Doğalgaz Dergisi 77. Sayı (Kasım-Aralık 2001)

politikacıları n müdahalelerini eklerseniz, yüzlerce/binlerce hatanın yapıldığı hasta bir dev yaratmış olursunuz. İçte bu politikalar Türkiye'de sanayicilerimiz ve vatandaşlarımızın bulduğu elektrik kalitesi ile yetinmesi zorunluluğunu getirdi. Yani TEK'in ürettiği elektriği, kalitesi ne olursa olsun kullanmak türk insanının adeta kaderiydi. 1984 yılında başlayan liberalizasyon rüzgarları bu sıkıntılara birtepki olarak doğmuştur. O tarihte çıkartılan 3096 sayılı yasa (daha önce yapılan 2 adet imtiyaz anlaşmaları hariç) ilk defa özel ve tüzel kişilere kendi elektrik üretim, iletim, dağıtım tesislerini kurma ve işletme yetkisi veriyordu. Bu yasaya dayalı Yap-İşlet-Devret santralları ile birlikte, yine bu yasaya dayalı 9799 sayılı kararname ile kurulan 1 00'e yakın otoprodüktör sayesinde bugün yaklaşık 27 milyar kwh elektrik enerjisi (Türkiye ihtiyacının % 22'si) özel enerji kuruluşları tarafı ndan üretilmektedir. Özel enerji üretiminin, özellikle sanayi kesimimizin yıllardır özlemini duyduğu, keneli santralı ndan kaliteli elektriği üretebilmiş olması sanayicini n sadece enerji faturasını azaltmakla kalmamış, kendi ana ürününün üretim devamlılığını da güvence altına alnı ıştır. ELEKTRİK ENERJİSİ YATIRIMLARINDA KARMAŞA 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun kabul edilmiş olduğu 20.02.2001 tarihinden itibaren elektrik üretim ve dağıtım sistemlerinin yatırımlarında v e İşletme Hakkı Devirlerinde tanı bir karmaşa yaşanmaktadır. Bugüne kadar uygulamada olan yatırım modellerinin mevcut durumunu kısaca özetleyerek karmaşanın içeriği ve boyutları konusunda fikir vermeye çalışacağız. • 3096 ve 3996 sayılı kanunlara göre kurulmuş ve halen işletmede olan tesisler, imzalanmış sözleşmelerine uygun olarak işletmelerini sürdürmektedir. • Yüksek Planlama Kurulu ve Danıştay onayları alınmış olan 29 küçük projeni n (bunların 1 7 tanesini rüzgar santralı oluşturmaktadır.) yine 3096 ve 3996 sayılı Kanunlara göre sözleşmeye bağlanması ve TEAŞ'ın satınalma garantisi ve TC Hazinesi'nin de ödeme garantisini alabilmek için Enerji Bakanlığı ile ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığı arasında sürdürülen uzlaşma arayışları devam etmektedir. • Toplam 5800 MW'lık BOO santrallarının yapımı hızladevam etmektedir. • 85/9799 sayılı Kararnameye göre kurulmuş toplam kapasiteleri 3300 MW olan 100 adet Otoprodüktör santralının işletmesi başarılı bir şekilde devam etmektedir. Otoproclüktörlüğün önemi, Dünya'nın prinıer enerji fiatlarına bağlı olarak giderek artmakta olduğundan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na 16000 MW'lık AGENDA toplam Otoprodüktör tesisi başvurusu yapılmıştır. Yeni Otoprodüktörler yatırımları TEAŞ'tan satın alma garantisi ve Hazine'clen ödeme garantisi istemediği için gelecek yılların en çok tercih edilen yatırım modeli olacaktır. • Yaklaşık (4) yıl önce, ihaleye çıkartılan TEAŞ termik santralları nı n İşletme Hakkı Devirleri, bir santralın dışı nda hala tamamlanamamıştır. • Aynı durum TEDAŞ'a aitolan (33) adet Dağıtım Bölgesi'nin İşletme Hakkı Devir sözleşmelerinin tamamlanmasında yaşanmıştır. Yani sonuçta İşletme Hakkı Devir modelini n başarıya ulaştırılamadığını söyleyebiliriz. Gerek üretim tesisleri ve gerekse Bölgesel Dağıtım Tesislerinin İHD Sözleşmelerinin bir takını yasal ve/veya bürokratik engeller yüzünden tamamlanamamış olmasından TC Hazinesi yaklaşık 3,5 milyar dolarlık toplam devir bedeli tahsilinden mahrum kalmıştır. • 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 7 ay önce yürürl üğe girdiği halde bu kanunla ilgili olarak bugüne kadar hiçbir şey yapılmamıştır. Bu belirsizlik en çok, Kanunda tarifi yapılan (2) yatırını modelinden biri olan "üretim şirketleri"nin kurulmalarını geciktirmiştir. Değerli Katılımcılar, Huzurlarınıza getirdiğimiz karamsar enerji tablosu, ne bugüne kadar Enerji Dünyamıza emek vermiş ve özveride bulunmuş değerli meslektaşlarımızı karalamak, ne ele bürokratlarımızı tenkid etmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu tablo sadece Enerji Dünyamızın 2001 yılı sonu itibariyle içinde bulunduğu durumu objektif bir değerlendirme ile gözlerinizin önüne sermek amacını taşımaktadır. 2 milyar kişinin henüz elektrikle tanışmadığı küremizde, Türkiye'nin 50 000 köyünün hepsine 1945-1990 arasında ki 45 yıl içi nde elektriği ulaştıran Kurumlara ve o kurumlarda özveri ile çalışan isimsiz kahramanlarımıza şükranlarımızı sunmak görevimizdir. Biz bir enerji uzmanı olarak "daha iyisi nasıl olmalıdır" sorusuna cevap arayışı ve şimdiye kadar çözülmemiş meselelere çözüm getirme heyecanı içindeyiz. Şimdi size "Enerji sorunlarımızı ülkemizin yüce menfaatlerine uygun ve türk insanının sosyo-ekonomik hayat standardını n gerektirdiği miktar, kalite ve fiatla enerji arzını sağlayacak politikalar nasıl olmalıdır" sorusunu cevaplandırmaya çalışacağım. Bu kadarzorve kapsamlı birsoruyu yalnız başıma cevaplandırma yetkisini kendimde görmüyorum. Bu soru ancak yüzlerce enerji uzmanının işbirliği ile tatmin edici bir şekilde cevaplandırılabilir. Bunun için bütün uzmanları bugün bir araya toplamaya gerekyok. Bu uzmanlar bundan 2 yıl önce Türkiye'nin 1. Enerji Şurası dolayısıyla İstanbul'da bir araya gelmişlerdi. Bu şurada alınmış Doğal Gaz Dergısi 95 Kasım • Aralık 2001 Soy, 77 olan ve tavsiye mahiyetindezamanın Hükünıetine sunulan şura toplantısı kapanış konuşmasının önemli noktalarını bilgilerinize sunacağını : 1. Kömür, linyit, hidrolik kaynak, rüzgar ve güneş enerjisi gibi milli kaynaklarımızı öncelikle ve çoklukla değerlendirilecek plan ve projeler teşvik edilmelidir. 2. Küresel iklim değişikliğine karşı, KYOTO sözleşmesinin altına imza koymamış olsak da, ülkemizi n payına ve sorumluluğuna düşecek önlemlerin alınması nı ve Türk insanını n çevre koruma duyarlılığına önem ve saygı gösterilmesi hususu, politik iradenin yıllara, partilere ve Hükünıetlere göre değişmez ilkesi olarak alı nmalı ve titizlikle bu ilkenin arkası nda olunmalıdır. 3. 201 O yılına kadar tek bir enerji stratejik planı hazırlanmalı, bu plan TBMM'den geçirilmeli ve bir Devlet planı olarak uygulanmalıdır. 4. Enerji üretim sistemlerinden verimi en yüksek, havayı en az kirleten, iletme ve bakım maliyetleri çok düşük ve en yüksek teknoloji ile yapılmış olanlara öncelik verilmelidir. 5. OSB'lerin geliştirilmesine ve OSB'ler içinde elektrik ve ısı enerjisini birlikte üreten kojenerasyon sistemlerine önem ve öncelik verilmelidir. 6. Merkeziyetçi elektrik üretim ve iletim sistemi yerine bölgesel üretim (distributed power) esas alınmalı, gerek kamu kuruluşlarının kuracağı yeni santrallarcla gerekse özel enerji yatırımları nda, kaçak/kayıp enerjiyi asgariye indirecek sistemler ayrıcalıklı olarak uygulanmalıdır. 7. İletim sisteminin dışında tüm dağıtım bölgeleri ve tüm elektrik santralları özelleştirilmelidir. Devlet kurup işleten değil, üretimin ve dağıtımın esaslarını koyan ve denetleyen bir yetki ve sorumluluk anlayışını hakim kılmalıdır. 8. Enterkonnekte sistemde elektrik kalitesini yükseltecek ve rekabet ortamı içinde elektriği ucuzlatabilecek tam liberal üretim ve dağıtım sistemleri oluşturulmalıdır. Bu sistemlerden Devlet bürokratların ı n ve politikacıların ele çekilmelidir. 9. Enerji kullanımı verimliliği ni arttıracak sistem ve teknolojiler teşvik edilmelidir. 1 O. 20/02/2001 yılında TBMM'den geçerek yasalaşan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasası titizlikle uygulanmalıdır. Bu kanunun uygulama performansını ç1rttırmak için, çıkartılması gereken uyum ve denge yönetmelikleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından ivedilikle çıkartılmalıdır. Beni sabırla di nlediğiniz için hepinize teşekkürlerimi sunar ve aydınlık yarınlar dilerim. C!@

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=