Doğalgaz Dergisi 42. Sayı (Ocak-Şubat 1996)

M A K A L E frenlenmiş, fakat 1995'te kontrol edilemeyen ekonomik büyümenin geti rdi ği % 12'lere varan elektrik tüketimi artışı ile yedek kapasite maalesef % 5 gibi hiç te güvenli olmayan bir seviyeye düşmüş bulunmaktadır. ı995-2000 arasındaki durum daha da kritiktir. Zira, yukarıdaki hesabımızda ortaya çıkan yıllık yaklaşık ı 500 MW'lik artışın, 1990'dan itibaren en az% 8.6 artarak gittiğini dikkate alırsak, 2000 yılına kadar ilgili kurum ve kuruluşların yaklaşık 12.000 MW daha elekcrik santralı yapımı planlaması gerekeceği gerçeği ile karşılaşılmaktadır. Oysa aşağıdaki tablo'dan da görüleceği üzere 2000 yılına kadar yapımı planlanan devlet ve özel sektör (Y.İ.D. Modeli dahil) santralları kurulu gücü 65 ı 8 MW'dir. Yani ihtiyacın yarısı kadarıdır. 4. DOGAL GAZ YÖNÜNDEN KAPASiTE VE iHTiYAÇ DURUMU Türkiye doğal gazla, TRAKYA'daki birkaç sanayi tesisi dışında, ı O yıl önce HAMİT ABAT Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralının ilk ünitesinin işletmeye alınmasıyla tanışmıştır. Yaklaşık 8 ay HAMiTABAT Santralında ve bir iki endüscri tesisinde HAMiTABAT bölgesinden TPAO'nun çıkardığı doğal gaz ku llanı lmış, 1986 Haz iran'ından it ibaren RUSYA'dan ithal edilen doğal gazın yakılınasına başlanmıştır. Doğal gaz, ekonomik ve kullanılışı rahat bir enerji hammaddesidir. İçinde kükürt ve başka zararl ı maddeler bulunmad ı ğ ı için hava kirliliğine karşı da çok etkin bir çözüm getirmektedir. Bu neqenle, yıllardır hava kirliliğine karşı mücadele veren büyük şe hirl e rim i zin umudu haline gelmiş, ANKARA'da ve BURSA'da doğal gaz ku llanımı ile hava temizliğinde beli rgin rahatlamalar kaydedilmiştir. İSTANBUL' da bile ı 995-ı 996 kışında bir önceki yıla nazaran hava kirliliğinde azalma vardır. Üstel ik İSTANBUL'da doğal gaz yakan evler, enerji coplamının %20'si kadardır. İstanbul'da abone sayısı 620.000'e ulaştığı halde bunun yaklaşık 400.000'i doğal gaz kullanabilmektedir. Sanayi kazanlarında doğal gazın arzettiği yüksek yanma randımanı ve temizliği nedeniyle kömür ve fuel oil'den doğal gaza d ö nüşümler beklenenden çok süradi olmuş, artık BOTAŞ, sanayicilerin abone taleplerini karşı layamaz duruma gelmiştir. Öğreniyoruz ki, BOTAŞ sanayicilere ı998 yılından önce doğal gaz verilemeyeceğini söylemektedir. Büyük şe hirl erde de abonman an laşmas ı yapan vatandaşlar doğal gazın ne zaman tahsis edil eceğini bilememektedir. Diğer tarafran Doğal Gaz Kombine Çevrim GD DOGAL GAZ DERGiSi SAYI42 Santralları nda, konvansiyonel kömür ve fı.ıel o il santraliarı na nazaran sağlanan yüksek çevrim randıman ı (konv. santra llarındaki %35'e karşılık doğal gaz komb. çev. santrallarında %5 5'e kadar) nedeniyle konvansiyonel sancralların pabı.ıcu dama atılmıştır. Ayrıca doğal gaz santrallarının tesis maliyederi düşük ve tesis süreleri de daha kısadır. Ayrıca doğal gazın COGENERATION santra lla rında sağladığı %90'a varan çevrim verimi avantajı, bu tip santralların yapımını hızlandırmıştır. Ancak öğreniyoru z ki HAMiTABAT ve AMBARLI Doğal Gaz Santralları , özelli kle kış aylarında, doğal gaz azlığı nedeniyle cam kapasite ile çalıştı rılamamaktad ır. Yeni kurulacak COGENERATION saımallarına da BOTAŞ ı998'den önce gaz tahsis edememektedir. Bu duruma nasıl gelinmiştir' Doğal gaz tüketimi beklenenden çok yüksek olmuştur. ı993 te tüketilen coplam doğal gaz miktarı 3.4 Milyar m3 olduğu halde, ı995'e kadar %42 artışla 5,9 milyar m3'e ulaşmışt ır. RUSYA ile, önceleri 6 milyon m3 olan yıllık doğal gaz anlaşması şimdi 8 milyar m3'e çıkartılm ıştı r. Ancak 1995'te frentenmiş doğal gaz tüketiminin ı996 yılında serbest bırakılması· halinde en az %7 O artacağı hesapla nmaktadı r. Yani serbest bırakı lı rsa, 1996 yılında doğal gaz tüketimi yaklaşık 10,2 milyon m3 seviyesine ulaşmış olacaktır. RUSYA'dan 1996 yılında tahsis rakamı olan 8 milyar m3 gaz alınabilirse (ki kanaatimizce bu çok zordur. Zira hattın başında bulunan UKRAINA ve MOLDAVIA korsan gaz almakta ve bu alışa RUSYA engel o lamamaktadır.) ve buna BOTAŞ'ın EREGLİ'deki LNG depolama terminalinin tam kapasite ile çalıştırılacağı varsayıını ile 2 milyar m3 daha ilave etsek bile yine de 1996 yılı talebini karşılayamayacaktır. Yani doğal gaz sıkıntısı gelip çatmıştır. Bu duruma nasıl çare bulunacaktır ) Bu tabioyu bizim kadar ENERJİ ve TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIGI ve BOTAŞ yetkililerinin gördükleri ve buna karşı önlemler düşündükleri mı.ıhakkaktır. Ancak yine de yaklaşık ı o yıldır yurt içinde ve dışında doğal gaz dünyası içinde bir uzman olarak görüş ve önerilerimin yetkililere faydalı olacağını ümit ediyorum. Doğal gaz kaynakları eksriyetle potansiyel tüketim merkezlerinden uzakta bulunmaktad ır. En büyük doğal gaz kaynaklarının bulunduğu RUSYA'daki Batı SİBİRYA, TÜRKMENİSTAN,İRANveArap Yarımadası, NAFTA, AB ve ASYA PASIFIC gibi ekonomi zonlarının çok uzağındadır. Doğal Kaynaklarından tüketim merkezlerine

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=