Milyar Dolarlık Projelerde "Görünmez" Kayıpları Henüz Başlamadan Durdurmak Mümkün mü?
Kariyerini TANAP gibi devasa boru hattı projelerinden Irak ve Kazakistan’ın en kritik petrol sahalarına kadar uzanan zorlu coğrafyalarda inşa eden Güray Sümen ile bir araya geldik. Sümen, otuz yılı aşan saha tecrübesiyle, büyük ölçekli tesis duruşlarında (Shutdown) ve karmaşık inşaat süreçlerinde geleneksel raporlama yöntemlerinin neden yetersiz kaldığını anlattı.
Enerji ve altyapı projelerinde 30 yılı aşan bir deneyiminiz var. Bu yolculuk nasıl başladı, sizi bu alana çeken neydi?
Kariyer yolculuğum masa başında değil, doğrudan büyük enerji projelerinin tam mutfağında, sahada başladı. Genç bir mühendisken bu işlerin sadece teknik çizimlerden ya da hesap kitap işlerinden ibaret olmadığını anladım. Benim için bu projeler toplumların refahını, insanların günlük hayat kalitesini, ülkelerin ekonomisini doğrudan etkileyen yüksek riskli, çok paydaşlı sistemler. Sahada alınan her karar ve bunun iş sonuçları bazen fark edilmeden milyonlarca insanın yaşamına dokunur.
Örneğin TANAP, Azerbaycan’daki Şah Deniz sahasından çıkan doğalgazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyan Güney Gaz Koridoru’nun merkez hattıdır. Bu devasa proje SOCAR, BOTAŞ ve BP ortaklığıyla hayata geçirilirken ben de sahadaydım. 1.850 km uzunluğu, 11 milyar dolarlık bütçesi ile büyük çaplı, çok uluslu yapısı açısından dünyadaki en büyük doğalgaz boru hattı projelerinden birinde sorumluluk üstlenmek bana paha biçilmez deneyimler kazandırdı.
Gördüm ki, sahada verdiğiniz en ufak kararın bile sadece iş programını ve bütçeyi değil, insan güvenliği ve uzun vadede sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini bizzat tecrübe etmemi sağladı. İşte bu farkındalık ve sorumluluk duygusu bu alanda kalıcı olmamı sağladı ve mesleğime sımsıkı bağladı.







