Türkiye'nin Nötr Karbon ve Sıfır Karbon Yaklaşımları
GIRIŞ
Ülkemiz, Paris Anlaşması'nı; 22 Nisan 2016 tarihinde New York'ta düzenlenen Yüksek Düzeyli İmza Töreni'nde 175 ülke temsilcisiyle birlikte imzalamış olup, 6 Ekim 2021 tarihinde onaylamıştır. Anlaşma 10 Kasım 2021 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bu süreçte ülkemizin 2053 karbon-nötr hedefi açık lanmıştır. Bu doğrultuda 2053 Net Sıfır Karbon hedefini paralelinde, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çeşitli stratejiler geliştirilmeye başlanılmıştır. Küresel iklim değişikliği ile mücadele kapsamında karbon salımının azaltılması, ülkelerin ana politikaları arasında yer almaktadır.
195 ülkenin imza altına aldığı Paris Anlaşması ile küresel politika hedefi olarak belirlenen sıcaklık artışının 2 °C’nin de altında 1,5 °C’de tutulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda; sıfır karbon, küresel sıcaklık artışını 1,5°C’nin altında tutmak için çok önemlidir. Böylece hava kirliliği önlenerek insan sağlığı korunmakta ve daha bağımsız bir enerji sağlama yolunda yeşil ekonomi desteklenmektedir. Konunun önemine binaen bu makalede, Türkiye'nin nötr karbon ve sıfır karbon yaklaşımları detaylıca ele alınmış olup, 2053 Net Sıfır Karbon hedefi irdelenmiştir.
KARBON NÖTR VE SIFIR KARBON FARKI
Karbon nötrlüğü, bir bireyin, kuruluşun veya ülkenin atmosfere saldığı karbon emisyonlarını dengelemesi/ denkleştirilmesi anlamına gelmektedir. Yani, salınan sera gazları “çoğunlukla karbondioksit - COâ‚‚”, karbon denkleştirme yöntemiyle telafi edilerek net sıfır emisyon elde edilmektedir. Bu dengeleme daha çok, karbon yakalama ve depolama “Carbon Capture and Storage - CCS” teknolojileri, ormanlaştırma ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi yollarla elde edilmektedir. Karbon nötrlüğü, küresel ısınmayı ve iklim değişikliğini yavaşlatmaktadır. Şirketler ve kuruluşlar için de sürdürülebilirlik açısından marka değerini artırmaktadır.








