmesi için boru haccı revsi yatırımları yaklaşık 220 milyon dolara mal olacak; bunun içinde deniz geçişi harcı da söz konusu. Kampresörler ise yaklaşık 150 milyon doları bulacak. LNG haccında yapılacak ınodiflkasyonlar ve İran haccı hariç coplam 370 milyon dolara ınal olacak .İran haccın ı da eklersek l. 5 milyar dolar civarında bir yatırım gerekmektedir. Bu yatırımlar için gerekli kredininBOTAŞ ve/veya ilgili konsorsiyuınlarca sağlanınası fazla güç görünmemekle birlikte, sürarli hareker edilmesi ve karar mekanizmalarının çabuk harekete geçirilmesi çok önemlidir. Aksi takdirde deviederarası anlaşmalar nedeniyle Türkiye'nin karşılaşacağı sıkıncı ve sorunlar bir tarafa, yükselen bir crend izleyen sekrörüınüzün her dalında araler, sıkıntı ve durgunluk yaşanınası da söz konusu olacaktır. Sayın YARDIM size verdiğin i z bilgiler ıçın , Sayın TÜRKYILMAZ size de bu çok önemli söyleşiye karılarak katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederiz.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=