M A K A L E doğal gaz, ya çok uzun ve pahalı pipe-line sistemi ile, ya da özel LNG tankerieri ile raşınmaktadır. TÜRKİYE bulunduğu coğrafi konum itibariyle oldukça şans l ıdır. Zi ra dünyanın en zengin doğal gaz kaynak larından fazla uzak bir konumda değildir. Öyleyse sıkıntının nedeni nedir ve nasıl aşılacaktır ? Sıkı ntı nın nedeni, doğal gaz tüketimindeki artış hızına parelel doğal gaz arzı nın sağ lanamamasından kaynaklanmaktadır. Doğal gaz kaynaklarının çeşitlendirilmesi zamanında yapılmamıştır. Doğu komşumuz İRAN, 28 trilyon m3 bilinen rezervi ile dünyanın en büyük ikinci doğal gaz zenginidi c. Bu ülkenin, doğu sınırımıza yakın TEBRiZ kentinden Kafkaslar'a doğru 40"lik bir doğal gaz boru hattı geçmektedir. TÜRKİYE en kısa zamanda İRAN'la anlaşma yaparak doğu sınırımızdan ANKARA'y:: kadar uzanacak yaklaşık 1200 km.liR bir PIPE-LINE'la gaz alarak Doğal gaz şebekesinin ihtiyacını sağlamalıdır. İRAN'dan gaz almamıza belki ABD sıcak bakmayacaktır. Ancak, IRAK Perrolünü ÜRDÜN üzerinden İSRAiL'in HAYFALimanına ulaştıracak bir boru hattı projesinin bile ge rçekl eştirme aşamasına geldiği bugünlerde komşumuz İRAN'dan gaz alımının, diplomatla;.mızın becerisi ile ve rahatlıkla hallec':.e.teğine inan ıyonı z . TÜRKMENiSTAN d;_ıiıa uzak olduğu için buradan gaz alın.ııas;nın ancak 2000 yılından sonra fizi b~ bulunarak uygulamaya konulabileceği bnaarındayız. Ayrıca EREGLİ'deki u~G terminalinin depolama kapasires:nin arttı rılarak KATAR, OMAN, NİJERYA h~.rra ENDONEZYA'dan LNG alışı gerçekleşririlmelidir. Bu arada İZMİR, GEMLİK, SAMSUN , İSKENDERUN ve MERSİN Bölgelerine paket LNG tesisleri kurularak, bu bölgelere doğal gaz şebekesi ulaşıncaya kadar bölge sanayisinin ihtiyacı olan doğal gazın verilebilmesi için, özel sektöre, BOTAŞ'ın dışında tesis kurma ve doğal gaz satma hakkı veren yeni yasal düzenlemeler en kısa zamanda hayata geçirilmelidir. 5. ELEKTRiK ENERJiSi YÖNÜNDEN UYGULANMASINI GEREKLi GÖRDÜGÜMÜZ POLiTiKALAR Yukarıdaki tablo, elektrik enerjisi üretiminde, özellikle 1997 yılının çok kritik olacağı görünümünü vermektedir. Tablo üzerinde kapasite yani kurulu güç müsait olduğu halde Türkiye neden enerji darboğazına g irmektedir? 1- Yukarıda arzettiğimiz gibi 1990-1995 yılları arasında elektrik santralları yatırımı çok cılız kalmıştır. Bunun farurası 1995-2000 arasında ödenecektir. GD DOGAL GAZ DERGiSi SAYI 42 2- Enterkonnekre sisteme bağlı özellikle bir takım linyit santralları artık yaşlanmışrır. Sürekli ve güvenilir bir üretim (emre amadelik) beklenmemelidir. Bunların bak ı m l arı düzgün yapılırsa ancak puanr saatlerinde destekleme ürerimi yapabilirler. 3-Çok küllü ve kükürtlü linyit yakan santrallar yapılırken aynı zamanda bunların desülfürizasyon (FGD) üniteleri yapılmad ığı için, sadece uçucu külün turulması ile yerinilmiş, baca gazları içindeki kükürt menşeli gazlar (S02, S03) çevreyi kirletmeye devam et m iştir. Bu arada çıkan çevre koruma kanunu bu gazlar yönünden sınırlamalar getirdiği için, mahkemeler, bacaları ndan bu sınırdan fazla kükürt gazı çıkaran santralları birer birer kapatma kararları almaktadır. Bu nedenle Yarağan birkaç defa kapatılmış ve Orhaneli Santralı nda ise, desülfürizasyon resisi tamamlan ıncaya kadar çalışrırmama kararı alı .. mıştır . Yani linyit yakan termik santrallarda desülfürizasyon tesislerinin yapımında geç kalınd ığ ı için, bu santrallar sistemde var görünseler bile yukarıdaki nedenlerle istenilen saatlerde, çoğu zaman işletmeye alınamamaktadır. 4- 1985'lerden beri tartışılan Y.I.D (Yapİşlet-Devret) santraliarına belbağlanmış olması ve bugüne kadar bazı yasal düzeniemelerin gecikmesi dolayısıyle, inşaatlarının rayına oturrulamaması, Türkiye'nin enerji planlamalarını yapan yerkilileri zor durumda bırakmıştır. Kanaatımızca, bir yandan Y.İ.D. karşısındak i yasal düzenlemeler için gerekli çalışmalar yapılmalı, ancak yaşadığımız politik çekişmelerle bu düzeniemelerin gecikebileceği ihtimali gözardı edilmeden, yapım süresi çok kısa, tesis ve işletme maliyeri ucuz, kombine çevrimli doğal gaz santrallarının yapımına hız veri lmelidir. Yukarıda örneğini verdiğimiz Bursa Doğal Gaz Santralı gibi dünyanın en modern ve yüksek teknolojili santraıiarından 1995-2000 yılları arasında daha 5 santralı n tesis edilmesi kaçını lmaz gibi görünmektedir. Ayrıca, yüksek kalorili, düşük külli.i ve duman lı ithal kömüre dayalı yeni santralların yapımı da programa alınmalıdır. Bunların tesis süresi Doğal Gaz Santraliarına karşı daha uzun olmakla beraber, Türkiye'nin enerji üretim kaynaklarını çeşitlendirmesi lazımdır. En kısa zamanda Nükleer Enerji Santralı da gündeme getirilmelidir. Fransa'da enerji üreriminin % 70'i Belçika'da % 62'si Amerika'da % 25'i nükleer santrallardan sağlanırken Türkiye'deki nükleer santral fobisini anlamak mümkün deği ldir. Yerkililerden, karanlık günlere geri dönmememiz için öneriler çerçevesinde acil önlemler almalarını bekliyoruz.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=